Simone de Beauvoir
ve Türban Başlıklar
Bir feminist ikon ve filozof olarak Beauvoir’nın yaşadığı dönemi ve öncesini onun saç aksesuarı olarak tercih ettiği “türban başlıklar” üzerinden hayallemek mümkün mü?
Beauvoir denince birçoğumuzun aklına ilk olarak İkinci Cins gelir. Eserin Payel Yayınları ekseninde Türkiye’deki serencamı ise kendi içinde birçok çelişki barındırır. İkinci Cins Türk yayıncılığında bir eserin yayınevi, çevirmen ve dönem faktörleriyle nasıl kırıma uğrayabileceği ya da gerçek anlamını nasıl bulabileceğine iyi bir örnek aslında. Bunun farkına varabilmek için eserin Payel ve KÜY’deki basımlarını ayrı ayrı incelemek gerekir. İkinci Cins bu yazının temel meselesi değil ancak yaratıcısının saç aksesuarı olarak tercih ettiği ve zamanla kirlenmiş dağınık saçlarını gizlemekten şık bir aksesuar niteliğine kavuşturduğu türban başlıkların “ötekiler” için ne anlam ifade ettiğiyle algıdaki değişimi ve kökeni, yazının konusunu oluşturuyor.
Getty Images ya da Magnum Photos gibi arşivlerde Beauvoir fotoğraflarına bakıldığı zaman birçoğunda saç aksesuarı olarak türban başlıklar tercih ettiğini görmek mümkün.
kaynak: D-ART
Günümüzde sözcüklerin anlamları üzerine pek düşünmüyor ya da sözcüklerin bizde yarattığı görüntüyü bir şeyleri tanımlamak için yeterli bulabiliyoruz. Bu görüntüler bize Beauvoir’nın kullanmayı tercih ettiği saç aksesuarını bandana [kerchief], saç bandı [headband], başlık, taç, hatta şal olarak adlandırmayı bile mümkün gösterebiliyor. Benzer işlevleri yerine getirebilecek bu girift tanımların aksine Beauvoir’nın yaşadığı dönemde bu aksesuar sadece “türban” olarak tanımlanıyordu. Günümüz literatüründe ise ağırlıkla draped turban olarak geçiyor. Sözlükte “sarmak, dolamak, öylesine/rastgele örtüvermek” anlamına gelen drape sözcüğü bu aksesuarın hem işlevini hem de ortaya çıkışındaki “pratik” yönü yansıtıyor.1
Savaş döneminde 30’lu yaşlarının başında olan Beauvoir’nın saç aksesuarı olarak tercih ettiği “türban”, kişisel bir tercih olmaktan çok savaş dönemi zorluklarının kadınlar üzerindeki etkisine karşı pratik bir çözüm olarak ortaya çıkar. Yazar bir röportajında sıcak su ve sabun gibi kişisel bakımın zaruri gereksinimlerini savaş döneminde temin etmenin zorluğundan bahsederek “türban” kullanmasının nedenini açıkça ifade etmektedir. Bu gereksinim maddelerini karaborsadan temin etmenin hem ilkelerine uymadığını hem de çok pahalıya geldiğini belirtir. Bu vicdani sorgulama ve ilkesel duruma karşı uygun gördüğü yöntem ise türbanı kısmen bir şapka kısmen de saçlarını yapmaktan kurtulmanın bir yolu olarak kullanmaktır.2
Beauvoir savaş dönemi günlüklerinde türban başlıkların kullanım şekli ile şapka ve saç stillerinin yerini alıp moda haline gelişinden bahseder. Su ve elektriğe erişimin kısıtlı oluşuna ve bunun bir sonucu olarak da kuaförlerin düzenli çalışamamasına değinir.3 Türban başlık taktığı bir fotoğrafını o sırada askere çağırılmış olan sevgilisi Jacques-Laurent Bost’a gönderir. Bost ise ona hakarete varan bir yanıt verir: “Lezbiyen, kokain bağımlısı ve fakire benziyorsun.”4
Nazi işgalindeki Paris’te saç bakımı yapmanın zorlaşmasına karşı Beauvoir’nın tercih ettiği bu “zarif çözüm”5 savaş sonrası dönemde onun ekseninde modaya elbette belirgin bir etkide bulunmadı, daha önce de türban bir aksesuar olarak farklı biçimlerde kullanılıyordu. Erken bir örnek olarak Vermeer’in İnci Küpeli Kız tablosundan hareketle 17. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirenler olsa da türban başlıklar bir sonraki yüzyılda ve özellikle Victoria devri ile 19. yüzyıl Paris’inde dönemin modası hâline gelen aksesuarlarından olacaktı.6 Doğu’ya, özellikle Osmanlı ve Hindistan’a yönelik ilginin artmasından hareketle kültürel etkisinden de söz etmenin mümkün olduğu türban başlık, Oryantalizmin modaya zarif bir etkisi olarak da dikkate değer bir özellik taşıyor.7 Bu etkinin ortaya çıkışı ve modadaki görünürlüğünün vücut bulduğu isim ise Fransız modacı Paul Poiret (1879–1944) idi, öyle ki kendisi “modanın sultanı” olarak görülüyordu.8 Onun türban başlık modelleri 20. yüzyıl Fransız modasını etkileyecekti.9
20. yüzyılda türban başlıkların kullanım sahası hayli genişledi. Zorlu iş ve savaş koşullarında bu aksesuarı tercih etmek durumunda kalan birçok kadın vardı. Artan makineleşmeyle sanayide ve tekstil atölyelerinde çalışan kadınlar da türban başlıklar kullanmaya başladı. Bunlar ayrıca elbiselerin basitliğini ortadan kaldırmanın bir yolu olarak da görülüyordu.10 Şapka modasına alternatif olarak türban başlıkların moda hâline gelişinde, Hollywood ikonları aracılığıyla bir şıklık göstergesi olarak görülmesinden ziyade dönemsel zorluklar belirgindi.
Türban başlıklar birçok kadın için kişisel bakıma ihtiyaç duyan saçları zarifçe gizlemenin bir aracıyken, Beauvoir’yla adeta bütünleşmiş ve Ursula Tidd’in deyişiyle karakteristik bir hâl almıştı.11 Öyle ki şapka işlevi taşıyan ve saça şekil vererek iç mekân tarzına da uygun olan bu aksesuarı12 onun üzerinde görememek, Hazel Rowleynin hafızasında dikkat çekici bir detay olarak yer alır.13 Bir yazısında Prof. Lyndsey Stonebridge, Beauvoir’nın One is not born, but rather becomes, a woman [Kadın doğulmaz, olunur] teoreminin günümüzdeki güçlü etkisini betimlerken, “türban başlıkları gibi efsanevi” ifadesini kullanır.14 Bu tutumda davranışsal bir etki gören Amerikalı yazar Mary Ann Caws ise imalı bir şekilde, onun tıpkı saçlarını gizlediği gibi mektuplarında da bir şeyleri gizlediğinden bahseder.15 8 Nisan 1990’da New York Times’ta Beauvoir üzerine yazan Deirdre Bair de onun türban başlıkla, karakteristik olarak, sadece ilgilenilmesi zor olan saçlarını değil çarpıcı gözlerini, “harika tenini” ve eskimiş elbiselerini de gizlediğini ifade eder.16 Her hâlükârda türban başlık Beauvoir’da bir şeyleri gizlemenin ve “gizem”in ifadesi olarak görülür.
Beauvoir’nın kültürel veya dini açıdan hiçbir çağrışımı olmayan ve sadece pratik –ve dahi kişisel– sebeplerle kullanmayı tercih ettiği türban başlıklar günümüzde bazı markaların ürün yelpazelerinde bulunuyor ve yazara atıfla satılıyor.17 Vintage turban olarak da bilinen bu aksesuar günümüzün alternatif modası hâline gelmiş durumda. Tercih eden isimler arasında Greta Garbo, Elizabeth Taylor, Barbara Streisand, Lady Gaga, Katy Perry, Lana Turner, Kate Moss, Sarah Jessica Parker ve Salma Hayek18 gibi birçok ismin olması, türban başlıkları gittikçe sadeleşen bir şekilde her devrin modası olarak yorumlama imkânı veriyor. Veyahut bir Fransız blog yazarının dediği gibi, bu aksesuar demokratik ve evrensel özellikte, toplumsal sınıflar arasında gerçek bir barış simgesi mi?19
1. Birkaç hafta önce Runik Kitap’tan çıkan, Ursula Tidd’in Simone de Beauvoir biyografisinin çevirmeni olan Merve Pehlivan, kitabın İngilizcesinde turban [Reaktion Books, 2009, s. 168] olarak geçen ifadeyi “eşarp” şeklinde çevirmiştir [Runik Kitap, 2021, s. 159], ki yanlıştır. Fransızcadan Türkçeye geçen écharpe sözcüğü ile “türban” arasında Türkiye’deki girift tanımın aksine kullanım ve işlevde belirgin bir farklılığın var olduğu görülmektedir. Elbette bu ufak ayrıntı çevirmenin büyük emeğine gölge düşürmez. Biz burada doğrudan türban demek yerine türban başlık demeyi tercih ettik çünkü bu ifadenin, türbanın Doğu’daki kültürel ve dini temsiliyle Batı’daki kullanım şeklindeki farklılığı betimleyeceğini düşündük.
2. “Observer picture archive: My clothes and I, by Simone de Beauvoir, 20 March 1960”, The Guardian, 17 Mart 2019.
3. “Turban-Mode: Greasy hair, don’t care”, Oh Simone!, 9 Mart 2016.
4. Agnès Poirier, An den Ufern der Seine: Die magischen Jahre von Paris 1940–50 (Stuttgart, Klett-Cotta-Verlag, 2019), s. 33.
5. Shahidha Bari, “Women swooned Shahidha Bari examines the enduring appeal of the existentialists”, The Times Literary Supplement, 3 Mart 2017.
6. Marie de Bruchard, “Portrait of Germaine Necker, Baronne de Staël-holstein, dite “Madame de Staël” (1766-1817)”, çev. Rebecca Young, Napoleon.org, Nisan 2017.
7. “Turbans”, The Duchess of Devonshire, 29 Mart 2009.
8. “Collections 1910s”, KCI Digital Archives, 14 Haziran 2011.
9. Harold Koda ve Andrew Bolton, “Paul Poiret (1879–1944)”, The Met Museum, Eylül 2008.
10. Chiara Mandetta, “Cronache Vintage - Il Turbante: L'Origine, Gli Usi, Le Dive”, D-ART, 24 Aralık 2015.
11. Ursula Tidd, Simone de Beauvoir, çev. Merve Pehlivan (İstanbul: Runik Kitap, 2021), s. 159.
12. Janet Reeder, “For lockdown locks you need the turban-ator!”, Viva, 29 Nisan 2020.
13. H. Rowley, “What Simone de Beauvoir Has Meant to Me”, Simone De Beauvoir Studies 25 (2008): 82.
14. Lyndsey Stonebridge, “Simone de Beauvoir’s second coming”, New Statesman, 2 Ekim 2019.
15. Mary Caws, “The Sense of a Life: Re-assessing Simone de Beauvoir”, Women: A Cultural Review 21 (2010): 84.
16. Deirdre Bair, “How Love Came to Simone de Beauvoir”, The New York Times, 8 Nisan 1990.
17. “Maioson Michel: Simone striped twill turban”, Net a Porter, ty.
18. “Return of the turban: Amal Clooney, Kylie Minogue and Kate Moss have all worn the bizarre headgear... but which celebs carry off the tricky trend?”, Daily Mail, 31 Mayıs 2016.
19. Glose, “Le comprends rien à la mode: le bandeau turban”, glose.fr., 22 Mart 2013.