Birçoğumuz gibi ben de her yılın ilk gününde kendime hedefler koyarım. Bu hedefler içinde en gurur verici olanı 1 Ocak 2016 yılından beri bir yudum Coca-Cola (Zero ve Light dahil) içmemiş olmamdır. İnsanlık için önemsiz, benim için müthiş bir başarı. En başarısızı ise 1 Ocak 2020’de aldığım “daha çok gezmek” kararı oldu.
2019 yılının sonuçları biraz karışık. Hedefim, yeni yerleştiğim New York’ta iş, arkadaş ve aşk üçlüsünü tamamlamaktı. Yarı zamanlı da olsa bir işim ve süper arkadaşlarım vardı. Eksik kalan romantik partner kategorisini yeni dünyada yeni dünya uygulamalarıyla doldurmaya karar vermiştim. Bu konuda kurtarıcım dating app’ler olacaktı. Hedefime ulaştığım söylenemez ama hayli deneyim kazandım ve yıl boyunca arkadaşlarımla paylaştığım hikâyeleri “Date Year” adıyla bir rapor haline getirerek taçlandırdım. Manifold için de uygulamaların bazılarını kısaca değerlendirmek istedim:
Coffee Meets Bagel
Match Group’un hâlâ satın almadığı nadir uygulamalardan olan Coffee Meets Bagel sonsuz profil denizinde boğulmak istemeyenler için ideal. Profilinizi doldurup filtrelerinizi ayarladıktan sonra tek yapmanız gereken, her öğleden sonra algoritmanın sizin için uygun bulduğu sayılı adaylar (bagel’lar) arasından beğendiklerinizi seçmek ve mesajlaşmaya başlamak. Ne kadar çok profil beğenirseniz o kadar kahve çekirdeğiniz oluyor. Sonra o çekirdeklere bir şeyler yapıyoruz derken ben sıkılıp uygulamayı sildim.
OkCupid
2004 yılında web üzerinden çöpçatanlık işine başlayan OkCupid bu işin dinozorlarından. Tabii o da Match Group’a ait. Uygulamayı indirdikten sonra son derece detaylı sorulara cevap vermeniz bekleniyor. Verdiğiniz cevaplar üzerinden karşılaştığınız her profile göre yüzdelik uyum sağlayacağınızı görebiliyorsunuz. Sorular “Sigara içiyor musun”dan “İklim değişimine inanıyor musun”a kadar geniş. Saatlerce ödev çalışır gibi test çözüp, bu sefer olacak sanırım, sonuçta matematiksel çalışıyor vs gibi gaza gelmiştim. Bir iki %70 ve üzeri eşleşme gerçekleşen profil gördükten sonra, uygulama önerileri %20’lere düşmeye başladı. Arayüzün kalabalığı ve kullanışsızlığı da cabası. Instagram ve Tinder karışımı bir DoubleTake sekmesi ve nedense herkesin yüksek sesle kendi hakkında konuştuğu kalabalık bir oda hissi veren Discovery sekmesi var. Ayrıca premium üyelik almadığınız takdirde profilinizi beğenenleri göremiyor, onun yerine devamlı gelen reklamları kapatmakla uğraşıyorsunuz. Bu sebeplerden büyük bir zaman kaybı olduğuna karar verip, bu uygulamayı da sildim.
Hinge
2012 yılında, Tinder’ın “yüzeyselliğinin” aksine derin ve anlamlı ilişkiler kurmak isteyenler için ortaya çıkan uygulama 2017 yılında popüler oldu. 2019’un başında, bir zamanlar rakip olarak çıktığı Tinder’ın da sahibi olduğu Match Group tarafından satın alındı.
Uygulamayı indirdikten sonra profilinizi, fotoğrafın yanı sıra kendi seçtiğiniz üç soruya çekici, komik, yaratıcı cevaplar vererek dolduruyorsunuz. Benzeri uygulamaların aksine, ekranı sağa sola kaydırmak yok. Birinden hoşlandıysanız bir fotoğrafına ya da verdiği cevaplardan birine yorum yapmak zorundasınız. Yaptığınız yorum karşı taraftan beğenilirse mesajlaşmaya başlayabilirsiniz.
OkCupid’in kalabalık arayüzüne karşın Hinge kolay anlaşılır ve daha iyi bir tasarıma sahip.
Profilin tamamını bir kerede görebildiğiniz için sekmeler arasında kaybolmuyorsunuz. Kullandığı basit ikonlar sayesinde bilgilerin takibi daha kolay. Sloganı olan “Designed to be deleted” “Silinmek için tasarlanmış”a sadık kalan ve komik/eğlenceli olmaya çalışmayan bir uygulama.
Bedava versiyonunda sınırlı olan filtreleme ve beğenme sayısı paralı üyeliklerde sınırsız. Normal şartlarda Brooklyn sokaklarında yüksek sesle dile getiremediğiniz din, ırk gibi konulardaki ayrımcılıklarınızı filtreler sayesinde istediğiniz gibi ortaya koyabilirsiniz. Bu filtrelere fiziksel özellikler de dahil. Misal, 2019 Mayıs ayında “boy” filtresinin bedava üyeliklerden kaldırılması çoğunluğu kadınlar olmak üzere bir sürü kullanıcıyı üzdü; çünkü sabah akşam beden olumla konuşsak da iş filtrelere gelince erkekleri 1,80 cm sınırında eleyebiliyoruz.
Hinge profillerinin olmazsa olmazları arasında öne çıkanlar:
- Seyahat. Seyahat aşkı, seyahat sevgisi, hobi olarak seyahat, iş olarak seyahat, yaptığın en büyük çılgınlık sorusuna cevap olarak “Bir günde karar verip uçak bileti aldım ve Bangkok’ta 6 ay kaldım”cılık. Pasaportun yoksa mesaj atma gibi agresyonlar. (COVID-19 sonrası bu gezgin arkadaşların profiline ne oldu çok merak ediyorum.)
- The Office’ten ilhamla Pam’ine Jim arayanlar. Jim’ine Pam arayanlar. Külkedisi’nin cam ayakkabısı yerine diziden alıntılarla hayatlarının aşkını arayanlar.
- Pizza. (Her soruya cevap olarak pizza.)
Hinge ile fırtınalı ilişkim hâlâ devam ediyor. Bir ayrılıp bir barışıyoruz; yani ben bir silip bir geri yüklüyorum...
Tinder
2012 yılında ortaya çıkan ve dating app’lere swipe’ı tanıştıran bu devasa platformla bir türlü yıldızım barışmadı. Bir profili beğenmezseniz sola, beğenirseniz sağa kaydırarak eşleşmeye başlayabilirsiniz. Bu kadar basit olsa da Gold üyeliği satın almadığınız sürece tekrar tekrar karşınıza çıkan reklamlar can sıkıcı. Tinder, diğer uygulamaların aksine daha çok fotoğrafa dayalı bir uygulama. Mecburen cevaplamanız gereken sorular ya da doldurmanız gereken anketler yok. Sadece fotoğraf ekleyerek bir profil oluşturup kaydırmaya başlayabilirsiniz. Arka arkaya, çocuklarına anne arayan biri, kinki için spesifik kuralları olan biri, evli yan komşunuz, umutsuz bir romantik, borderline incel ve tek gecelik ilişki arayan başka bir tipe denk gelebilirsiniz. Platformun genişliği sebebiyle de ambarda iğne arıyor hissine kapılmamak elde değil.
Bumble
Bumble da Tinder gibi pek yıldızımın barışmadığı bir uygulama. Bumble’da sadece kadınlar konuşma başlatabilir; yani bir erkek bir kadının profili beğenebilir ama karşı tarafla eşleşmediği sürece mesaj atamaz. İlk adımı kadınlar atmalı. Teoride işe yarayabilir gibi görünse de ben kullandığım süre boyunca, erkeklerin ego parlatmak dışında pek de kullanmadığı hissine kapıldım. Aldığı like’ları karşılaştıran birkaç Reddit postuna da denk gelince kendimi daha da haklı bulup, bu uygulamayı da sildim.
Ben becerememiş olsam da Bumble gayet popüler, hatta sadece Date ile kalmayıp BFF ve BIZZ diye iki ayrı sahaya da açıldılar. BFF (Best Friends Forever) sadece arkadaş bulabileceğiniz, BIZZ ise profesyonel ağınızı genişletmek için yeni insanlarla tanışabileceğiniz iki yeni uygulama. Hatta Bumble BIZZ 2018’de yeni yeni başlarken “Kris Jenner işe almak için bu platformda asistan arıyor” gibi bir marketing kampanyası yapmışlardı.
Yeni Yöntemler
Geniş kapsamlı bir piyasa analizine girmek istemem, zira çeşit çeşit online dating uygulaması mevcut. Ama indirip bir iki kez baktığım bir iki ilginç uygulamadan da bahsetmek isterim.
Struck
Astroloji düşkünlerini horoskoplarına göre bir araya getiren bu yeni app’in en ilgi çekici yanı arayüzü. Biraz retro biraz Vaporwave arayüze sahip bu aplikasyon için hesap açarken, doğum tarihiniz ve doğum yeriniz gibi oldukça özel bilgileri vermek zorundasınız. Bu bilgilerle oluşturduğu horoskopunuza en uygun eşleşmeleri sizin için uygulama seçiyor ve mesajlaşmaya başlamanıza izin veriyor.
Bounce
Bana en yenilikçi ama bir o kadar da tekinsiz gelen bu uygulama size diğer üyelerin profillerine bakmanız için haftanın sadece belli günlerinde iki saat veriyor. Bir profil beğenmeden önce uygulamanın size önerdiği gün, saat ve semtte buluşmak için kararlı olduğunuzu beyan ediyorsunuz. Karşı taraf da sizin profilinizi aynı koşullara uyarak beğendiyse uygulama buluşma için mekân ve saat belirliyor. Tabii karantina sonrası onlarda bu buluşmaları sanal buluşmalara çevirmişler.
Chorus
Eğer hâlihazırda mutlu bir beraberliğiniz var ama hâlâ bu profilleri görmek, bu kaydırma oyununa katılmak, arkadaşlarınızın yuvasını yapmak istiyor, Cher’den (Clueless) neyim eksik diyorsanız Chorus indirip arkadaşlarınız için eşleştirme yapabilirsiniz. Kolay anlaşılır arayüzünün yanı sıra renkli ve eğlenceli ikonları ekranı kalabalıklaştırmadan kullanmayı başarmış.
Bu yazıyı hazırlarken, sildiğim birçok uygulamayı ekran görüntüsü almak bahanesiyle tekrar indirdim. Neredeyse hepsi karantina dönemi için yeni yöntemler geliştirmiş. Video görüşmeleri teşvik edilirken, yüz yüze görüşmeler için alınması gereken önlemler tekrar ediliyor. Her geçen gün New York, COVID-19 önlemlerini gevşetiyor. Aylarca evlere kapanmış insanlar artık parklarda, birbirlerine önceden gösterdiği test sonuçları ve maskelerle buluşuyor. Yani flört pandemi dinlemiyor.