Yağmur Çintay, Özgür Demirci
ve Güven İncirlioğlu Hayy'da,
fotoğraf: Hayy
Hava nasıl oralarda?
Bir Karşılaşma İhtimali

Umutsuzluğa alışmadan, hiçbir şey anlatmadan çok şey dinleyebilir miyiz?

Havamızın pek de yerinde olmadığı, salgın hastalıklar, yangınlar, seller ve bir dizi içsel ve dışsal gerçeklikle dolu zamanlardayız. Odaklanma güçlüğü, geleceğe dair inançsızlık, kişisel ve toplumsal depresyonlar gündemimiz. Ama bu ülkede, bu genetik geçmişle öğrendiğimiz bir şey varsa o da adaptasyon ve umutsuzluğa alışmamak…

“Hava Nasıl Oralarda?” serisi kapsamındaki bu yazıda proje adını ve birlikte çalıştığımız ürettiğimiz, paylaştığımız, kıymetlilerimiz kişilerin, kurumların ve inisiyatiflerin adını anmıyor olacağız ki hâlet-i ruhiyemize dair bir aktarımda bulunabilelim, yaptıklarımıza değil olduğumuz hâllere bir bakalım…

Hayy Açık Alan’ın Kemeraltı’nda Piyaleoğlu Han’daki mekânıyla 2018’in Ocak ayında tanıştık. İstanbul’da gerçekleştirmek istediğimiz vitrin-galeri fikrinden yola çıkıp, İzmir’deki üretim ve sanat alanına dair heyecanımızla rotamızı İzmir’e çevirdik. Kurucular Ayşe ve Saliha olarak İzmirli değiliz… Şehrin kültür sanat ortamının içinde olup aktörleriyle eşit mesafede durabildiğimizi, hem içeriden bir aktör hem bir dış göz olabildiğimizi düşünüyoruz. İzmir’de olanlara dair heyecan duyuyor, katkı sağlayarak bunların bir parçası olduğumuza inanıyor, kurumsal dünyalardan gelmiş iki sanat profesyoneli olarak İzmir’de var olma dinamiklerine tutuluyoruz. Hayy –hayat veren, başlatan anlamlarıyla birlikte– kurulurken konuştuklarımızı, aldığımız notları kalbimizde ve aklımızda tutmaya gayret ediyoruz.

Pelesiyer & Darağaç, İyi Saatte Olsunlar sergi görüntüsü. fotoğraf: Studio Majo

İzmir’deki Hayy Açık Alan’ın karakterine, geleceğine, nasıl bir yer olacağına dair İstanbul, İzmir, Ankara, Diyarbakır'da kültür sanat alanının farklı aktörleri olan sanatçılar, küratörler, reklam-pazarlama profesyonelleri, fon sağlayıcılar, kültür yöneticileriyle fikir alışverişi buluşmaları yaptık ve onlardan görüşler aldık. İhtiyaçlar, heyecan ve olasılıklar çerçevesinde bir yol haritası çizerek, Hayy Açık Alan ilk etkinliğini 2018’in Ekim ayında gerçekleştirdi. Kurucuları Ayşe ve Saliha kültür sanat yöneticisi kimlikleriyle yıllardır edindikleri deneyimler ve ilişkileri üzerinden, şerefiye ödemesi, küratörlü projeler, periferideki etkileşime dair bir anlayış izliyor. Hayy, kuruluşundan itibaren Türkiye'nin farklı yerlerinden, farklı disiplinlerde üretenlerle İzmirli aktörleri bir araya getirerek sergi ve atölye çalışmaları, konuşmalar gerçekleştirdi. Ayrıca alanın bir ihtiyacı olarak sanat emekçilerinin hakları, proje yazımı, temel haklar, sanat alanındaki aktörler ve ilişkiler üzerine seminerler düzenledi; bağımsız sanat yapıları üzerine araştırma projeleri sürdürdü; Kosice-İzmir sanatçı değişimiyle bir sanatçıyı ağırlayıp İzmir'den bir sanatçının Kosice’de araştırma ve sergi gerçekleştirme deneyimine vesile olduğu projeler yaptı. İzmir'deki başka inisiyatiflerle bir araya gelerek ortak bir oluşumun, Komunitas’ın içinde yer aldı, ihtiyaç dahilinde İzmir'deki inisiyatiflerle yayınlarını bir çatı altında topladığı Ortak Küme’nin kurulmasına öncülük etti.

Bu yukarıda bahsi geçen başlangıçtaki hayaller, bazen boyunu aşan hâllerle, bazen hayal kırıklığı bazen büyük motivasyonlarla, İzmir’deki kendiliğinden dayanışma ağlarıyla gerçekleştirildi. Türkiye'nin ekonomik ve sosyal gündeminin yanı sıra pandemiyle dalgalanıp durulan bir yapı olarak Hayy, kâr amacı gütmeyen, temelinde kişisel fonlamayla işleyen, ilk yılı uluslararası fonlarla ilerlemiş, tüzel kimliği olmayan bağımsız bir yapı.

F: Fotokopi Yayın Projesi, Ata Kam ile sanatçı kitabı atölyesi, 2019,  fotoğraf: Hayy / Eser: Cem Sonel, Allah Korusun, 2019, Hayy Açık Alan, fotoğraf: Studio Majo

Hayy Açık Alan’ın bir parçası olan mekânda projelerde yer alıp üretimde bulunanların deyişiyle Hayy “öncelikle bir sergi mekânı; buluşturucu, farklı şehirlerdeki oluşumlarla görsel üretim ve etkileşim için iletişim ve alan sağlayan, üstlendiği proje sergilerini farklı işbirliklerine açık hale getirip fiziki dolaşıma sokan ve yayın tecrübesi olan, hızlı ve yoğun bülteniyle değil, mekânın gündemiyle hareketi olan, hırslı değil var olan enerjiyi yansıtan bir yer. Bir karşılaşma ihtimali… Hem İzmir'den diğer yaş ve meslek gruplarıyla hem de başka şehirden beraber çalışanlarla… Biraz da ağaç aşılamak gibi, garantisi yok ve sonuçlarını sonra göreceğiz.”

Bugün iki yılı devirmişken sürekli projeler, sergiler, etkinlikler yapma telaşında olmadan, sindire sindire, eleştiri ortamları yaratmaya niyet etmiş bir yapı olarak, yakın zamanda açacağı güncel sanat kütüphanesiyle Hayy Açık Alan odağını başka taraflara yönlendirmeye çalışıyor. Mekânsal ihtiyaçlar, tükettiği enerji, ekonomi, ekoloji üzerine düşünüyor, konuşuyor, görüş alıyor. Yani yine başladığımız yerde, bir yeniden başlama ile ihtiyaç odağında bir yol çizmeye gayret ediyor, umutsuzluğa alışmadan devam etmeye gayret ediyoruz.

Hayy Açık Alan hakkında metninden kendimize, Hayy’dan yolu geçmişlere hatırlatma: Hayy “Tüketime değil üretime, anlatmaya değil dinlemeye ve deneyimlemeye alan açmayı amaçlar.”

Hava nasıl oralarda?, Hayy Açık Alan, Saliha Yavuz, sanat inisiyatifi