Taşınıyoruz!
Şubat 2014, bu tarihten yaklaşık altı ay önce başvuru yaptığım Ankara’nın en eski tasarım ofisi Barek’ten görüşme için bir telefon almışım, hemen akşamüstü için sözleşmişiz. Taksiden iniyorum, işte oradayım. Farabi sokak 39’a 5! Bu 140 metrekarelik daire hayatıma böyle dahil oldu.
Barek bir reklam ajansı olarak kurulduğunun onuncu yılında bu adrese taşınmış. Kira kontratosuna göre net tarih 1 Mart 1988. Aslında iki daire olarak 39’a 4 ve 5 kiralanmış. 2010’a kadar iki daire olarak olarak kullanılıyor, sonra daha küçük bir ekiple devam etmek istendiğinden 4 numara boşaltılıyor.
Buranın evveliyatını en iyi bilenlerden Barek’in ikinci nesli eşim Emrah, 1991 yılından beri bu ofisi kullanıyor. Geçtiğimiz haziran emekli olacak kadar çok zaman demek bu. Sonrasında Sinan Bey, 2000’lerin başından beri burada. Yenilerden benim için dokuz yıl olmuş bile. En yeni arkadaşımız Deniz belki dört yıldır burada. Bunların hepsi birer sayı elbette. Geçirilen zamanı anlamak için bir ölçü birimi ya da ölçek gibi sanki.
Çok kısa bir zaman sonra Barek bu adresten taşınıyor.
Elbette bu yıl 45 yıldır var olan bir işletme olacak bu yerin sayısız çalışanı, geçirdiği güzel ve zor günler, öğrendiği ve öğrettiği sonsuz deneyim var. Bunların hepsi bir kenara, asıl soru… 35 yıl kiracısı olunan bir ofisten nasıl taşınılır? Buradaki atölye dediğimiz ana çalışma alanı hariç her yer –mutfak bile– zamanla çeşitli mekânlara dönüşmüş. İçerideki en ufak oda bazen muhasabe ofisi, bazen Bekir Bey’in ofisi olmuş; şimdi de stüdyo olarak kullanılıyor mesela. Mutfak eskiden karanlık oda, arşiv odası ise önceden müşteri temsilcisi ofisi olmuş. Bazı müşterilerimizle ilişiğimiz 90’lardan beri devam ediyor. O tarihten beri yapılan her matbu işten bir örnek buluruz ararsak. Muhasebe ve mali kayıtlar, disketler, CD’ler, clipart kitapları, pantone katalogları, kitaplar, dergiler, materyal örnekleri, kâğıt kartelaları, atmaya kıyılamayan ilk adobe serilerinin CD’leri… Artık bir süs eşyası gibi kitaplığımızın üzerinde duran ilk nesil iMac ekranı… Eşzamanlı –Bekir Çiftçi’nin Yenişehir Spor Kulübü başkanlığı dolayısıyla– Yenişehir Spor Kulübü’nün başkanlık ofisi olarak kullanıldığı zamandan yadigâr bir eskrim kılıcı… Ve sayısız junk! Bunca şey yeni bir yerde nasıl yeniden var olacak?
Yeni çalışma alanında emektar ışıklı masamıza yer olacak mı? Marangozumuz Recep Usta’nın oraya özel yaptığı arşiv dolapları yeni yere uyar mı? Arşivi azaltmak gerekirse hangi belgelerden vazgeçmek gerekir? 170 kiloluk bir çelik kasa nasıl taşınır? Farabi’nin tam orasından geçerken ikinci katın camına bir bakarak olan, camda bizden birine denk gelirse selam veren tanıdıkların boyunları bir daha yukarı kalkmaz mı? Duvarlarımıza asılı Emigre posterlerine uygun boş duvarlar bulur muyuz? Ansızın uğramak isteyen eski bir çalışan, zilde adımızı görmezse endişelenir mi? Ayaklarımız bizi her sabah başka bir adrese götürür mü?
Aidiyetimizin bu denli sarsıldığı bir dönemde çok uzun zamandır sabitimiz olan bir mekâna veda etmek biraz buruk ama itiraf ediyorum biraz da umutlu.
Yeni ofiste belki yeni yeni motivasyonlarla kavuşmak üzere.
Seni unutmak ne mümkün Farabi 39’a 5!
{fold içerisindeki görsel: 1 Mart 1988 tarihli kira kontratosu}