Tüm tekstil üretim ve satın alım faaliyetleri tam olarak şu an dursaydı, var olan kıyafetler bizi ne kadar giydirirdi? Çoğu zaman unutulan bir gerçek var: En sürdürülebilir giysi zaten dolabımızda var olandır. Dolaplarımızdaki giysiler, satın alınmış ve zaten üretilmiş olan giysilerdir. Bu giysiler, üretim sürecinden kaynaklanan çevresel ve sosyal etkilerin büyük bölümünü oluşturmuştur. Dolayısıyla, mevcut giysilerimizi uzun süre boyunca kullanarak ve onlara bakım yaparak, sürdürülebilir bir moda döngüsüne katkıda bulunabilir, ekosisteme verdiğimiz zararı minimuma indirebiliriz. Sürdürülebilir giyim hareketinin bir parçası olarak, mevcut giysilerimize dikkatle bakmak ve onları mümkün olduğunca uzun süre boyunca kullanmak önemlidir. Böylelikle her bir giysi, üzerinde çalışılmış ve kaynaklar harcanmış olmasına rağmen eko-dostu bir şekilde değerlendirilir ve moda döngüsünün bir parçası olarak uzun ömürlü hâle gelir.
Alma değiştir, alma dönüştür. Kıyafet satın almadan nasıl yaşarız? Ben giyim alışkanlıklarının yeniden tanımlanması için var olanın durdurulmasını öneriyorum. Türkiye örneğinde incelemek istediğim bu konuyu kadın kıyafetleri üzerinden ele aldım. İnsanoğlunun dünya üzerindeki sayısal varlığını tespit etmek ve kişilerin dolaplarındaki kıyafetleri belgelemek imkânsıza yakın olduğu için araştırmayı küçük bir grupla sınırlı tuttum. Kümeyi daraltıp herkesin dolabında var olan pantolon ve tişört üzerinden hesaplama yaptım. 173 kadına dolaplarında var olan pantolon ve tişört sayısını sorarak ortalamasını aldım. Bu nedenle araştırma doğrultusunda dünyanın 173 kadından oluştuğunu varsayıyorum.
Bu araştırmaya göre 173 kadın için kişi başına düşen pantolon sayısı 12 iken, tişört sayısı 18’dir. Malzeme kalitesi, beden, tasarım ve imalat, bakım, kullanım sıklığı ve şekli gibi faktörlere bakılmaksızın pantolon ve tişörtlerin ömürleri için minimum süre belirlenecek olursa, pantolona 12 ay, tişörte 6 ay önerisinde bulunuyorum. Günlük yaşamda bu sürenin daha uzun olduğu unutulmamalı. Minimum sayılarla yaptığım hesaplama büyük bir sonuç çıkaracak. Kişi başı düşen pantolonlar 12 sene, tişörtler 9 sene boyunca 173 kadını giydirebilecektir. 12’yi de 9’u da yuvarlayınca karşılaştığımız koca bir 10 sene var. Küçük rakamların büyük sonuçlar doğurduğu bu araştırmanın can alıcı noktası ise bu 10 senede bizi nelerin beklediği. Hiçbir kıyafetin üretilmediği 10 senede neler olacak?
Değinmek istediğim asıl konuya gelmeden önce pantolon ve tişörtün yaşam döngüsü hakkında bilgi vermek istiyorum. Kullanım öncesinde bu döngü, pamuk ve hammadde üretimiyle başlar. Kumaş, konfeksiyon imalatı, paketleme, ulaşım ve dağıtım ve kullanımla devam eder. Kullanım sonrasında ise ömrünü tamamlayıp tamamlamamasına göre yeniden kullanılır ya da bertaraf edilir. Tekstil ürünlerinin kullanımının kısa döngüde olmadığı, kullanım sonrasında yeniden kullanılmaya müsait olduğu ihtimallere odaklanmalıyız. Unutmuş olsak da hızlı moda öncesinde kıyafetlerin döngüsü nesillerce sürüyor, kişiden kişilere aktarılıyordu.
Bütün bu bilgilere ek olarak bir de kısaca bir pantolonun ve bir tişörtün üretim sürecinde ekolojik, sosyal ve çevresel etkileşimini inceleyelim. Denim kumaş üretilirken toksik bir madde olduğu bilinen pestisit kullanımının insana ve çevreye verdiği zararı biliyoruz. İşçilerin yüksek oranda maruz kaldığı pestisit yüzünden hastalıklarla savaştığı da malumumuz. Tekstil atığının verdiği ekolojik zarar “bana kadar” engelleniyor. Üretimdeki minör-majör ilişkisinin sonucu olarak tekstil atıklarının üçüncü dünya ülkelerinde kaldığını anlatan çeşitli kaynaklar var. Tekstil işçilerinin çalışma koşulları ve yaşları sürekli konuşuluyor. Benim için çocuk işçiler bu sorunların en büyüğü. Boyama, kumlama, taşlama, mumlama, atıklar, mikroskobik, mikroplastik gibi sorunları bu yazı için arka planda bırakıyorum. Üretimin sadece burada bahsettiklerimden sorumlu olduğunu düşünmeyin.
Bir diğer ana sorun gözle görülmeden meydana geliyor. “Suyu aslında doğrudan değil dolaylı olarak daha fazla tüketiyoruz.” Bir tişörtün üretiminde 2.700 litre, bir denim pantolonun üretiminde 11.000 litre su kullanılıyor. Belediyelerin hesabına göre bir kişinin günlük tüketmesi gereken su 228 litredir; yani üretim esnasında bir tişört 11 kişinin, bir pantolon 48 kişinin günlük su tüketimini sömürmekte. Günlük olarak içmemiz gereken 8 bardak suyu referans alırsak, bir tişört üretilirken 13.500 bardak su içer, bu da yaklaşık olarak bir kişinin 5 yıl içinde içerek tüketeceği sudur. Günlük içtiğimiz suyu baz alarak pantolonu siz hesaplayın (ipucu: 19 yıl). Üzerinde şiddetle durmak istediğim konu da bu. Su üzerinden örneklendireceğim.
Hiçbir kıyafetin üretilmediği, hiçbir kıyafetin satın alınmadığı 10 senede, kişi başı 10 pantolon ve 20 tişört kurtarılacak. 2023 verilerine göre Türkiye nüfusu 85 milyon olarak kayda geçmiştir. Bu durumda 10 sene içinde 850 milyon pantolon ve 1 milyar 700 milyon tişörtü kurtarmak mümkün. Türkiye’de herkes (85 milyon kişi) yılda 1 pantolon ve 2 tişört kullandığında, 1 yılda 85 milyon pantolon ve 170 milyon tişört kullanılmış olur. Bu da 10 yılda 850 milyon pantolon ve 1 milyar 700 milyon tişört kullanımı demektir. 10 yılda 850 milyon pantolon ve 1 milyar 700 milyon tişört kullanımı ise şu eşitliği oluşturmaktadır:
10 yılda 850 milyon pantolon = 16 milyar 150 milyon yıllık içme suyu
10 yılda 1 milyar 700 milyon tişört = 850 milyon yıllık içme suyu
10 yılda 850 milyon pantolon = 40 milyar 800 milyon kişinin günlük tüketeceği su
10 yılda 1 milyar 700 milyon tişört = 1 milyar 870 milyon kişinin günlük tüketeceği su
10 yılda pantolon ve tişört üretilmediği taktirde, 17 milyar yıllık içme suyu ya da diğer hesapla 42 milyar 670 milyon kişinin günlük tüketeceği su kurtarılabilir! Tekstilde sürdürülebilirlik için yeniden bir marka oluşturmak, kumaş kalitesini iyileştirmek, adil ve şeffaf üretim prensibini belirlemek yerine her şeyden önce var olanı kullanmayı bilmek gerekmektedir. Satın almadan önce, kıyafet stoklarının yeterliliğinin farkında olunmalıdır. Alma dönüştür, alma değiştir!
{fold içindeki grafik Martin Armstrong tarafından hazırlanmış olan “The Insatiable Thirst of Fashion” adlı grafikten türetildi.}