tanıdıkça ufalıyor içimizde kent
sığındıkça mahmur
uyanıyor sokulunca
küçülüyor rüya gerçeğin içinde.
birlikte eksik uzaktan tamam
dokundukça tam
eksiliyor yoklayınca
ötelerde yükseliyor mutlak bir düşşehir.
tanıdıkça ufalıyor içimizde kent
yuvalandıkça yabancı
sarmalıyor ayrılınca
kopuyor karadan azalıyor haritada.
yakınıyla bütün kendinden ayrık
bildikçe noksan
çözülüyor bakılınca
boşlukta çoğalıyor kati bir gizşehir.
tanıdıkça ufalıyor içimizde kent
konuştukça dingin
gürlüyor susulunca
susuyor çeperlerinden kesiliveriyor nefesi.
yan yana suskun bir başına gürültülü
duydukça ağlamaklı
hıçkırıyor tek kalınca
kalabalıkta çığırıyor suskun bir sesşehir.
tanıdıkça ufalıyor içimizde kent
baktıkça yakın
yitiyor karışınca
kendinden sakınınca kayboluyor varlıkta.
aynalarda parlak suretinde mat
gördükçe puslu
seğiriyor dağılınca
ufukta beliriyor berrak bir sisşehir.
tanıdıkça ufalıyor içimizde kent
yağdıkça yavaş
dökülüyor hızlanınca
düzlükte azalınca çoğalıyor çukurlarda.
mavide beyaz beyazda kara
soludukça sıcak
soğuyor dokununca
karanlıkta sökülüyor akışkan bir karşehir.
*