tüm fotoğraflar: H. Sanem Özkan
Tasarımcı ne biriktirir?
Sanem’in Playmobil Figürleri

Koleksiyonum bir Playmobil oyuncak figür koleksiyonu. 7,5 santim boyunda plastik insan figürleri bunlar. Bugüne kadar yaklaşık 3,7 milyar adet üretilmiş. Çocukluğumla, geçmişimle bağlantı kurmamla başladı koleksiyon. Playmobil’i çocuklar ve koleksiyoncular için özel yapan pek çok neden sıralanabilir.

Playmobil’ler kendilerine özgü biçimleri ve yüz ifadeleriyle son derece detaylı ve gerçekçi. Bu dünyaya girdiğinizde aile hayatı, şehir yaşamı, meslekler, prensesler, korsanlar, kahramanlar, palyaçolar ve hayvanlarla karşılaşıyorsunuz. Belirli bir kural olmadığından, aklınıza pek çok yeni fikir gelebilir: İsterseniz çeşitli kostümlerle ve aksesuarlarla kendi figürlerinizi yaratabilir, farklı karakterler arasında diyaloglar kurabilirsiniz. Playmobil, sevdiklerimle birlikte en sevdiğim anları yeniden yaşamama yardımcı oluyor, çocukluk hatıralarımın da hayatımın o özel anıyla bağlantı kurmasına şans tanıyor.

Bu koleksiyonu yapmaya başladığımda sadece kadın figürlerini toplamanın ilginç bir fikir olacağını düşündüm. Sevdiğim ve kişisel bir bağ kurduğum karakterlerin figürlerini toplayarak işe başladım. İlk başta çok fazla bulamayacağımı sandığım bu karakterlerin ne kadar çok ve çeşitli olduğunu görmek beni şaşırttı. Zaman içinde karşıma çıkan Playmobil kadınlarını koleksiyonuma eklemeye başladım. Koleksiyonuma her baktığımda iyi bir motivasyon duygusunun yanı sıra tam olarak sonu gelmeyecek bir uğraş duygusunu da hissediyorum.

Parçaları genellikle kendim alıyorum. Yakın arkadaşlarımın hediye ettiği de oluyor. İnsanların hobi oyuncakları toplamaya yönelmesinin başlıca nedenlerinden biri, nostalji ve duygusal bağlantı. Çocukken, oynadığım bir oyuncağı elimde tutmak bana kendimi daha güvende hissettirirdi. Sanırım hâlâ onları elimde tutmasam da evimin bir köşesinde bulunmaları kendimi daha güvende, rahat ve mutlu hissetmemi sağlıyor. Bu duygusal bağ, bu eşyaları toplama ve onlara tutunma arzumu harekete geçiriyor.

Biriktirdiğim Playmobil kadın figürleri cinsiyet klişelerinden uzak bir karaktere sahip. Temizlik yapan, yemek pişiren ve çocuk bakanlar yanında doktorluk, polislik, itfaiyecilik ve şantiye şefliği gibi erkeklerle özdeşleştirilen işleri yapanlar da var. Güçlü kadın karakterleri seviyorum.

Playmobil koleksiyonumun bana hitap eden bir diğer yönü de araştırma heyecanı. Koleksiyonuma eklenecek bir parçayı aramak heyecan verici ve tatmin edici bir deneyim oluyor. Beynimin ödül merkezini harekete geçirerek zevk ve motivasyona ulaşıyorum. Aranan bir Playmobil’i bulma beklentisi ve sonunda onu elde etmenin tatmini inanılmaz derecede ödüllendirici oluyor. Bu zevk ve motivasyonu sevdiğim için, durma noktam olamayacak gibi geliyor.

Playmobil kadın figürlerim evimin demirbaşları ve koruyucuları. Kitaplığımın raflarında duruyorlar. Kapaklı kitaplığımda durduklarından ayda bir tozlarını almam yeterli oluyor. Seyahate gittiğimde sadece bir figürü bana şans getirmesi için yanıma alıyorum.

Her koleksiyon, koleksiyoncusuna özgü. Onun bireysel ilgi alanlarını, tutkularını ve kişiliğini yansıtır. Playmobil’lerim sayesinde değerlerimin, özlemlerimin ve bana neşe veren şeylerin bir yansımasını yaşıyorum. Zevklerimi ve tercihlerimi somut ve anlamlı bir şekilde ifade etmemi sağlıyorlar.

Finansal kazanç için değil, öncelikle keyif için toplamanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bir şeyler toplamak, biriktirmek eğlenceli; zaman geçirmenin ve ilgilendiğim bir şeyi keşfetmenin bir yolu. Bu sebeple süreç ve sonuç daha değerli benim için.

Koleksiyonumu veya bir parçasını birisine hediye etmeyi düşünmem, çünkü bana ait olan bir şeyi hediye etmeyi sevmiyorum. Ayrıca alırım, o ayrı. Sanırım, duygusal bağ kurduğum bir şeyi hediye etmek, bana özgü ve kişisel bir alanı vermiş olmak gibi geliyor. Bu beni rahatsız ediyor.

Oyuncak koleksiyoncuları hep ilgimi çekmiştir. Belli bir yaşa gelip de alışılmadık şeyler yaptığınızda “Hâlâ büyüyemedin mi?” sorusunu sık sık duymaya başlarsınız. Yetişkin birinin kendisine oyuncak alması ve onlarla vakit geçirmesi çoğu zaman çocukça bir eğilim gibi algılanır. Konu oyuncak koleksiyonu yapmaya gelince ise işin rengi değişir, oyuncak sevgisi birden profesyonel bir meraka dönüşür. Ancak çocuk ruhlu birisi oyuncak koleksiyonu yapabilir diye düşünürken, bu işle uğraşanların sayısını görünce aslında benim gibilerin bir hayli fazla olduğunu fark ettim.

Tasarımcılar çoğu insanla karşılaştırıldığında nesnelerin güzelliğine daha derinden değer verir. Hatta en temel dürtülerine boyun eğip şeyleri istiflemeye başlarlar. Bana hitap eden figürleri toplamak koleksiyonumu daha keyifli hâle getiriyor. Özellikle sanat ve tasarımla uğraşanların koleksiyona özel bir ilgisi varmış gibi görünüyor.

Playmobil koleksiyonum aynı zamanda bir çeşit kendimi ifade etme yolum ve yaratıcılığıma da hizmet ediyor. Bana ilham veriyor. Koleksiyonum sayesinde “Rogarji” adlı karakterler ve kadın figürleri tasarlamaya başladım. Oyuncaklar sanattır ve koleksiyoncular da tıpkı sanat meraklıları gibi estetik ve zanaatkârlığa duyulan takdirle hareket eder. Koleksiyonumdan çok sık bahsederim. Sanırım çocuk ruhlu ve renkli kişiliğimi yansıtmak için…

Aslında küçük obje biriktirmeyi çok seviyorum. Fil objelerim, kar kürelerim, magnetlerim var. Vitra Tasarım Müzesi’nin kurucusu Rolf Fehlbaum’un robot koleksiyonuna sahip olmak isterdim. Koleksiyonun kitabıyla yetiniyorum. Hepimizin hayatımızın bir noktasında bir çeşit koleksiyona sahip olduğumuzu düşünüyorum. McDonald’s Happy Meal oyuncaklarını biriktirirdim. Birçok Barbie bebeğim vardı; hâlâ saklarım.

{tüm fotoğraflar: H. Sanem Özkan}

biriktirmek, çocukluk, H. Sanem Özkan, koleksiyon, oyuncak, Playmobil, Tasarımcı ne biriktirir?