Pasta-Kent Metaforu: Katmanlar

Alegorik olarak, her bir tasarımın kesiti aslında pek çok farklı türde, özellikte ve biçimde katman içermektedir. Kente farklı ölçeklerde baktığımızda şehir, bölge, bina veya herhangi bir tasarımı ve onun katmanlarını baz alabiliriz. Bunlar topografik, fiziksel, dijital ya da topolojik katmanlardır ki birleşimleri aslında pastayı ve pastanın bileşenlerini temsil etmektedir. Kentteki gibi pastada da katmanlar birlikte estetik hazzı ve algıyı oluşturur ve yönlendirir. Aslına bakılırsa pasta, katmanların birbiriyle iç içe geçtiği, lezzet ve görünüşün bir kompozisyon oluşturduğu bir tür tasarımdır. Aslında tüm bunlara dayanarak “Bir pastanın katmanlarını kentin katmanlarıyla metaforik anlamda benzeşim kurarak nasıl tarifleyebiliriz?” sorusu bu yazının çıkış noktasını oluşturmuştur. Bu doğrultuda yazıda, pasta-kent metaforu duyusal benzeşim bağlamında ele alınmıştır.

Pasta katmanları (fotoğraf: Fatma Burcu Karakoç, pasta: Sevda Yılmazsoy, Fatma Burcu Karakoç) ve kentsel bir bögenin katmanları, kaynak: Alexzel, Shutterstock

Kentteki duyusal öğeler olan ses, görüntü, koku ve doku aynı şekilde pastacılık alanında da yer bulmaktadır. Pastada lezzet, sesin yerine kullanılabilecek bir metafor olarak düşünülebilir. Koku ve doku ise malzemelerin bir araya gelme biçimleri ve bir araya gelen malzemelerin oluşturduğu ahengin bir bütünüdür. Aslında pastanın ahengi bir bütünü tanımlama hâlidir. Nasıl ki kentin tarihsel, sosyolojik, demografik bir yapısı ve altyapısı varsa pastanın da aynı şekilde ayakta durabilmesi için bir kaideye, bir tabana ihtiyacı vardır. Bu taban aynı kentteki gibi farklı dokuları, örüntüleri barındıran, iç içe geçmişliğin üzerine kurulu bir yapısal tasarlamadır.

Pasta keki, yumurta, şeker, un, süt, yağ vd. malzemeler karıştırılarak hazırlanıp bir kek kalıbına dökülür. Ardından fırın ya da ocakta pişirilerek hazır duruma getirilir. Pasta tabanı ise bir parça kekin bütünü oluşturacak şekilde kaideyle yerleştirilmesiyle oluşturulur. Sonrasında üzerine ilk katman, yani bir dolgu krema malzemesi ve arzuya bağlı meyve, kabuksuz kuruyemiş, çikolata parçaları, soslar eklenerek ilk adım atılmış olur. Bunu, kent ilk oluştuğunda, kentlinin ilk attığı adım gibi, olgusal bütünlüğe nasıl katkı sağlıyorsa, aynı şekilde ilk katmanda bir bütünü bir bütüne referans veren en önemli nokta şeklinde de tanımlayabiliriz. Pastanın yapılış sürecinde bir parça kek ve bir katman dolgu krema malzemesi yanında meyve, çikolata, badem, fıstık, krokan vb. malzemeler eklenir. Bunu Gestalt teorisi açısından yorumlamak gerekirse, pasta tümevarım yöntemiyle yapılan parçaların bütünü oluşturduğu ve parçalar bütünü oluşturduğunda, bütünden daha çok anlam ifade ettiği olgusal bir yaklaşımdır.

Dolgu krema hazırlandıktan sonra, aromasını ve esas dokusunu veren meyve, kuruyemiş, sos, çikolata parçaları gibi pek çok dokunun eklenmesiyle pasta zenginleşir. Bu zenginleştirme aslında kentin içerisindeki tüm bileşenleri de metaforik olarak içerebilir; yani aslında pastanın içerisindeki çikolata parçacığı ya da meyve dilimleri kentin içerisindeki herhangi bir katman parçası olarak yorumlanabilir. Öyle ki bu bazın üzerine kurulu aroma pastanın bütünlüğüne ismini verecek kadar öne geçmiştir; çünkü pasta her ne kadar ana malzemesi çikolata olsa da, ara katmandaki o dolgu malzemesi veya aromasıyla anılmaktadır. Nasıl ki bir parça çilek kullanmak bile pastayı çilekli pasta hâline getiriyorsa, bu bağlamda kentteki bazı binalar ve simge yapılar [landmark] şehrin o yapılarla tanınmasını sağlamaktadır.

Pastadaki bir diğer önemli unsur, bitim katmanıdır. Son katman olarak da adlandırılan bu kısım aslında pastanın son hâle getirilmesini ve adının hakkını vermesini sağlar. Gestalt teorisi açısından baktığımızda da asıl bu bütünü oluşturan ve bütünleştiren katman hâline gelmektedir. Pasta yapım araçları nasıl ki parçaları bir bütün hâline getiriyorsa, yaşantılar ve kentliler de kenti şekillendirmektedir. Metaforik olarak her kentli adeta bir “pasta paleti veya spatulası” gibi kente müdahale etmekte ve bütünü bir çeşit armoni içinde deforme etmekte ya da şekillendirmektedir.

Pastadan bir kesit (fotoğraf: Fatma Burcu Karakoç, pasta: Sevda Yılmazsoy, Fatma Burcu Karakoç) ve bir yapı kesiti,
kaynak: Architizer

Pastanın en üst katmanı dekoratif çikolatalar, meyve parçaları, yenebilir çiçekler, şeker hamurları, ganaj ve pasta süsleri kullanılarak elde edilmektedir. Bu malzemeler aynı kentin görünen yüzünü, altyapısından bağımsız olarak bize gösterir. Bu katman aslında pastanın görünüşünü yani fenotipini ifade eder; kentte görünen renklerin, dokuların ve tüm kompozisyonun ifadesi olarak nitelendirilebilir. Tüm bu katmanlar ile pasta aslında kente referans veren, sadece görüntü değil tüm duyusal ifadeleri barındıran bir bütün olması yönüyle de kentin adeta bir metaforik temsili gibidir. Aslında bu temsil içerisinde en üst katmanın kaplanmasında veya dekor olarak kullanılan her şeyin bu parçaların toplamından nasıl daha çok şey ifade ettiğini ve bir bütünü nasıl “pasta” olarak sonuçlandırdığını göstermektedir.

Bir pastacının naked cake yapması veya eserinin üzerini bir malzemeyle kaplaması da bir tercihtir. Bu, bazı kentlerin ilk bakışta anlaşılamaması ve iç kısmın görünmemesi için illaki deneyimlemeye ve katılmaya zorlaması gibidir. Bazıları da dışarıdan çok kolay algılanabilen ve dışına baktığında aslında içini görebildiğiniz bir yapıdadır. Tüm bu seçimler pastayı yapanın, yani pastacının inisiyatifindedir. Pastacının pastayı bir şeker hamuruyla kaplaması ise aslında pastanın içerisindeki tüm katmanları örtme isteğinden kaynaklanabilir. Bazı kentlerin görünmeyen yüzleri olduğu gibi pastaların da görünmemesi gereken, görünmekten kaçınılması gereken noktaları olabilmektedir. Bu, kentin pastayla hemhal oluşuna bir örnektir.

Kenti gezerken ve deneyimlerken tahayyül ettiğimiz o bütünlük aslında pastayı tattığımızda ve lezzetiyle bütünleştiğimizdeki tamlık hissiyle eşdeğerdir. Dokunun, kokunun ve temsillerin tamamının farkını anlayabilmemiz kentte nasıl ki gezmekle mümkünse, pastada da tatmakla mümkün duruma gelmektedir. Tüm bu yönleriyle pasta-kent metaforu sadece katmanlar yönüyle değil, deneyimleme yönüyle de benzeşmekte ve parçaların bütünden ne denli çok şey ifade ettiğini bize göstermektedir.

fotoğraf: Fatma Burcu Karakoç,
pasta tasarımı: Sevda Yılmazsoy,
Fatma Burcu Karakoç

Fatma Burcu Karakoç, katman, pasta