Mekânsal Hafızası:
Hapishane Müzeleri*
Suç ve ceza olguları insanın tarihsel serüveni boyunca sürekli var olagelmiş ve her dönemde suçun tanımı ve cezanın kapsamı toplumların adalet anlayışına, kültürel normlarına ve siyasi yapısına göre değişim göstermiştir.
Törelere ve ahlaki kurallara aykırı davranış olarak tanımlanan suç olgusu hukuki terim olarak “toplumsal düzenin devamı açısından korunması gereken hukuki değerlerin bilerek ve istenerek ihlalini (kast) veya bu değerleri korumaya yönelik kurallara karşı özensizliği (taksir) ifade eden insan davranışı” şeklinde karşımıza çıkar. Ceza olgusu ise genel anlamda uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici yaptırım olarak görülürken hukuki karşılığı “kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını bozan kişilere uygulanan müeyyide” olarak tanımlanmaktadır.
Antik çağlarda cezalar genellikle intikam duygusuna dayalıdır. Antik Yunan’da ölüm cezası yaygındır ve sadakatsizlik gibi suçlar ağır cezalarla sonuçlanmıştır. Roma’da ceza hukukuna ilgi artmış ve Cicero gibi düşünürler cezanın caydırıcı işlevini vurgulamıştır. Roma’da ölüm cezaları yaygınken, zamanla bu cezalar azalmış ve sürgün cezası artış göstermiştir.
Ortaçağda feodal yapı ve kilisenin etkisiyle cezalar kişisel intikam ve düellolarla çözülmüştür. 9. yüzyıldan itibaren cezalar tazminat, caydırıcılık ve kefaret gibi amaçlarla uygulanmaya başlanmış ve cellatlar ceza infazında önemli bir rol oynamıştır.
12. yüzyılda sapkınlıkla mücadele için Engizisyon devreye girmiş, Kilise ve laik mahkemeler gizli soruşturmalar ve işkencelerle sapkınları cezalandırmıştır.
Aydınlanma dönemiyle ceza anlayışı insan haklarına dayalı hale gelmiş ve René Descartes ve Hugo Grotius gibi düşünürler, cezanın intikam değil toplum yararı hedefli olması gerektiğini savunmuştur. Monarşinin gücüyle cezalandırma yöntemleri değişmiş, ancak Kiliseyle mücadeleler de sürmüştür.
Modern çağda burjuvazinin mutlak monarşiyi aşmasıyla anayasal devlet modeli ortaya çıkmış ve cezalandırma sisteminde önemli reformlar yapılmıştır. Bu dönemde cezalarda hafifletmeler görülmüş ve bedensel cezaların etkisi azalmıştır; cezalandırma artık yalnızca bedene değil ruha müdahale etmeye yönelmiştir. Foucault’ya göre, iktidar bedeni hedef alan yeni cezalandırma teknikleri geliştirmiş ve hapishanelerin bu dönüşümün somut örneği olduğunu vurgulamıştır.
Hapis cezası antik çağlardan günümüze kadar uygulanan cezalardan biri olarak karşımıza çıkar. Antik çağlarda genellikle geçici bir cezalandırma şekli olarak görülürken, Hıristiyanlık sonrası yaygınlaşmaya başlamış ve mahkûmların yaşam koşulları giderek daha kötü hale gelmiştir. Özellikle 8. yüzyılda Langobarden’lar tarafından hapis cezası uygulanmaya başlanmış, ardından 9. yüzyılda manastırlarda ahlaka aykırı davranışlar cezalandırılmaya başlanmıştır. Ortaçağda hapishaneler genellikle kralın hayat bağışı yerine tercih ettiği bir seçenek olarak kullanılırken, hapis cezaları genellikle insanlık dışı koşullarda, kalelerde infaz edilmiştir. 1532’de Carolina’da hapis cezası yasal bir ceza türü olarak kabul edilmiş ve hapishaneler modern anlamda ilk kez yerel seviyedeki idari yapılar olarak kullanılmaya başlanmıştır.
18. yüzyıldan 19. yüzyıla geçişte cezalandırma uygulamaları önemli bir dönüşüm geçirmiştir. Foucault’nun “büyük kapatma” dediği bu dönemde akıl hastaları, suçlular ve gençler için farklı kurumlar kurulmuş, böylece her grup ayrı bir alanda izole edilmiştir. Bu kapatma sisteminin ekonomik kriz ve işsizlik gibi toplumsal sorunlara çözüm olarak ortaya çıktığı, hem toplumsal huzursuzluğu engelleme hem de ucuz işgücü sağlama amacı taşıdığı söylenebilir. Bu bağlamda, hapishanelerin ortaya çıkışı sadece cezalandırma değil, bireyleri disipline etme ve toplumda yerlerine yerleştirme aracı olarak da işlev kazanmıştır.
Foucault hapishanelerin sadece hukuksal bir olgu olmadığını, toplumsal düzenin bir parçası olarak şekillendiğini vurgular. Hapishane bireylerin davranışlarını kontrol etmek ve şekillendirmek için kullanılan bir araçtır. Eskiden halkın gözünde işkenceler ve infazlar bir tür gösteriye dönüşürken, 19. yüzyıldan itibaren ceza daha gizli ve içsel bir hale gelmiştir. Ceza artık sadece suçluyu cezalandırma değil ıslah etme amacı taşır.
Modern hapishane sisteminin temelleri Fransız ve Amerikan devrimleri gibi önemli sosyal değişimlerle şekillenmiştir. Bu devrimlerle birlikte ceza hukukunda bir dönüşüm yaşanmış, bedensel cezalar ve idam cezası kaldırılmış, hapis ve zorla çalıştırma gibi yöntemler ön plana çıkmıştır. Bu süreç cezanın daha eşitlikçi bir şekilde uygulanmasını sağlarken, aynı zamanda suçluların toplumsal uyumları için daha sistematik ve denetimli bir yaklaşım benimsenmiştir.
Bu tarihsel gelişim sürecinin doğal bir uzantısı olarak, günümüzde kullanım süresini doldurmuş bazı tarihi hapishanelerin gelecekte nasıl işlevlendirileceği sorusu gündeme gelmiş, bu kapsamda hapishane müzeleri hem karanlık turizm (dark tourism ya da thanatourism: savaş, felaket ve ölümle ilişkilendirilen alanlara duyulan turistik ilgiyi ifade eder) bağlamında hem de tarihsel ve kültürel miras açısından önemli bir alan haline gelmiştir. Bu işlevlendirme süreci cezaevi mimarisinin yanı sıra cezalandırma ve toplumla ilişkiler üzerine önemli bilgiler sunmaktadır.
İlk hapishane müzeleri, cezaevlerinin ikonik yapılarından yararlanarak toplumun ceza sistemine dair ilgisini ve merakını karşılamıştır. Avustralya’da SUCCESS isimli bir hapis gemisi sergisi hapishane müzelerinin ilk örneklerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Bu sergi, mahkûmların yaşamlarını anlatan abartılı hikâyelerle birçok ziyaretçi çekmiştir. Ancak hapishane müzeleri mahkûmların hayatlarını sergilemekle kalmayıp, toplumların ceza sistemine bakış açılarını da tartışmaya açar.
Hapishane müzeleri özellikle Foucault’nun ceza ve kontrol teorileriyle bağlantılıdır. Modern hapishanelerin cezalandırmanın fiziksel bir gösterisi olduğunu savunarak, toplumu cezalandırma ve kontrol etme mekanizmaları üzerine düşünmeyi teşvik ederler. Hem mimari açıdan hem de sergilenen objelerle, cezalandırma ve hapis cezasının evrimini yansıtırlar. Ziyaretçiler bu mekânlarda geçmişle doğrudan temas kurarak, cezalandırma ve izolasyonun nasıl işlediğini somut bir şekilde deneyimler.
Hapishane müzeleri, kuruluş amaçları ve işleyiş süreçleri bakımından farklılık gösterir. Bu müzeler eğitim, anma, araştırma, eğlence ve ticari kazanç gibi farklı hedefler taşır. Aynı zamanda yerel ekonomiyi canlandırmak, istihdam yaratmak ve kültürel mirası anlatmak gibi toplumsal roller üstlenirler.
Ziyaretçilerin bazen bu mekânlara ilgisi yüzeysel bir meraktan öteye gitmeyebilir. Michael Foucault’nun vurguladığı gibi, bu ilgi çoğu zaman bir gözlem ve kontrol sürecinin taklidi gibidir. Hapishane müzeleri bazen adaletsizlikleri eleştirirken, bazen mevcut ceza sistemlerini meşrulaştırır ve haksızlıkları örtbas eder.
Hapishane müzeleri genellikle, geçmişteki ağır ceza uygulamalarını gösterip bugünkü sistemin “daha insancıl” olduğu algısını yaratır. Ancak bazı örneklerde hapishane yaşamı ticari kaygılar nedeniyle idealize edilir ve bu da toplumsal sorunların görmezden gelinmesine neden olur.
Bazı hapishane müzeleri ziyaretçilere sadece mekânın tarihi değil, insan hakları, dayanışma ve sosyal adalet gibi konularda farkındalık kazandırmayı amaçlar. Robben Adası gibi örneklerde bu mekânlar karşı hegemonik hikâyelerin anlatılmasına da olanak tanır.
Hapishane müzeleri ziyaretçilere hapsedilme deneyimini doğrudan yaşama fırsatı sunar ve bu deneyim, cezalandırma sistemine dair düşünceleri sorgulama imkânı yaratır. Ancak araştırmalar, bu müzelerin çoğu zaman eleştirel düşünceyi teşvik etmek yerine toplumsal önyargıları pekiştirdiğini göstermektedir. Ziyaretçiler genellikle mahkûmlara empati geliştirmekten çok, ceza sistemini onaylayan ya da suçun egzotik yönlerine odaklanan bir bakış açısına sahip oluyorlar. Akademisyenler, bu müzelerin çağdaş hapishane sorunlarına daha fazla yer verip, insan hakları odaklı kapsayıcı anlatılar geliştirmesi gerektiğini savunuyor.
Hapishane müzelerinin en önemli amaçlarından biri, içinde barındırdığı hafızayı dinamik tutmaktır. Bu bağlamda hafıza mekânı olarak da görülebilen bu müzeler, Pierre Nora’nın dediği gibi tarihsel bir işlevi de yerine getirmiş olur. Nora’ya göre, hafıza mekânları geçmişi hatırlamakla kalmaz, aynı zamanda toplumların geleceğe dair dersler çıkarabilmelerine olanak tanır. Bu mekânlar toplumsal değişimlerin etkisiyle şekillenir ve halkın ortak hafızasının korunmasını sağlar. Özellikle unutulma tehlikesiyle karşı karşıya olan geçmişi koruyarak gelecek nesillere aktarılmasına olanak tanırlar; müzeler, arşivler, anıtlar ve mezarlıklar gibi mekânlar kültürel belleğin taşıyıcılarıdır ve toplumsal hafızanın temel unsurlarını oluştururlar.
Hafıza mekânları genellikle somut yapılar olmakla birlikte sembolik anlamlar taşır ve topluluklar için farklı anlamlar içerir. Zamanla hem fiziksel hem de sembolik anlamlarını kaybedebilir ya da yeniden şekillendirilebilirler. 20. yüzyılda, özellikle savaşlar ve travmalar sonrasında birçok ulus hafızalarını bu mekânlar aracılığıyla yeniden tanımlamıştır.
Hapishane müzelerinin işlev kazanması sürecinde kim tarafından kurulduğu, yönetildiği ve finanse edildiği soruları önemlidir; çünkü farklı kültürel ve politik güçlerin etkisinde oluşur, devletlerin adalet politikalarıyla yakından ilişkilidirler.
Hapishane müzeleri suç ve ceza anlatımıyla sınırlı kalmaz, toplumsal algıları ve politikaları da şekillendirir. Bazı ülkelerde ekonomik nedenlerle turistik cazibe merkezi haline gelirken, bazı ülkelerde politik amaçlarla kurulmaktadırlar. Özellikle yeni rejimler eski rejimlerin baskıcı yanlarını göstermek için bu müzeleri kullanır. Eğitim amacı taşıyan müzelerde de geçmişin nasıl hatırlanacağı çoğunlukla devletin kontrolündedir.
Müzeler genelde güncel siyasi tartışmalardan uzak durmaya çalışsa da bu durum mevcut düzeni sorgulamadan desteklemek anlamına gelebilir. Hapishane müzeleri toplumda mevcut sosyal düzeni ve politik yapıları meşrulaştıran araçlar olarak görülmektedir.
Direniş ve Umudun Hafızası: Robben Adası
Hafıza mekânı bağlamında dünyadaki en önemli hafıza müzelerinden biri Güney Afrika Cape Town’daki Robben Adası’dır. Yüzyıllar boyunca cüzzamlıların, akıl hastalarının ve siyasi mahkûmların sürgün edildiği ve 17. yüzyıldan itibaren hapishane olarak kullanılan ada, Apartheid (ayrılıkçı) rejimi sırasında, özellikle 1960’lardan itibaren, yüksek güvenlikli siyasi mahkâm hapishanesi haline gelmiştir. Nelson Mandela da dahil olmak üzere, Güney Afrika’nın özgürlük mücadelesinde önemli rol oynayan pek çok lider burada hapis yatmıştır. Mahkûmlar adada ağır fiziksel koşullarda çalışmış, buna rağmen aralarındaki dayanışma ve eğitim faaliyetleriyle direniş ruhunu sürdürmüşlerdir. Güney Afrika’nın demokrasi mücadelesinde önemli bir simgeye dönüşen ada, Apartheid rejiminin sona ermesiyle müze ve anıt haline getirilmiştir. 1997 yılında Nelson Mandela tarafından açılan müze insan hakları, özgürlük ve umut temalarını öne çıkarmakta, adadaki tarihi yapılar, Mandela’nın hücresi ve eski mahkûmların rehberlik ettiği turlar aracılığıyla ziyaretçilere duygusal ve öğretici bir deneyim sunmaktadır.
Yassıada’dan Demokrasi ve Özgürlükler Adası’na
Hafıza mekânları kapsamında Türkiye’deki en önemli örneklerin başını çeken Yassıada, antikçağda Plateia (yassı) olarak adlandırılmış, Roma ve Bizans dönemlerinde sürgün ve inziva yeri olmuş, 9. yüzyılda Aziz İgnatius’un manastırıyla anılmıştır. 1859’da Sir Henry Bulwer, sonrasında Mısır Hıdivi İsmail Paşa tarafından satın alınmıştır. 1947’de Deniz Kuvvetleri eğitim tesisi olmuş, 1960 darbesi sonrası Demokrat Parti yöneticilerinin yargılandığı olağanüstü mahkemelere ev sahipliği yapmıştır. 27 yıllık CHP iktidarının ardından Demokrat Parti 1950’de yönetime gelmiş fakat antidemokratik uygulamaları ve muhalefete baskısı nedeniyle 27 Mayıs 1960’ta askeri darbeyle devrilmiştir. Bu darbe Türkiye’nin siyasi tarihinde ordunun etkili olduğu yeni bir dönem başlatmıştır. Darbe sonrasında Yassıada’da kurulan Yüksek Adalet Divanı’nda Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes ve Demokrat Parti yöneticileri yargılanmıştır. İktidar yetkililerine 19 ayrı dava açılmış, toplamda 592 kişi yargılanmış, 1068 kişinin tanıklığına başvurulmuştur. Duruşmalar 203 gün sürmüş ve yaklaşık 150 bin kişi tarafından izlenmiştir. Yargılamalar sonunda 15 kişi idam cezasına çarptırılmış, 31 kişiye müebbet, 418 kişiye değişen sürelerde hapis cezaları verilmiştir. Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan 16 Eylül 1961’de İmralı Adası’nda, Adnan Menderes ise 17 Eylül 1961’de idam edilmiştir. Yassıada bu yargılamalarla toplumsal hafızada derin izler bırakmıştır.
27 Mayıs 1960 darbesi Türkiye’nin siyasi ve toplumsal tarihinde bir dönüm noktası olarak kabul edilmekte ve farklı tarihyazımlarıyla ele alınmaktadır. Bazı tarihçiler darbeyi iktidarın anayasa ve hukuk tanımazlığının doğal sonucu olarak değerlendirirken, Aydemir gibi yazarlar bu süreci “toplumun müdahale beklentisi”nden doğan meşru bir ihtilal olarak tanımlamıştır.
Yassıada yargılamaları bazı tarihçiler tarafından önceden belirlenmiş, hukuki güvenilirliği tartışmalı bir süreç olarak görülmüş, Menderes’in idamı sonrası merkez sağ siyasette ada bir “demokrasi şehidi” anlatısıyla önemli bir sembole dönüşmüştür. 1990 yılında mezarların Topkapı Anıt Mezarı’na taşınması ve AKP döneminde adaya “Demokrasi ve Özgürlük Adası” adı verilmesi bu hatırlamanın örneklerindendir.
27 Mayıs’ı, askeri müdahaleyi yaşayanlar genellikle “darbe” olarak tanımlarken, bazı toplumsal gruplar “devrim” ya da “inkılap” olarak nitelendirmiştir. Sağ kesimlerin mağduriyet algısı darbenin siyasi hafızadaki yerini pekiştirmiş ve süreç sıkça popülist bir malzeme olarak kullanılmıştır. Günümüzde de Adnan Menderes’in "demokrasi şehidi" olarak anılması bu devamlılığın göstergesidir.
Yassıada 2000’li yılların başından itibaren farklı kullanım önerileriyle tartışmaya açılmış; hapishane, müze ve turizm merkezi gibi işlevler gündeme gelmiştir. 2011 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredilmiş, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği iştirakiyle bir kongre ve turizm merkezine dönüştürülmesi planlanmıştır. Bu dönüşüm sürecinde koruma derecesi düşürülerek yapılaşma oranı artırılmış, hukuki itirazlara rağmen 2013 yılında adı Demokrasi ve Özgürlükler Adası olarak değiştirilmiştir. 2015 yılında başlayan inşaat süreci doğal ve tarihi dokusuna ciddi zararlar vermiş, katılımcı ve şeffaf bir koruma süreci işletilmeden kültürel miras ilkeleri göz ardı edilmiştir.
Demokrasi ve Özgürlükler Adası’na dönüştürülme süreci sonrası adada üç müze oluşturulmuştur. 27 Mayıs Müzesi askeri darbe sonrası yargılamaları; Adnan Menderes Müzesi, Menderes’in yaşamını ve tutukluluk sürecini; Demokrasi ve Özgürlükler Müzesi de Osmanlı’dan günümüze Türkiye’deki demokrasi tarihini anlatmaktadır. Ayrıca Bizans döneminden kalma yapılar restore edilerek sergilenmiş ve adaya çeşitli anıtlar yerleştirilmiştir.
Türkiye’de siyasi olaylara yönelik farklı tarihsel anlatılar ve bellek inşası toplumsal hafızanın ortaklaşmasını engellemektedir. Travmatik geçmişle yüzleşme süreci, adaletin sağlanması için kritik bir adım olmasına rağmen siyasal iradenin yönlendirmesi ve toplumun talepleri doğrultusunda şekillenmektedir. Dünyada benzer örneklerde hakikat komisyonları, anma müzeleri ve hafıza mekânları yoluyla bu tür yüzleşmeler desteklenirken Türkiye’de bellek daha çok iktidar odaklı söylemler aracılığıyla inşa edilmekte ve bu durum tarihsel olayların yorumlanmasında çatışmalar yaratmaktadır.
Bu yazıda söz edilen her iki ada siyasi baskı, mahkûmiyet ve adaletsizlik temaları etrafında şekillenen deneyimleriyle kolektif bellekte travmatik bir yer edinmiştir. Robben Adası özgürlük, barış ve umut mesajlarını ön plana çıkararak tarihi adaletsizlikle yüzleşme ve toplumsal uzlaşıyı destekleme imkânı sunarken, Yassıada’nın dönüşüm süreci belirli bir tarih anlatısının merkeze alındığı, mekânın çokkatmanlı tarihsel belleğinin görünür olmaktan uzaklaştığı bir yeniden işlevlendirme süreciyle şekillenmiştir. Mimari müdahaleler ve turizm odaklı yapılaşma, tarihsel dokuyla uyumsuz bir şekilde adanın fiziksel ve simgesel kimliğini olumsuz anlamda dönüştürmüş, onun anma ve yüzleşme odaklı bir hafıza mekânı olma potansiyelini geri plana itmiştir. Bu durum Yassıada’nın tarihi ve siyasi miras niteliğinden çok, ticari ve temsili bir destinasyon olarak yeniden konumlandırılmasına zemin hazırlamıştır.
27 Mayıs Müzesi’nin giriş kısmında
19 davanın sergilenmesi
27 Mayıs Müzesi’nin giriş kısmında
19 davanın sergilenmesi
27 Mayıs Müzesi’nin iç sergileme bölümü, hâkim ve savcı heykelleri
27 Mayıs Müzesi’nin mahkeme salonu sergilemesi; önde Adnan Menderes,
arkada Celal Bayar, Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan heykelleri
27 Mayıs Müzesi’nin mahkeme salonu sergilemesi; asker, hâkim, savcı, Adnan Menderes, Celal Bayar, Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan heykelleri
Adnan Menderes’in doğduğu Aydın Çakıroğlu Konağı’nın oda temsilleri
{tüm fotoğraflar: Figen Tokgöz}* Bu makale, yazarın Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde hazırladığı “Sosyal Tarih Yazımında Hapishane Müzelerinin Yeniden Yorumlanışı: Yassıada Örneği” başlıklı yüksek lisans tezinden üretilmiş olup, içerik kısmen alıntılar ve akademik geliştirmeler içermektedir.
KAYNAKÇA
Adalar Savunması, (2016). Bir Doğa, Tarih ve Kültür Katliamı Yassıada ve Sivriada.
Aktaş, S. (2009). “Cezalandırmanın Amacı Üzerine”, Erzincan, Binali Yıldırım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 13, 1-2, 1-25.
Akyıldız, K., Bircan, T., Narlı, N. (2020). “12 Eylül: Hafızalaştırma ve Bellek Siyaseti”, Birikim Dergisi.
Alşahin, M. E., Artuk, M.E. (2015). “Hapis Cezalarının ve Cezaevlerinin Tarihi Gelişimi”, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, Cilt: 21, Sayı: 2, 297-337.
Arslan, S., Uludağ, Z. (2020). “Dilde Mekânı (Yeniden) Kurgulamak: Yer İsimleri, Kolektif Bellek ve İdeoloji”, Kent Araştırmaları Dergisi, Sayı 31, Cilt 11, 1422-1455, DOI:10.31198/idealkent.829867
Aslan, S. (2015). “Prison Tourism As A Form Of Dark Tourism”, The Journal of International Social Research, Cilt: 8 Sayı: 40, 600-608. DOI:10.17719/jisr.20154013942
Ateş, A. (2017). “Türkiye Cumhuriyeti’nde Erken Dönem Tarih Yazımı”, Akademik İzdüşüm Dergisi, 2(3), 21-34.
Australian National Maritime Museum, Prison hulk, SUCCESS, 103 years old.
Aydemir, Ş.S. (1973). İhtilalin Mantığı ve 27 Mayıs İhtilali, Remzi Kitabevi.
Bacaksız, P. (2015). “Cezalandırma ve Topluma Yeniden Kazandırma”, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 16, Özel Sayı 2014, 4917-4941.
Barton, A., Brown, A. (2012). “Dark Tourism and the Modern Prison”, Prison Service Journal, No: 199, 44-49.
Barton, A., Brown, A. (2015). “Show Me The Prison! The Development of Prison Tourism in the UK”, Crime Media Culture, 11(3), 237-258. DOI:10.1177/1741659015592455.
Bassanelli, M., Gennaro, P. (2013). “Museography for Traumatic Memories: Re-Enacting —The Past”. Interventions/Adaptive Reuse: Int/AR, 4, 6-13.
Bauman, R. A. (1996). Crime and Punishment in Ancient Rome, Cambridge University Press.
Bauman, Z. (1997). Modernite ve Holocaust, (Çev. S. Sertabiboğlu), İstanbul, Sarmal Yayınevi.
Bayrak, E. (2016). “Siyasi İktidarın Geçirdiği Dönüşümler Bağlamında Cezalandırmanın Seyri”, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, sayı 125, 39-58.
Bayram, İ., Oral S., Erdoğan, T., Bayraktar, Y. (2021). “Hüzün Turizmi Kapsamında Seyahat Eden Bireylerin Motivasyon Düzeylerinin İncelenmesi: Ulucanlar Cezaevi Müzesi Örneği”, International Social Sciences Studies Journal, Vol: 7, Issue:80, 1144-1155. DOI:10.26449/sssj.3038
Beccaria, C. (2015). Suçlar ve Cezalar Hakkında, (Çev. S. Selçuk), Ankara: İmge Kitabevi.
Bezirgan Tanış, B. (2022). “Karanlık Geçmişten Karanlık Mirasa: Yassıada ve Robben Adası’nda Hafıza Mekânlarının İnşası”, Cilt 25 Sayı 2, Sosyoloji Araştırmaları Dergisi, 169-187.
Bloch, M. (2013). Tarih Savunusu veya Tarihçilik Mesleği, çev: Ali Berktay, İstanbul: İletişim Yayınları.
Bolat, M. (2018). “27 Mayıs Hürriyet ve Anayasa Bayramı (1963-1980)”, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, 34 (2) : 98, 377-410.
Bond, D., Luke, J., Berger, D., Snyder, S. (2022). “Changing The Narrative Of Incarceration: Ethical Interpretation Of Prison Museums”, Museology Graduate Program, Museumsforward.
Buntman, F.L. (2003). Robben Island And Prisoner Resistance To Apartheid, Cambridge University Press.
Burke, P. (2000). Tarih ve Toplumsal Kuram, (Çev. M. Tunçay), Tarih Vakfı Yurt Yayınları.
Burke, P, (1993). History and Social Theory, New York: Cornell University Press, İthaca.
Burke, P. (2008). Kültür Tarihi, çev: Mete Tunçay, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları.
Casey, E. S. (2004). “Public memory in place and time”. Phillips, K. R. (ed.), Framing public memory içinde (s. 17-44). Tuscaloosa, AL: University of Alabama Press.
Chen, S., Xu, H. (2020). “The Moral Gaze in Commercialized Dark Tourism”, Current Issues in Tourism, DOI:10.1080/13683500.2020.18283092167-2186.
Çakır, M. (2017). “Social justice: From past to present”, International Journal of Social Sciences and Education Research, c. 3, s. 2, ss. 560–572.
Çetinsöz, C. B. (2017). “Karanlık (Dark) Alanları Ziyaret Eden Yerli Turistleri Motive Eden Etmenler: AnkaraUlucanlar Cezaevi Müzesine Yönelik Bir İçerik Analizi”, II. Uluslararası Sosyal Bilimler Sempozyumu, 18-20.
Dale, C., Robinson, N. (2011). “Dark Tourism, In Research Themes for Tourism”, 205-217. doi/pdf/10.5555/20113005498.
Demir Güneş, C. (2013). “Michel Foucault’da Söylem ve İktidar”, Kaygı Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Dergisi, Sayı 21, 55-69.
Demirkent, D. (2017). “Adaleti Sağlamak Değil, Hakikati İnşa Etmek: Engizisyon Yargılama, Usulü”, 2, Ankara Barosu Dergisi, 205-217.
Demirkırat Belgeseli, 1991, 32. Gün Arşivi.
Demokrasi ve Özgürlükler Adası
Doğancılı, O.S. (2019). “Dark Tourism and its Examples in the World,” Current Issues in Tourism and Hospitality Management, (Ed. İ. Yazıcıoğlu, Ö. Yayla, A. Solunoğlu,), 43-56.
Dündar, D. G. (2023). “Orta Çağ Avrupa’sının Eli kanlı Adlî Memurları ve Kirli İşlerin Efendileri: Cellatlar”. Avrasya Uluslararası Araştırmalar Dergisi, 11 (36), 252-274.
Ergun, C., Oktay, K. (2022). “Türkiye’deki Mevcut ve Potansiyel Hüzün Turizmi Alanları Üzerine Bir İnceleme”, Akşehir Meslek Yüksekokulu Sosyal Bilimler Dergisi, 14, 15-24.
Fırıncıoğulları, S. (2018). “Suç, Sapma ve Toplumsal Kontrol”, Sosyoloji Toplumbilim – İçtimaiyat İlmi Umran, 365-377.
Foucault, M. (1992). Hapishanenin Doğuşu, (Çev. M. A. Kılıçbay), İmge Kitabevi.
Foucault, M. (2014). Özne ve İktidar, Seçme Yazılar 2, (Çev. I. Ergüden-O. Akınhay), Ayrıntı Yayınları.
Gaillard, X. (2019). “The Museumification Of Prisons In Tehran And Sulaymaniyah: Power, Collective Memory And Hegemony”, yüksek lisans tezi.
Gökcen, A., Ünal, E. (2022). “27 Mayıs 1960 Tarihinde Yürürlükte Olan Ceza Mevzuatımız ve Evrensel Hukuk Bağlamında Yassıada Yargılamaları”, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, Cilt 28, Sayı 1, s. 129-169.
Gürleyen, T. (2019). “Miraslaştırma ve Anma Biçimlerinin Karanlık Yüzü: Kolektif Belleğin Bağlamından Koparılması”, Universal Journal of History and Culture, 1(2), 79-99.
Halbwachs, M. (1992). On Collective Memory, Ed. Lewis A. Coser The University Of Chicago Press Chicago ve London.
Kaya Bozok, F., Kılıçparlar, Z. (2023), “Foucault Perspektifinden Cezalandırma Anlayışındakı Değişim”, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, 53, 115-138.
Kramer, R. (2020). Culture, Crime and Punishment, Macmillan Education UK.
Kuban, Z., Ozar, Y. (2016). “Issız Adalar: Yassıada-Sivriada”, Toplumsal Tarih, 269, s.14-20.
Küçüktaşdemir, Ö. (2014). “Aydınlanma ve Ceza Hukuku”, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, 2014, Sayı 113, 57-98.
“Yassıada Demokrasi ve Özgürlük Adaları Projesi’nin Temeli Atıldı” (2015), Kültür ve Turizm Bakanlığı.
Lennon, J. (2017). “Dark Tourism”, Oxford Research Encyclopedia of Criminology and Criminal Justice.
Lewis, H., Schrier, T. And Xu, S. (2022). “Dark Tourism: Motivations and Visit İntentions of Tourists”, International Hospitality Review, Vol. 36 No. 1, 107-123.
MacGonagle, E. (2016). “History and Memory in an African Context: The Case of Robben Island”, Area Studies in the Global Age: Community, Place, Identity içinde, Ed. Edith Clowes and Ann Shelly Jarrett Bromberg, Cornell University Press, 53-64.
Mevzuat Bilgi Sistemi.
Mulhearm, R., Tennant, M., Forsdick, C. (2018). Penal Heritage: Approaches to Interpretation.
Nora, P. (2006). Hafıza Mekânları, Ankara: Dost Kitabevi Yayınları.
NTV, (2020). “Erdoğan'dan Yassıada'ya ziyaret: ‘Kimse bu ülkede darbe yapamaz”
Oleson, J.C. (2017). “Mapping the Labyrinth: Preliminary Thoughts on the Definition of ‘Prison Museum’”, The Palgrave Handbook of Prison Tourism 111-129. DOI:10.1057/978-1-137-56135-0_6
Resmi Gazete. (2013), Yer Adının Değiştirilmesine Dair Karar
Riess, W. (2023). “The Representation Of Crime And Criminals İn Ancient Greece”, A Global History of Crime and Punishment in Antiquity içinde, 177-201.
Google Arts & Culture: “Robben Adası Hapishane Turu”.
Rodgers, J. (2017). “Visitor Experiences at Prison Museums: Fremantle Prison, Robben Island Museum, and Eastern State Penitentiary”, The Palgrave Handbook of Prison Tourism, 787-810.
Ross, M. (2004). “Interpreting The New Museology”. Museum and Society, 2, (1), 84-103.
Ross, Jeffrey Ian (2012). “Touring Imprisonment: A Descriptive Statistical Analysis of Prison Museums”, Tourism Management Perspectives, Volume: 4, s. 113–118.
Roth, M. (2017). Göze Göz Suç ve Cezanın Küresel Tarihi, Can Yayınları.
Rubin, A.T. (2019). “History of the Prison.” Mathieu Deem (Ed.) The Handbook of Social Control içinde, Hoboken, NJ: Wiley-Blackwell.
Sandell, R. (2012). “Museum and the human rights frame”. Sandell, R. and Nightingale, E. (Eds), Museum, equality and social justice (s. 195-215). New York, NY: Routledge.
Saygılı, A. (2004). “Mikro-İktidarın Bir Fiziği: Hapishane,” Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, cilt 53, sayı 2, 177-196.
Sevcenko, L., (2016). “Prison Public Memory in the Era of Mass Incarceration”, American Quarterly, V68, #3, 823-834.
Seymour, B. (2012). Robben Island Histories, Identities and Futures the Past, Present and Future Meaning of Place, The University of Sydney, 1-28.
Rawls, J. (1999). A Theory of Justice, The Belknap Press Of Harvard University Press Cambridge, Massachusetts.
Ross, J.I., (2017). “Why and How Prison Museums/Tourism Contribute to the Normalization of the Carceral/Shadow Carceral State: The Primacy of Economic Realities”, The Palgrave Handbook of Prison Tourism, 947-963.
Shearing, C., Kempa, M. (2004). “A Museum of Hope: a Story of Robben Island”, The Annals of the American Academy of Political and Social Science, 592(1):62-78.
Strange, C., Kempa, M. (2003). “Shades Of Dark Tourism Alcatraz and Robben Island”, The Annals of Tourism Research, 386-405.
Smith, C. (2013). Robben Island: A Place of Inspiration: Mandela’s Prison Island, Struik Travel & Heritage.
Smith, W.W. (2002). “Dark Tourism: The Attraction of Death and Disaster”, The Annals of Tourism Research 29(4), 1188–1189. DOI:10.1016/S0160-7383(02)00015-4.
Stone, P.R. (2006). “A Dark Tourism Spectrum: Towards A Typology Of Death and Macabre Related Tourist Sites, Attractions and Exhibitions”, TOURISM: An Interdisciplinary International Journal, Vol. 54, No. 2, 145-160.
Stone, P., Sharpley, R. (2008). “Consuming Dark Tourism: A Thanatological Perspective”, The Annals of Tourism Research, Vol. 35, No. 2, 574–595.
Stone, P.R. (2009). “Dark Tourism: Morality and New Moral Spaces”. Sharpley R. & Stone, P.R. (ed), The Darker Side of Travel: The Theory and Practice of Dark Tourism Aspects of Tourism Series içinde, Bristol: Channel View Publications, 56-72.
Tarihsel Adalet İçin Bellek Müzesi.
Tatoğlu, H. (2023). “Toplumsal Hafıza ve Tarihi Yapıların Müze Olarak Yeniden İşlevlendirilmesi: Ayvalık Rahmi M. Koç Müzesi Örneği”, Fenerbahçe Üniversitesi Sosyal Bilimleri Dergisi, Cilt 3, Sayı 1, sayfa no 61-84.
Tayanç, M, Yeniçırak, H. (2022). “Museums As Spaces Carrying Social Memory”, MSGSÜ Sosyal Bilimler Dergisi, 2022; 1 (25): s. 11-19.
Tewell, M.C (2018). “Historic Prison Museums and the Promise of the ‘New Museology’”, Theory and Practice: The Emerging Museum Professionals Journal, Vol. 1.
The Clink Prison
Thurston, H. (2017). “Museum Ethnography: Researching Punishment Museums As Environments of Narrativity”, Methodological Innovations, Vol. 10 (1) 1-12, DOI: 10.1177/2059799117720615.
Tokdemir, S. (2017). “Ceza Adaleti Sistemine Yeni Bir Yaklaşım: Tamamlayıcı Bir Sistem Olarak Onarıcı Adalet Mekanizması”, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, XXI, Sy. 1-2, 75-114.
Tokgöz, H. B. (2020). “Cezalandırmanın Amacı ve Bu Bağlamda Ütopyalar Üzerine Bir Değerlendirme,” Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 22, 1, 431-67.
Traverso, E. (2019). Geçmişi Kullanma Kılavuzu-Tarih, Bellek, Politika. İstanbul: İletişim Yayınları.
Trouıllot, M.R. (2015). Geçmişi Susturmak Tarihin Üretilmesi ve İktidar, (Çev: Sezai Ozan Zeybek), İthaki Yayınları.
Turanlı, A., Satıcı, B. (2021). “Tarihi Yapıların Yeniiden İşlevlendirilmesi: Hayriye Hanım Konağı Örneği”, İstanbul Ticaret Üniversitesi Teknoloji ve Uygulamalı Bilimler Dergisi, 4(1), 73-95.
“Albayrak Grubu, 140 milyon dolarlık turizm yatırımına turist arıyor”.
Turner, J., & Peters, K. (2015). “Doing time-travel: performing past and present at the prison museum”. K. Morin, & D. Moran (Ed), Historical geographies of prison: unlocking the usable carceral past içinde (s. 71-87), Routledge.
Türk Dil Kurumu.
“https://memorializeturkey.com/tr/hapishaneden-muzeye-siddetin-donusumu-hafiza-restorasyonu”.
Wilson, J. Z. (2008). Prison: Cultural Memory and Dark Tourism, New York: Peter Lang Publishing, Inc.
Wood, R., Berger, J., Hasian, M. (2017). “Public Memory, Digital Media, and Prison Narratives at Robben Island”, ESSACHESS, Journal for Communication Studies, 10(1), 173-197.
Usmonovnain, O.G., Kholmurodovıch, O.B. (2020). “The History of The Ancient World, The Death Penalty”, Journalnx, V 6, Issue 8, 100-106.
Uğur-Çınar, Altınok, B.U. (2021). “Collective Memory And The Populist Cause: The Ulucanlar Prison Museum in Turkey”, Memory Studies 14 (5), 1106-1126.
Uğurlu, K. (2015). “Utanç Müzeleri ve Turizm”, 16. Ulusal Turizm Kongresi Bildiriler Kitabı, Çanakkale, 1653-1670.
UNESCO World Heritage Invention, “Robben Island”.
Uyanık, M. Z. (2017). “Batı ve Doğu Kültüründe Hapishane”, Mîzânü’l-Hak İslami İlimler Dergisi, Sy. 4, 87-134.
Violi, P. (2012). “Trauma site museums and politics of memory: Tuol Sleng, Villa Grimaldi and the Bologna Ustica museum”. Theory, Culture and Society 29(1): 5–75.
Yarımoğlu, S. (2020). (Doktora Tezi), “Türkiye’de Sağ Akımların 27 Mayıs Darbesi’ne Dair Algısı: 1960-1980”, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul.
Yassıada Broşürü, (1960). T. C. Milli Birlik Komitesi irtibat Bürosu.
Yassıada Birun Hotel.
Yavaşça, K. (2017). “Ada’da Bir Müsamere: Düşükler Yassıada’da”, Türkiye’nin 1960’lı Yılları içinde, Mete Kaan Kaynar (Derleyen), 117-138, İletişim Yayınları.