Sabit Kaldırım
Devingen Bedene Nasıl Bakar?

Aykırı: Birbirine uymayan şeyler.1

Aykırılığın incelmesi: Birbirine uymayan şeyler arasında bağ kurulması.

Çapraz aşınım: Birbiriyle zemin-olay/amaç-sebep gibi çapraz ilişkilerde olan iki olgunun belli bir “ortam”da iken aralarındaki sınırın incelmesi ve aşınması.

Ortam: Çapraz aşınma katalizörü.

Bu bağlamda zemin, kaldırım; olay, beden hareketleri; ortam ise gündelik hayattır.

Bir zeminin yapı taşları (kaldırım için düşünecek olursak bu gerçek anlamıyla “taş” da olabilir, kaldırımı oluşturan yükselti, rampa, bozuntuya uğramış bölümleri de olabilir veya daha farklı bir ölçekte bakarsak bir bölgedeki kaldırımın tamamı da olabilir) ortamına göre çok farklı fonksiyonlar taşıyabilir. Kaldırım araç yoluyla binayı ayırır, her ikisinin birden sınırlarını çizer, mekânlar arası geçiş sağlar vb. Bu fonksiyonlardan belki de en önemlisi, kaldırımın bedenin hareketlerini gerçekleştirebileceği bir zemin olmasıdır. Beden kaldırımın en küçük yapı taşıyla bile farklı ölçeklerde ilişki kurabilir. Ancak bu kurdukları ilişki değişken ve belirsizdir. Bunun sebebi ise beden hareketlerinin devingen olmasıdır. Peki sabit kaldırım, devingen bedene nasıl bakar?

Sabit zeminin yapı taşlarının ve devingen olayların birbirlerinden müstakil ve dolayısıyla da tanımsız durumlarının tasviri

Kaldırım sözcüğünün, ifade ettiği yapının birtakım “üstü örtülü söylemler”2 barındırdığı düşünülebilir. Ancak bu söylemler, sözcüğün yerine kullanıldığı kaldırımı ve kaldırımın yapı taşlarını tek bir anlama indirgeyerek eşdeğer örneklerine benzer hâle getirmekte, bu benzerlikle de “bir şeyi başka bir şeye benzeterek ikincisinin daha ‘gerçek’ olduğunu kastetmiş”3 olmamıza neden olmaktadır. Halbuki sözcüklerin yerine kullanıldığı “şeyler” (bu metinde kaldırımlar) birbirinin yerine kullanıldığında, bulunduğu ortamın ve ilişki kurduğu diğer öğelerin ıskalanmasına neden olabilir. Farklı ortamda farklı ilişkiler kurarak bu ilişkilerle tanımlanabilecek potansiyelde olan kaldırımların bu özelliğinden (kurduğu ilişkiler üzerinden tanımlanabilme özelliğinden) dolayı her ortamda aynı sonuca götürmeyen, alışılagelmemiş ve “heteroklit” bir niteliği olduğunu söylemek mümkündür.

“Heteroklit durumda şeyler birbirinden o kadar farklı yerlere ‘yerleştirilmiş’tir ki […] bunların altında ortak bir zemin bulmak olanaksızdır.”4 Kaldırımların heteroklit yapısı bu alt mekânların ortak zemininin bulunmasını da zorlaştırmaktadır. Ancak devingen beden pratikleriyle arasında çapraz aşınımın gerçekleştiği noktada, bu alt mekânların ortak zemininin keşfedilmesi mümkün olabilir. Yani heteroklit yapıdaki kaldırımların ortak zemininin keşfi beden pratikleriyle mümkün kılınabilir.

“Sözcüklerin, bütün bir sistem olan dilin içindeki noktalar olarak anlamları vardır ve bu sistem, dereceli farkları olan bir şebekedir. […B]ütün bu çözümlemeler, sözcükler ile şeyler arasında en köklü bir kopuşu amaçlayan karmaşık ve dolambaçlı bir dil yaklaşımından başka bir şey değildir.”5

Kaldırımın ve yapı taşlarının kendi içindeki aykırı ve değişken niteliğinden dolayı, “kaldırım” sözcüğüyle arasındaki kopuş da yine kaçınılmaz olacaktır. Bu kopuş aslında olumludur; çünkü iki farklı mekândaki kaldırımın, herhangi iki fiziksel özellikle birbirine benzeşeceğini düşünmek hatalı bir yaklaşım olur. Benzeşemeyen ve imgelenmesi hatalı olan kaldırımların üreteceği “şey”lerin öngörülmesi veya tahmin edilmesi de zordur. Bu sebeple de kaldırımların “ortak zemininin”6 tek başına keşfedilmesi mümkün olmayacaktır.

Peki bir sözcükle imgelenemeyen kaldırım temsil edilemez mi? Ya da onu temsil etmek için ne kullanmalıyız? Bu yazıda bu sorunun cevabı, beden pratikleridir.

Devingen beden pratikleriyle “sabit” kaldırımın çapraz ve aykırılıklarının getirdiği sınır, gündelik hayatta aşınır. Pratiklere zemin sağlayan kaldırım, bu pratikler sayesinde temsil edilir. Çok devingen olan beden pratikleri ise kaldırımın heteroklit yapısına aykırı olmayacak, hatta destekleyerek kaldırımın “yasasız ve bilinmeyen” bir boşlukta kalmasını sağlayacak, dolayısıyla da bir sözcükle temsil edilmesini imkânsız kılacaktır. Bir mekâna “çakılı” kaldığı için sabit olan kaldırım, gündelik hayatta beden pratiklerinin zeminini oluşturacak, hâlihazırda devingen olan beden pratiklerini kaldırımda mevcut geçici veya kalıcı işgallerle daha da devingen hâle getirip birlikte evrilerek “sabitlikten” kurtulacaktır.

Zemin ve olayın bir “ortamda” ele alınması. Ortamın “zemine zeminlik yapan” bir niteliğe bürünerek iki kavram arasındaki sınırları aşındıran bir katalizör hâline gelmesi
Zemin ve olay sınırının aşınması, ortamda (gündelik yaşamda) evrilerek çapraz tanımlanabilir bir hâle gelmesi. Tanımlanan zeminin “kaldırıma”, olayın “beden hareketlerine” dönüşmesi

Beden pratikleri de devingen nitelikte olmalarına rağmen mekândan mekâna belli birtakım özelleşmelere sahip olabilir. Bu özelleşmeler birbirine artık sımsıkı bağlı olan kaldırım-beden pratikleri ikilisini de özelleştirecek, kaldırımı belli başlı pratiklerin mekânı hâline getirecektir. Burada özelleşen kaldırımın tekrar “sabitleşeceği” düşünülebilir. Ancak bunun tam tersine beden pratikleriyle birlikte özelleşmesi, kaldırımı imgeleştirilmekten kurtaracak ve ortamına göre biricik hâle getirecektir. Bu yüzden imge/imgelenen model ayrıştırmasının bir yolu kaldırım/ beden pratiği ikilisinde olduğu gibi mekân özelleşmesiyle sağlanabilir.

{Bu metin Gebze Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü’nde Doç. Dr. Fitnat Cimşit Koş tarafından yürütülen “Mimarlık ve Göstergebilim Tartışmaları” doktora dersi kapsamında hazırlanmıştır. Metin içerisindeki tüm çizimler yazara aittir.}

1. Michel Foucault, The Order of Things (New York: Panteon, 1970), 48’den aktaran Michel Foucault, Bu Bir Pipo Değildir, çev. Selahattin Hilav (İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 2010), 10.

2. Foucault, Bu Bir Pipo Değildir.

3. Aynı yerde.

4. Foucault, The Order of Things, 48’den aktaran Foucault, Bu Bir Pipo Değildir, 10.

5. Foucault, The Order of Things, 48’den aktaran Foucault, Bu Bir Pipo Değildir, 10-11.

6. Foucault, Bu Bir Pipo Değildir.

beden, Beyza Çilli, gündelik hayat, mekân, mimarlık