Harry Herbert Frazee’nin adını büyük ihtimalle daha önce hiç duymadınız, kendisi 1916–1923 yılları arasında Boston Red Sox’ın sahipliğini yapmış, zamanın tiyatro menajeri, prodüktörü ve yönetmeni. Boston Red Sox 1916 yılında World Series’i (Amerikan Beyzbol Ligi Şampiyonluk Serisi) kazandıktan sonra takımı satın aldı ve üçüncü yılın sonunda Red Sox sezonu altıncı sırada bitirince oyuncularını birer birer New York Yankees’e satmaya başladı. 1919-1923 yılları arasında sahibi olduğu Red Sox’tan Yankees’e tam on bir oyuncu gönderdi. Bu satışlardan gelen paralarla Broadway müzikallerini ve filmleri finanse eden Frazee, belki de Michael Jordan sahneye çıkana kadar Amerikan spor tarihinin gördüğü en sıra dışı sporcu olan George Herman Ruth Jr.’ı, daha iyi bilinen ismiyle Babe Ruth’u Boston Red Sox’tan gönderen kişidir.
Özel bir ilginiz yoksa beyzbol tarihine pek hâkim olmayabilirsiniz. Babe Ruth –lakaplarıyla anacak olursak Bambino ya da Sultan of Swat– ismini daha önce duymadıysanız eğer, kendisi profesyonel beyzbol oynamaya başladığı ilk yıllarda Boston Red Sox ile yıldızı hemen parlamış fakat tüm zamanların en iyisi mertebesine Yankees ile geçirdiği on beş yılda kazandığı yedi Amerikan Ligi şampiyonluğu1 ve dört Word Series şampiyonluğu sayesinde erişmiştir. Boston Red Sox ise Babe’in takımdan ayrılması sonrası 2004 yılına kadar tam 86 sezon World Series şampiyonluğu yaşayamamıştır. Red Sox taraftarları buna Bambino’nun Laneti [Curse of the Bambino] der.
Amerika Birleşik Devletleri’nin hızla endüstriyelleşmeye başladığı ve ciddi bir dönüşüm geçirdiği bu yıllar beyzbol tarihi açısından da ilginç hikâyeler barındırır. Red Sox bu dönemde lanete kapılan ilk takım olsa da yalnız değildir. Bileti olmasına rağmen sahibiyle birlikte Wrigley Field’e2 alınmayan Keçi Billy’nin Laneti [The Curse of the Billy Goat], Chicago Cubs’ın 1945–2016 yılları arasında tam 71 sezon World Series şampiyonluğuna erişmesine engel olmuştur. Ray Chapman’ın, Yankees oyuncusu3 Carl Mays’in –ki kendisi Frazee’nin takımdan gönderdiği eski bir Red Sox oyuncusudur– yaptığı atışın kafasına isabet etmesinden 12 saat sonra yaşamını yitirmesini takiben Indians 1948 yılından bu yana tam 72 sezon World Series şampiyonluğu yaşayamamıştır. Bu trajik olay ise başka bir yazının konusu.
Frazee, Babe’i 125.000 dolar karşılığı Yankees’e göndermiş ve bu parayla bir müzikalin4 yapımını üstlenmiştir. Ruth’un Red Sox’ta geçirdiği sürede Boston oynanan on beş World Series’in beşini kazanmış, Yankees ise bu dönemde hiçbir başarı gösterememiştir. Babe’in ve Frazee’nin takımdan gönderdiği diğer oyuncuların gelişi sonrası talihi dönen Yankees sonraki on yıllar içinde 39 World Series’te boy göstermiş, bunların 26’sını kazanmıştır. Bu dönem öncesi Cleveland Indians’ın da Yankees’ten daha iyi bir takım olduğunu not düşelim.
Bir beyzbol taraftarı endüstriyelleşmeyle birlikte finansal gücü daha da artan New York’un beyzbol takımının yıldızının bu dönemde parlamasını diğer şehirlerin takımlarının yakalandığı lanetlerle açıklar. Beyzbol biraz da rasgeleliği sebebiyle batıl inançların oyunudur. Oyuncular ve taraftarlar takımlarının maç kazandığı günlerdeki rutinlerini tekrar etme konusunda çok titizdir. Fiziksel yeteneklerin diğer popüler sporlar kadar ön planda olmadığı ama önemsiz de olmadığı beyzbol,5 yavaş tempolu bir oyun olmasının yanı sıra akıl oyunlarının ve küçük detayların oyunudur. Vurucunun dış sahaya gönderdiği, yerde seken bir topu yakalamaya çalışan dış saha oyuncusu, birkaç milimle topu eldiveninin altından kaçırabilir. İç saha oyuncusunun birinci kaleye fırlattığı biraz dengesiz bir topu birinci kale oyuncusu ufak bir farkla yakalayamayabilir. Atıcı o gün kendini pek de iyi hissetmiyor olabilir. Bunlar gibi küçük farklar ve değişkenler sizi kahredebildiği gibi büyüleyebilir de. Bir dış saha oyuncusunun ne zaman havadaki topu müthiş bir atletik hareketle yakalayacağını veya vurucunun topu ne zaman sahanın dışına göndereceğini, koşan oyuncunun ne kadar hızlı veya kaç kaleyi koşabileceğini bilemezsiniz. Beyzbol tutkunları lanete olduğu gibi büyüye de inanır, çünkü beyzbol biraz da insanın hayatın absürtlüğü karşısındaki çaresizliğinin temsilidir.
Bambino’yu özel kılan, tüm bu rasgelelik ve bilinmezlik içinde her zaman oyunun büyülü yanını ortaya çıkarabilmesiydi. Babe tam anlamıyla sıra dışı bir oyuncuydu. Günümüzde atıcılar genellikle iş topa vurmaya geldiğinde sahneden çekilir ve bunu çoğu zaman onların yerine yapan başka bir oyuncu vardır; Los Angeles Angels oyuncusu Shoei Ohtani “Sho Time” hariç, ki Amerikalı beyzbol yazarları onu Japanese Babe Ruth diye çağırıyor. Babe hem çok iyi bir atıcı hem de muhteşem bir vurucuydu.6 Bambino, Red Sox’ta geçirdiği birkaç yılın ardından atıcılık rolüne devam etmek istemedi. Açıkçası Babe biraz sorunlu bir karakterdi. Nasıl bir baş belası olduğunu merak ediyorsanız John Goodman’ın Babe Ruth’u canlandırdığı 1992 yapımı The Babe’i izlemenizi öneririm.
Baltimore’da doğan Babe yedi yaşına geldiğinde kendini bir yetimhanede bulur. Beyzbol yeteneği buradaki rahipler tarafından keşfedilir; yaşı geldiğinde şehrin takımı Baltimore Orioles’le anlaşır fakat çok kısa bir süre sonra Red Sox oyuncuyu kadrosuna katar. Aynı dönemde lig yöneticisi olan Ban Johnson, Frazee’nin onun onayı olmadan Red Sox’ı satın almasını iyi karşılamaz. Boston Red Sox, New York Yankees ve Chicago White Sox, Ban Johnson’ın ligi yönetmeye devam etmesini istemez. Bu üç takım tarihe The Insurrectos [İsyancılar] olarak geçer. Bunun karşılığında Johnson, Red Sox’a White Sox ve Yankees dışındaki takımlarla oyuncu değiş tokuşu yapmayı yasaklar. Frazee, Ruth’u takımdan göndermeye karar verdiğinde ilk planı Babe’i White Sox’ın yıldızı “Shoeless” Joe Jackson7 ile takas etmektir, fakat o yıl Black Sox8 skandalı patlar ve Frazee planından vazgeçmek zorunda kalır. Frazee’nin Ruth’u göndermesindeki bir diğer sebep de Babe’in yeni sözleşme için aldığı ücretin iki katını talep etmesidir.
Bir yönetmenin Ruth’a istediği paranın iki katını vermeyi reddetmesi normaldi herhalde. Frazee aynı zamanda takımdan gönderdiği oyuncularla diğer işlerini finanse ediyordu. New York ise Ruth’a istediği parayı verebilecek kadar zengindi ve Boston’ın Black Sox sonrası onu gönderebileceği başka bir yer de kalmamıştı. Bugün Büyük Elma dışında sadece bir şehir daha profesyonel sporun süper yıldızlarına astronomik ücretler ödeyebilen bir cazibe merkezi. O da Los Angeles.
Boston Red Sox henüz 27 yaşındaki süper starı Marcus Lynn “Mookie” Betts'i –ona istediği büyük kontratı vermemek için– Los Angeles Dodgers’a takas yoluyla gönderdiğini 11 Şubat 2020 günü açıkladı. Takastan yaklaşık bir ay sonra COVID-19 salgınının Amerika Birleşik Devletleri’nde yayılması üzerine 2020 beyzbol sezonunun açılışı ertelendi. Devam eden süreçte takım sahipleri ve oyuncular yeni sezon için yapılan görüşmelerde bir türlü anlaşamadı. Bu yıl beyzbol oynanıp oynanmayacağı uzun süre belirsizliğini korudu. Tüm bunlar Mookie’nin takası sonrası oldu. Eminim bütün taraftarlar aynı endişeyi yaşamıştır: Bambino’nun Laneti tam 86 yıl sürdü, Mookie’nin Laneti ne kadar sürecek?
Bu kadarla kalmıyor; sezon öncesi Betts takımdan ayrıldıktan hemen sonra Las Vegas’taki bahisçiler Red Sox’ın normal sezonu 88 galibiyet ve 74 yenilgiyle bitirebileceğini, play-off’lara kalma şansının ise %45,6 olduğunu tahmin ediyordu. Mookie gittikten sonra Red Sox’ın en önemli isimlerinden olan bir numaralı atıcısı Chris Sale sakatlanarak sezonu kapattı. Takımın bir diğer önemli atıcısı Eduardo Rodríguez ise kalp kasındaki iltihap sebebiyle bu sezon oynayamayacak. Las Vegas’ın verdiği oran artık %7,7 ve bu 60 maçlık kısa sezonun9 Red Sox için başlamadan bittiğini gösteriyor. Daha da beteri takım bu ay New York’ta en büyük rakibi Yankees’e karşı oynadığı dört maçlık normal sezon serisinin bütün maçlarını kaybetti.
Gerçekten! Mookie’nin Laneti ne kadar sürecek?
Red Sox dört World Series şampiyonluğuyla şimdiye kadar 21. yüzyılın en başarılı beyzbol takımı. Onu üç şampiyonlukla San Francisco Giants ve ikişer şampiyonlukla St. Louis Cardinals ve ezeli rakipleri New York Yankees takip ediyor. Mookie’nin yeni takımı Dodgers son World Series şampiyonluğunu 1988 yılında yaşadı ve World Series’e çıktığı son sezon olan 2018 yılında Red Sox karşısında yenilgiye uğradı. Mookie 2018 takımının en önemli oyuncusu ve lideriydi. Red Sox altyapısından yetişti ve taraftarlar için bir süper yıldızdan fazlasıydı. Topu muhteşem mesafelere fırlatabilen kolu, topa vurmadaki başarısı, sahadaki meydan okuyan tavırları, altın kolyeleri ve onu antipatik bulsanız bile karşı koymakta zorlanacağınız karizması –aslında hırçın cazibesi demeyi tercih ederim– ile Mookie Betts beyzbolun en önemli isimlerinden biri. O da takımdan Bambino gibi mali gerekçelerle gönderildi. Takas sonrası herkes takım sahiplerinin ve yönetimin oyuncularına ve taraftarlarına sadakatini sorguladı. Biletli Billy the Goat’un takımı tarafından Wrigley’ye alınmaması gibi... Bu da bir ihanetti!
Red Sox taraftarlarının artık emin olduğu bir şey varsa o da büyük ihtimalle bundan sonra çok uzun yıllar işlerin pek de yolunda gitmeyeceği.
Bir beyzbol maçı izlerken üç atış sonrası oyun dışı kalan oyuncunun hayal kırıklığını, ikinci kaleden üçüncüye koşup koşmamaya karar vermeye çalışan oyuncunun telaşını yüzlerindeki o çocuksu naif ifadelerde görürsünüz. America’s Pastime [Amerika'nın Eğlencesi] olarak da anılan bu zarafet dolu, şiirsel ve tarihi oyun Birleşik Devletler’in zamanla değişen hikâyesinin de aynasıdır. Beyzbol sizi mitolojik canlıların varlığına inandırır. Keçi Billy gibi, koca cüssesine rağmen küçük bir çocuğun kalbine sahip Babe Ruth veya haksız yere suçlanmış Shoeless Joe Jackson gibi...
Yalnız gerçekten... Lanet olsun!
Mookie’nin Laneti ne kadar sürecek?
Not: Bu yazının yazılmasından bugüne kadar geçen sürede Red Sox, 60 maçlık sezonda oynadığı 58 maçın sonunda 22 galibiyet ve 36 mağlubiyetle kendi grubunda son sırada, Amerikan Ligi'nde ise son sıradaki Texas Rangers’in 2 maçlık galibiyet farkıyla hemen bir sıra önünde yer alıyordu. Her zaman olduğu gibi Amerikan spor medyasının olduğundan daha zayıf değerlendirdiği yeni jenerasyon genç Red Sox oyuncuları sezon içinde kadroya çağırılarak herkesi şaşırtan müthiş performanslar ortaya koydu. Yaşları 19 ile 24 arasında değişen bu yeni jenerasyon gençlerle Red Sox önümüzdeki sezondan başlayarak tekrar şampiyonluk için mücadele etmeyi planlıyor. Mookie Betts’in yeni takımı Los Angeles Dodgers ise sezon başından beri herkes tarafından bu sezonun açık ara şampiyonluk favorisi olarak değerlendirilmeye devam ediyor ve kendi tarafları hariç kimse tarafından pek de sevilmiyorlar.
1. MLB –Major League Baseball– American League [Amerikan Ligi] ve National League [Ulusal Lig] adı verilen iki farklı ligden ve bu ligler de beşer takımlı üçer gruptan oluşur.
2. Wrigley Field Chicago Cubs’ın 1914 yılından beri maçlarını oynadığı evi. Bugün Amerika’daki en eski beyzbol sahalarından biri. Eğer bir Cubs maçı yayınını izleme şansınız olursa Wrigley Field’in ekrandan bile ne kadar büyüleyici olduğunu fark edeceksiniz.
3. Pitcher.
4. Bunun hangi müzikal olduğuna dair çeşitli iddialar var. Kimileri No, No, Nannette kimileri ise My Lady Friends adlı müzikal olduğunu, kimileri ise oyunun bir müzikal olmadığını söylüyor.
5. Bir beyzbol oyuncusunun fiziksel özellikleri, oynadığı pozisyona veya yapabildiği şeylere göre değişir. 1,90 veya 2,03 boyunda bir atıcı/dış saha oyuncusu veya fazla kilolu, pek koşamayan ama topa çok güçlü vuran ve çoğu zaman birinci kaleye gidebilen bir vurucu olabilir. Yine de bazı takımlar belli pozisyonlar için belli vücut tipine sahip oyuncuları da tercih edebilir.
6. Birinci Dünya Savaşı’nda dağılan takım kadroları sebebiyle Babe, Boston Red Sox forması giyerken birden fazla görev üstlenmek zorunda kalmıştı.
7. Babe Ruth’un en büyük rakibi ve çok iyi arkadaşı. Amerika’nın en önemli beyzbol efsanelerinden biridir.
8. Black Sox olarak adlandırılan skandal “Shoeless” Joe Jackson’ın da aralarında olduğu sekiz Chicago White Sox oyuncusunun 1919 World Series’i Cincinnati Reds’e kaybetmeleri için bahis mafyasıyla para karşılığı anlaşmasıdır. Shoeless’ın bu anlaşmaya dahil olduğuna dair bir kanıt bulunmamaktadır. Hatta onu savunanlar bu seri için anlaşma yapmış olmasının tam aksine çok iyi bir performans gösterdiğini söylemektedir.
9. Normalde bir beyzbol sezonu 162 maçtır. Takımlar yaz boyunca hemen hemen her gün maça çıkar.

