İçerik
Eksi Intelligenzquotient (IQ), günümüzdeki düşük IQ, zekâ gelişiminde gerilik (mental retardiasyon) çalışmaları gibi alanlarla sık sık karıştırılır. Eksi IQ (veya Gerçel Zekâ [√-1]) çalışmalarındaki epistemik güçlük, eksi değerli zekânın düzeltilemez veya bozulamaz (iyileştirilip kötüleştirilemez), süreksiz (bir var bir yok veya tümden inkâr edilen), ilerleyip gerileyen, sebepsiz,1 kısacası tutarsız yapıda olmasından ileri gelmektedir; dahası sub-klinik2 ve a-semptomatiktir.3
Eksi zekâ fenomeni kolayca belirlenemez, çünkü konvansiyonel sınıflandırmalarla (ırk, cinsiyet, yaş, coğrafya, genetik) bağı saptanamamıştır. Nitekim aklı başında kimselerde birdenbire kendini gösterebilir. Metinde bundan böyle Eksi IQ [–IQ] terimiyle yetineceğim, zira zekâ sözcüğü alan için yanıltıcı çağrışımlar içermektedir: Klinik ve psikolojik boyutları bulunan, ölçülebilen veya denetlenebilen, pozitif biçimde açığa çıkan zekâ kavramı bu bağlamda yetersiz kalmaktadır. –IQ, sıradan konformizmle başlayıp fiziksel belirti vermeden hem mufassal ve ajite hâle gelebilen, hem de geldiği gibi giden bazal bir tablo sergileyebilmektedir. Miktarı ve süresi saptanamasa da kalıcı olduğu ancak son yıllarda kesinlik kazanmıştır.4 İspatlanabilmiş genetik yapısı bulunmamakla beraber araştırmalar devam etmektedir. Musallat olduğunda aylarca gitmemekte, kimi kere gelgitli (akuttan kroniğe, kronikten akuta) bir seyir izlemektedir. Bilim insanları –IQ’nun onulmaz bir illet olduğunda birleşir ki bu illet aklı başında herkese kök söktürmektedir.
Kurumsal Geçmiş
–IQ 20. yüzyıl başlarında resmiyet kazanmış bir ilimdir. Geçmişte büyücüler, şairler, simyacılar, filozoflar, yazarlar bu alanda bilmeden kıymetli eserler verdi. Adı koyulmamış faaliyet olarak yüzyıllar boyu ifa edildi. Sıfır-altı IQ çalışmaları teologlarla ispiritizmacıların tasallutundan kurtulduktan sonra hekimlerin elinde yozlaştı ve nihayet fizikçilerle yeniden kendine geldi. Gerçekte bu ilim, 1912’de Intelligence Quotient (IQ) teriminin saptanmasından birkaç yıl önce bulunmuştu. Alain Aspect, John F. Clauser ve Anton Zeilinger’e 2022 yılında fizik alanında Nobel ödülünü getiren, kuantum dolanıklığı sergileyen foton çiftlerinin, isterse galaksinin iki ucunda olsun, aynı anda birbirine bağlı devinim sergilediği biçimindeki buluşları, temelde –IQ çalışmalarının verdiği ilhamdan da nasibini almış görünür. Zira –IQ sahiplerinin sergilediği, maddi dünyanın bilinen kurallarıyla açıklanamayan, daha ziyade kuantum evrenine ait varoluşlar, gelecekte bu alanda sivrilmek isteyen genç bilim insanları için ibretliktir.
Gerek Hylobatidae ailesinin on yedi insansı türüyle, gerek hominidae ailesinin yedi büyük insansı türü arasında yapılan genetik çalışmalar, –IQ’nun binlerce yıllık evrimsel bulgularla örtüşmediğini gösterdi. Örneğin gibongiller ailesinin yerde yaşayan en büyük insansı primatı olarak bilinen gorillerde, Homo sapiens sapiens’e özgü –IQ belirtileriyle korelasyon bulunmamaktadır. Bu da laboratuvar çalışmalarını baltalamakta, adeta bilimin elini kolunu bağlamaktadır.
Değerlendirme
–IQ Değerleri Skalası’nda belirtilen kategorilere denk düşen bireylerle ilgili deneyler yapabilmek için geliştirilmiş ölçek, birinci seviyede kafatası kökenli arazları sınıflamaktadır. Daha altta, omurga kökenli problemler sıralanır. En altta ise beyinle ilgili sorunlaştırmalar bulunmaktadır. Confédération Internationale des Lâches’ın 1927’de kafatası, omurga ve beyin bakımından inceleyerek belirlediği, 1996’da güncellenen, 112 ülkede geçerli –IQ skalası şöyle derecelenmektedir:
–IQ1, 0/-50: 1. Derece
–IQ2, -50/-100: 2. Derece
–IQ3, -100 ve altı: 3. Derece
–IQ1, –IQ2 ve –IQ3 tanılamalarında, sertifikalı dereceleme/kalibrasyon ofislerince 2018’den itibaren –IQ kuantum ölçerler kullanılmaktadır. Sertifikalı şubemiz bulunmamakla beraber, 2024’ten itibaren akredite olacağımızı tahmin ediyoruz.
Başvuru Koşulları
İzdihamın ve sistem kilitlenmelerinin önüne geçmek için bu bahar döneminde sınırlamalar getiren kurumumuzun başvuru koşullarını incelemeniz önemle hatırlatılır. Kontenjana göre –IQ ön listelerine girmek için belgelenmesi istenen durumlar aşağıda belirtilmiştir. Buna göre: Yerçekimsel güce uygun biçimde konumlandığı selüloz esaslı arboratik uzanımı, tırtıklı metal şeridi çoklu sürtmeler ile ana gövdeden ayırma teşebbüsü içinde bulunma.5 Anorektal büzgü kasları etrafındaki sedimantasyonlarla beslenme, bunun için dışa uzanımlı ağız içi organlarını kullanma.6 Açık, kısa ve kesin biçimdeki sesli buyrukları almadan hareket edemeyecek derecede vertebral disfonksiyonu veya dejenerasyonu olma yahut hareket yetersizliği yaşama.7 (Kulak ve omurga röntgeni istenir.) Esnek ve tüylü cauda kesimini sallayabilme, devamında tekrar eden tek heceli, yüksek volümlü sesler çıkarma kabiliyetini, mülkiyetine geçtiği kişi veya kişilere devretmiş bulunma.8 (Noter onaylı devir belgesi istenir.) Elle tutulur, yadsınamayan durum ve olgular ile kendiyle özdeş, yapay olmayan şeylerin varlığının ses dalgaları hâlinde kulağa ulaşmasına bağlı duyusal işlem karşısında9 solunum sıkıntısı, duyma kaybı ve refleksif bipedalizm10 sergileme eğiliminde on kata varan artış gösterebilme. (Bu husustaki akut ya da kronik irritasyonlar basit veya çoklu duyu kayıplarıyla kendini gösterebilir ve muhteliftir.) Gerçeğe uygun davranma zorlantısı karşısında peritonit, abdominal büyüme, ani gazlanmaya bağlı flatus gibi bulgular.11 Geçimini sağladığı sürekli işte veya temel çalışma alanında gelişip et ve yağ bağlamak suretiyle besili hâle gelme ile12 karşıt şekilde kendini gösteren aşırı iskemiye13 sahip olma. Kişi için belirli nesne veya durumların anlam, önem ve biçiminin anlaşılır hâle gelmesini sağlayan, kişinin canlılığının ve duygularının bileşkesini temsil eden varlığının madde ve enerji yapılarını ihtiva eden içgörü yetisinde yüzde doksandan fazla natıka kaybı bulguları.14 (Doğrudan kayıt.) Zihinsel görüntüler oluşturabilme kapasitesinde malfonksiyon (fonksiyon bozukluğu) bulunma.15 Dış dünyanın zihinde yansımasını ifade eden görüşlerin değişik türlerine yönelimde dumura uğrama.16 Herhangi bir toplumsal veya bireysel değere karşı aşırıya varacak derecede duyarsız, hoşgörüsüz ve aldırışsız olma.17 Kendi kendine karar alamayacak derecede fikirsel distoni ve hareket bozukluğu gösterme.18 Şeylere duyulan ve yerine gelmesi durumunda mutluluk veren yönsemeler ile yönelme, eğilim ve heveslerin kuvvetli biçimi için gerekli enerjiyi üretemeyerek, topluca aynı istikamete yönlendirilmiş olma.19 Başka biri ya da birileri tarafından sosyal fobi düzeyinde eleştirilme, seyredilme ve yargılanma korkusu içinde bulunma ve belirsizlik karşısında tehdit algısıyla tetiklenen rahatsız edici ve olumsuz hisler münasebetiyle vücudun eğilip bükülmesi yoluyla acı çekme.20 Kurallara veya koşullara uygun biçimde yön vermeyi becerememe ve edimlerini istediği biçimde sona erdiremeyip hiçbir şeyin üstesinden gelememe.21 Bir işteki engelleri yenme istencine sahip olmadığı hâlde, dayanaksız bir kesin tutum belirleyerek, bunu değiştirmekten yoksun bulunma.22 İfadelerini aktarma eyleminde, karşı tarafa doğru frekansta enformasyon ve duygu aktarımı yapmakta uyumsuz kalma, güçsüzlük ve beceriksizlik içinde bulunma.23 Yalnız, tekil ve yalın olmayı gerektiği gibi yapamama, çobanın bakımı altındaki evcil varlıklar topluluğuna mensubiyet bağı.24 Sadece belirlenmiş ve kısıtlanmış hoşlanmalara, öncelik tanımalara, yakınlık duymalara sahip bulunmaya karşın, memnuniyette eksilme yaşamama.25 Değişen durumlar karşısında davranış değiştirmeme, öğrenme olmaksızın zihin ve devinim alanlarındaki başarma gücü yoluyla sergileyememe, sert ya da katı davranışlar gösterme.26 Yavaş gelişen olayların tehlikelerini gözlemleme ve engelleyici girişimde bulunma yetersizliği.27
Örgün Değişim Limiti Etkileşim Koordinasyonu Programı
–IQ1 (0 ila -50 arasında)
Kafada kısmi ya da yaygın petrifikasyon28 ile kulak gibi paryetel açıklıkların maden tuzları ve oksitlerle dolup oklude (tıkalı) (tıkalı) hâle gelmesiyle kendini gösteren bu kazamat sendrom, aşağıda fasiyal kemiklere, göz orbitalarına ve nazal aperturalara, hatta ağızda maksilladan mandibullara (üst çene kemiğinden alt çene kemiklerine) kadar yayılabilir.29 Facialium Frontalis Occultus (yüzsüzlük) sendromunun ineç yapısını inceleyelim: Kafatasındaki söz konusu ani ve tümel obliterasyon yüzünden,30 frontal kemikte hem içeriden hem dışarıdan aşırı mineralleşmeyle beraber kesit kalınlaşması görülür. Dış yüzde glabella boşluğundaki silişleşme had safhaya vararak, zigomatik kemikler (elmacık) seviyesine kadar kalınlaşır ve yüz dümdüz görünür. Paryetel kafa kemiklerine gelince, bunlar demir karbonatla oklude ve sağ/sol temporal kemikler (kulak) kalsiyum fosfat sedimentleriyle cerumen31 benzeri unsurlarla katmanlaşmıştır. Kulak bölgesine elle perküsyon yapıldığında tok ses verir, kalınlık artışı ağır kakozmi32 çıkışları yapabilir. External yüz açıklıkları yani orbitalar (göz çukurları) ve nazal boşluk (burun) elle perküsyonda bariz şekilde taşlaşmış oluşum sesi verir çünkü buralara yerleşen demir ve sülfür katmanları, piritleşme denen jeolojik süreci meydana getirir. Jeolojik olarak on binlerce yılda oluşması beklenen gözenek piritleşmesi fasiyal yapıda saniyeler içinde belirebilmektedir. Bu, facies interna’da (iç yüz kemiğinde) demir sülfit reaksiyonlarını tetikleyerek beynin kemiğe komşu frontal loblarının ani çürümesine yol açar. Beyin zincirleme piritleşmeye maruz kalarak çürüyüp taşlaşır. Sonuç olarak, görüldüğü üzere, yüzsüzlük taş kafalılığın sonucudur ve çürümüş beynin de işaretidir.
Yüzdeki (facies externa) yapıların geçici de olsa aniden ortadan kalkması, diğer omurgalılardaki fasiyal paraliziyle (yüz felci) benzerlik göstermeyen olağandışı bir semptomdur.33 Yüzdeki mütemadi hoşnutluk görünümü Facialium Frontalis Occultus kuşkusu uyandırmalıdır, zira yüzdeki gülümseme gerçekte adaleler erimeye başladığı içindir. Nato Sefalum veya Nato Mermerum gibi alt türleri de saptanmıştır. Nato Sefalum (Nato Kefalo, Nato Kafa gibi adlarla da anılır), kafanın volkanik kül sedimentleriyle kaplanmasına benzer bir yapısal dönüşüm sonucundaki sertleşmesidir. Terim, Ali Zırtullah Kermani (1033–1070) tarafından Yunan metinlerinden çevrilip yeniden Batılı kaynaklara geçmiştir. Nato Mermerum adlandırması, kafatasının mermer görünümlü bir doku almasıyla ilgilidir.34
Sefalo Petrifikus,35 kafatası kemiklerinde, hücre duvarlarında çözünmeyle gelişen hızlı dehidrasyonun aşırı mineralleşmeye götürdüğü bir hâldir. Böylece, baştan enseye kadar frontal ve oksiput bölgelerin tekilleştiği ve kemikten on beş bin kat sert, abuz ve sası bir yapıya dönüşmesiyle sonuçlanan muhtel bir durumdur.36 Ani kafatası masifleşmesi gösteren (akut sefalopetrifizm) çeken biriyle yapılan sefalofraktür37 çalışmasında pres altında dakikalar boyu kafatasına bası uygulamış ve çatlama gözlenmemiştir. Gerçekten de 400 Mpa’nın üzerinde basınç dayanımıyla, granit, siyenit, diorit, melafir gibi taşları geride bırakmasına karşın, petrifik sefallerin sanayi elması olarak kullanılması projesinin risklerine işaret eden bir örnek: Kişi prese girdikten sonra, gündelik hayatına kaldığı yerden devam etmiş ancak ertesi gün evde mutfak dolap kapağına çarpma sonucu kafa travması şikâyetiyle acil serviste tedavi görmüştür.
Sefalo Gigantis38 ve Mikrosefalium Silisium Idioticum birbirine zıt görünümlü olsa da her ikisi de zehil mineralleşme örnekleridir. Kapanmamış suturalar39 kafanın turfa şekilde mineralleşerek kireç kaymağı kıvamlı kırtıpil bir maddeye dönüşmesine sebep olur.40
Larengoskop muayenesinde nefes alırken sinüslerde yanma hissiyle beraber büyüme varsa bu kişilere bir miktar böbür verilir. Ancak fazla verilirse, aşırı böbürlenen kişiler amnezi41 belirtileri gösterir. Pupillerinde büyümeyle ve konjuktivalarında hidrasyonla beraber gözlerini devirerek konuşur, maksilla ile mandübula arasından sözcük taslakları kof ve fos olmak üzere iki formda çıkar. Bu esnada nazal hiza yukarı yönlüdür. Kısacası böbürlenme kısa süreli şavalaklık nöbetlerine sebep olmaktadır.
Giganto Mandibüler Malformasyon42 adıyla bilinen ani süreç burada incelenen son örnektir. Maksilla ve mandibül arasında ritmik, denetlenemeyen birbirine vurma nöbetini43 müteakip mandibulae alveole’lerde44 zangırdama had safhaya erişir. Nöbeti durdurmak için aniden işine gelmeyen şeyler söylenir ve gerçekten de tatavacı katılıp kalır, mandibulleri kenetlenir. Aşırı ödleklik yoluyla mandibüllerin devleşip otçullaşması bu aşamada başlayarak giganto mandibüler malformasyon’u ortaya çıkarır. Büzgü kasları korku nöbetinde diyapazon formunu aldığından, (diyapazon frekansı= N/2π L2 x √EI/√ρA’) anorektal muayene önerilir.
Hafıza Öğrenimi Değişim Ürünleri Karşılaştırması Programı
–IQ2 (-50 ila -100 arasında)
Tarihsel olarak perissodactyla takımının equidae familyasından gelen equus asinus45 türüyle ilişkilendirilmeye çalışılmış olsa da, günümüzde buna dair bilimsel kanıtlar sönüktür. Ancak önüne geçilemeyen sesli harf ünleme nöbetleriyle, ilk kalın sesli harfin ve ikinci ince sesli harfin46 sempatik sinir sistemi kontrolünde eşleştirildiği, ikilemenin ilk sesin uzatımına doğru artiküle olmasıyla tipikleşen, alalia görünümünde, aynı zamanda kadük fonetik ifadelerin tekrarıyla kendini gösteren bir kendini-ifade-tarzıyla anıldığı da olur.47 Bu özelleşmiş, belirsiz süre ve seanslara yayılan duygu-durum yoğunluğuna, gerek kafa ve gövde arasındaki servikal kısımda ve gerekse antiservikal melaninli kütiküllerde bir şerit oluşumu eşlik ederken, engellenemeyen bir kuadral-postürde-durma-dürtüsü, oldukça yaygındır.48 Vücutta somatik den eksikliği veya den yokluğuyla doğru orantılı biçimde, dörtlü peda-postürde ısrar belirtileri sergileyebilirler.49 Lateral huşunetle yakından ilişkili addedilir. Vertebrada ani ve aşırı faunalaşmaya eşlik eden, tüm iskelet sisteminin keresteleşmesiyle beraber bir bütün olarak hiper-nekes bir metamorfozdur. Vertebral yoklamada pergel kullanılarak yapılan ölçümler yok denecek kadar az bir büyüklüğe denk geldiğinden, raporlama esnasında, kolaylık bakımından “çapsız” ifadesine yer verilmesine sıklıkla rastlanır. En tefessüh etmiş görünümünde “verso-vertebral vertikalizasyon”la tipik hâle gelen “terra-sefalizm”50 için kuvvetli vinçler gerekmektedir, çünkü aymaz baş bölgesi gömüldüğü kumdan kolaylıkla çıkarılamaz. Moloz omurları arasında hiç disk kalmadığı için doğrulma yetisini yitirme hâline, yani hep yetersiz bir biçimde boynu ve ön gövdeyi belli bir cılız açısal deformasyonla eğme hâline, trapezeus ve longisimus kaslarındaki kalıcı ıskartalık yol açmaktadır.51 En dramatik hâlinde, servikal ve torakal omurlar ile lomber ve sakrum bölümlerinin bir bütün olarak rezilce ortadan kalkmasıyla kendini gösteren, ukubet bir anti-vertebral sendrom ya da dejeneratif non-vertebralite.52 Mandibuler jigantasyon, maksilla ve mandibuladaki alveollerinde gönlü kara bir devleşme, hacmen ve sayıca dental megali ile sonrasında bu belirtilerde ani bir remisyonla kendini gösteren sendrom.53 (Bkz. önceki bölüm) Vertikal nakrolepsi54 sendromuna deontolojik körlük, mesleki kaltabanlık ve benzeri şerir defektler de eşlik edebilir. Kalıtımsal spinal aldırışsızlık, apopleksiye55 bağlı kayıtsızlık da yaygınca görülmektedir. Ar atardamarlarında varisler, ar venlerinde kısmi, bölgesel ya da yaygın erozyonlar, hiper-habaset sendromuna örnektir.56 Süfli klan aidiyeti belirtileri değerlendirildiğinde, anormal derecede şerir apati de anlam kazanabilir ve ar damarlarındaki interdasyonun sebebi anlaşılabilir. Litotomi pozisyonunda tenya-omurga gözlemi daha kolaydır ve dejeneratif hödükler litotomi masasında hemen saptanabilir. Omurga öylesine incelip belirsizleşmiştir ki tenya omurga laparoskopik incelemede parazit gibi boylu boyunca spinal kordon yolunu çizmektedir. Omurga tenyalaşması, fiziksel bir belirti olmanın ötesinde özellikle proto-hödüklerde rastlanan bir omurga ekinokokuna işaret edebilir. Hekim tarafından resen verilebilecek bir raporla belgenerek yahut Association Internationale d’Élimination des Tiques ile akredite A.S.A.L.A.K. program şartnamesindeki koşulları sağladıkları müddetçe, uluslararası hukuk bakımından bu hödükler resmen asalaktır. Henüz deneysel aşamadaki Regresif Vertebral Ajitasyon (omurgayı geri çağırma) terapisi, bireysel menfaati hatırlatılanlarda omurganın yeniden belirmesini hedeflemektedir.
Birleşmiş Öğretim Nakli Programı
–IQ3 (-100 ve altı)
Beynin sağ ve sol hemisferleri arasındaki fissürün kireçlenmesi, ilkel beyin tartarlarını oluşturur. Yürürken bu kireç levhasının ses çıkarması nedeniyle halk arasında “tın tın” diye de bilinir. Zekâ fıtığında, beynin sol lobunun ve sağ lobunun, literatürde “bos primigenius taurus hemisferleri” diye bilinen sendroma referansla “sol lök” ve “sağ lök” olmak üzere yeniden adlandırılmaları söz konusudur. Bilateral ensefalonda (beyin) simetrinin ani yitimi, fissürlerin (yarıkların) belirsizleşmesiyle ortaya çıkmaktadır. Bu da tarihsel olarak, frontal keleleşme, parietal bakarlaşma, temporal çıtaklaşma ve oksipital kutalaşma olmak üzere, sığırlaşmaya sebep olmaktadır. İlkinde ön beyindeki gri madde yozlaşmakta, ikincisinde yan beyinde ak madde inkıraza uğramakta, üçüncüde yan beynin girus ve sulcus’larında gözle görülür derecede körelme meydana gelmekte ve son olarak dördüncüde arka beyinde UG (ultragabi) sendromu görülmektedir. Bu dört durumda da beyinde somato-sensöryel (bedenden gelen duyusal) mesajların çapraz işlenmesi dumura uğramaktadır. Kraniyum57 tarafından yeterince yalıtılamayarak havanın nemini soğurma yetisi kazanan serebral korteks topografyası cılklaşır. Nemli ve sulak alanları seven Gnathostomata’ların artiodactyla58 takımının bovidae59 familyasına ait varlıklara referansla Bubalus Bubalis60 adını alır.61 Geçici beyin sirozlarına gelince: Paryetal dış beyinle kafatası arasında, kafatasına yapışık dura zarında, ince beyin dokusuna yapışık pia zarında ve araknoid zarda kütlesi giderek artan amonyum sülfat topakları, beynin ilgili bölümünü nebdeleştirerek toksik demans belirtilerini tetiklemektedir. Beyin kemreleri, beyin kakozmisi verileriyle muayenede tespit edildiğinde, beyin lazımlığıyla defakasyon yaptırılarak belirtiler remisyona uğratılabilir.62 Ensefalografide diptera larva bulguları63 varsa, ani beyin ağırlığı kaybı aranır. Yoksa, egzofıtık da olabilir.64 Varsa, ultrasonik eko ölçerlerle kafatasının yankıma değerlerine bakılmalıdır, böylece ne kadar beyinsiz olduğu anlaşılır. Süpersonik HBNNK (hebenneka) değerlerine bakılır. Hebenneka değeri 1’e yaklaştıkça Cenevre sözleşmesine göre antipersonel muharebe cihazları kullanılmaktadır. Bön (HBNNK 10-5), Ultra Bön (HBNNK 5-1) veya Dip Bön (HBNNK 1-0) tetkikleri askeri nükleer deney bölgelerinde yapılabilmektedir. Akut Radyasyon Sendromu’na (ARS) direnç Ultra bönlerin tipik özelliğidir.
Beyinsizlik ölçümü son derece tehlikeli bir işlemdir. Kuzey Atlantik Radyoaktivite Merkezi bu işlemlere radyoaktiviteye dayalı personel kayıpları nedeniyle uzun yıllar önce son vermiştir. Gözlem yapan personel iç kanama, ilik dejenerasyonu ve üçüncü derece yanık şikâyetleri yaşamıştır. Ancak deneye alınanlarda bunlardan hiçbirine rastlanmamıştır. Beyinsize önce Aromatik Radyoiyot Soluma kürü yapılır. Radyoaktif hammaddelerin kurşun levhalarla güçlendirilmiş beton duvarlı odada 72 saat aralıksız solutulduğu bu işlem neticesinde belli belirsiz ilerleme gösteren tek bir örneğe rastlanmamıştır. Buna rağmen yıllar boyunca 7.00 × 10−7 m (morötesi kürü), Antipersonel KBRN (radyoaktif ve nükleer) kür, kararsız çekirdek kürleri, aromatik Siklotron terapisi, 100 TWh’lık hafif kür programı, iyonlaştırıcı radyasyon kürü gibi her tür gama ışıması denenmişse de sonuç alınmamıştır. Sonunda Fransız Uzay programı Conformisme Incurable65 raporuyla Radyoaktif Bön Programı’nı 1991’de durdurmuştur.
Ödlek, Hödük ve Bön Sertifikalarımızı Tanıyan Uluslararası Akreditasyon Kuruluşları:
Association de ceux qui se Promènent avec des Œillères (APŒ, Kuruluşu: 1927)
Confédération des ne Peuvent pas Voir par le Nez (CPVN 1996)
Ligue Intercontinentale des Concombres Désintéressés (LICD, 1934)
Institut des Imbéciles qui Brisent une Tempête dans une Cullière d’Eau (IIBTCE, 1955)
Fédération des Imbéciles Effrayés par Leur Propre Ombre (FIEPO, 1976)
Congrégation pour les Aveugles et les Sourds se Saluent (CASS, 1956)
Le Groupe de On s'est Laissé Aller à L'ours (GOLAL, 1989)
Seçme –IQ Kaynakçası
Běhounek, František. 1963. Polož Mě ke Svahu, Poškrábej Mě. Prague: Zbabelci.
Rabadán, Raúl. 2021. La Meva Cinta de Tiridine, Creus Que és Gratis? Cambridge University Press.
Rovelli, Carlo. 2010. Non Sederti, Non Alzarti Costruzione della Gamba del Polpaccio: È Difficile da Dire, ma non Drammatizzare. Milano: Ledizioni.
Ruiz-Lapuente, Pilar. 2022. El Huevo No Tiene Asa, No Hay Sueño en Mis Pjos. London: Elsevier.
Kısaltmalar:
H.A.: Halk arasında.
{fold içindeki imge: “IQ inheritance”, ayrıntı, kaynak: MIT Technology Review}
1. İdiopatik.
2. Klinik açıdan gözlenemez.
3. Belirti vermez.
4. Bkz. Kaynakça.
5. H.A. bindiği dalı kesenler.
6. H.A. kıç yalayıcılar.
7. H.A. emir kulları.
8. H.A. sahibine göre havlayanlar.
9. H.A. gerçeği işitme.
10. H.A. yağlı taban sendromu.
11. H.A. hazımsızlar.
12. H.A. palazlanmış.
13. H.A. kansızlık.
14. H.A. kifayetsizler.
15. H.A. hayalgücü yoksunları.
16. H.A. katılık.
17. H.A. yobaz.
18. H.A. bönlük.
19. H.A. koyun gibi.
20. H.A. ödleklik.
21. H.A. basiretsizlik.
22. H.A. öküzlük.
23. H.A. kolpacı.
24. H.A. yoz.
25. H.A. hodbinlik.
26. H.A. odun.
27. H.A. dangalaklık.
28. Taşlaşma.
29. H.A. taşkafa.
30. Boşlukların dolarak tıkanması.
31. H.A. kulak kiri.
32. Pis koku.
33. H.A. yüzsüzlük.
34. Bu ikisi 11. yüzyılda bir dönem öyle yaygınlaşmıştır ki halk arasında tekerleme gibi “nato kafa nato mermer” deyişi günümüze kadar ulaşmıştır.
35. H.A. taş kafa.
36. H.A. taş kafa.
37. Ezerek kafa kırma.
38. H.A. koca kafa.
39. H.A. bıngıldak.
40. H.A. et kafa.
41. Hafızasını kaybetmiş.
42. H.A. öküz kafa.
43. H.A. çeneleri zangırdama.
44. H.A. avurt dişleri.
45. Eşek.
46. A-i, A-i.
47. H.A. anırma.
48. H.A. eşeklik.
49. H.A. densizlik.
50. H.A. kafayı kuma gömme.
51. H.A. boyun eğme.
52. H.A. omurgasız.
53. H.A. at kafalı.
54. H.A. ayakta uyumak.
55. H.A. inme.
56. H.A. ar damarı çatlamış.
57. H.A. kafatası olarak bilinen, başın içinde beyin bulunduğu varsayılan kemikli yapısı. Kemikler ve beyin bölümleri aynı adla anılır.
58. H.A. çift toynaklılar.
59. Boynuzlular.
60. H.A. manda.
61. H.A. beyni sulanmış.
62. H.A. bok beyin.
63. H.A. kurtlanmış.
64. Dışa doğru taşmış, tomurcuklanmış.
65. Tedavisi olmayan konformizm.