Aşağıdaki metin, ilk olarak yukarıdaki sayfa düzeniyle Arredamento Dekorasyon dergisinin 46. sayısında yayımlanmıştı.1 Bülent Erkmen, Arredamento’nun yayın hayatının başından beri kapak tasarımcısı. Yukarıdaki sayfa düzeni de onun tasarımı. Manifestoyu Manifold’un “Matbudan Dijitale” dizisi kapsamına alırken,2 onun için kaleme alınmış sunuş metninden ayırmak istemedik. Dergide imzasız yer alan sunuş3 Aykut Köksal’a ait ve manifestonun önemine ışık tutuyor.
Grafik tasarıma ilişkin, 1963 yılında Ken Garland tarafından yazılan ve yine onun tarafından 1964’te 400 kopya olarak yayımlanan (ve 21 başka tasarımcı tarafından da imzalanmış olan) “First Things First”ten sonra 1993’e kadar dikkate değer başka bir manifesto yok. O kadar ki, 2000 yılında dönemin önde gelen tasarımcıları ancak “First Things First”ü revize etmekle yetindi. Türkçede üretilen pek çok düşünce gibi Erkmen’in düşünceleri de Türkiye sınırları dışına kelimelerle çıkamadı. Neyse ki düşüncelerin üzerine inşa edilmiş işler var. [E.K.]
***
Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde, Ekim ayında bu yana, mimarlıktan tiyatroya, plastik sanatlardan müziğe, edebiyata dek uzanan geniş bir bağlam içinde, “çağdaşlık sorunsalı”nı eksen alan bir dizi panel gerçekleşiyor.4 5 Ocak’taki panelin konusu grafik sanatlardı. Panele Bülent Erkmen, Sadık Karamustafa, Esen Karol ve Aykut Köksal (yönetici) katıldı.
Panelde Erkmen’in grafik sanatlarda çağdaşlığın nasıl var olabileceğine ilişkin sıraladığı önermeleri, kendisinin panel notlarından doğrudan aktarıyoruz. Erkmen önermelerinde, neomodernizmin yalnızca grafik sanatlar için değil, tüm tasarım disiplinleri için geçerli olabilecek bildirisini sunuyor ve bildirisiyle kendi yapıtını da tanımlayan ipuçları veriyor. Gerçekten de Erkmen, Aykut Köksal’ın deyişiyle (Gösteri, Ocak 1993) “uç noktaya doğru giden bir kesinlikle, yapıtını her tür zorunsuz ögeden yalıtıyor ve denetimsizliğin egemenlik kurduğu bir dönemde, denetimin zorunluluğunu yeniden tasarım disiplinine taşıyor. [...] Erkmen’in yapıtında söz çoğulluğu sıkı sıkıya denetlenmiş bir dil, tekilliği içinde yer alıyor, burada neomodernist bir tekillikten söz edilebilir.”
Erkmen’in notları bir başka açıdan da ilginç: Başlangıcından beri modern eylemin düşünsel yapısı manifestolar aracılığıyla somutlaştırılmıştı; Erkmen belki de hiç amaçlamaksızın bu geleneğe bir katkıda bulunuyor. Modernizmin mimarlıktan sanat ve tasarımın tüm dallarına dek uzanan iç tutarlılık arayışının ve etik kaygılarının bir kez daha gündeme geldiğini görüyoruz. Erkmen paneldeki konuşmasını, sunduğu manifestonun özünü yetkin bir biçimde özetleyen bir metinle, Kafka’nın güncesinden yaptığı şu alıntıyla bitirdi:
Kafka’dan Kurt Wolff Yayınevi’ne Prag, 25 Ekim 1915
“Son mektubunuzda bana, Ottomar Starke’nin* Dönüşüm için bir kapak resmi hazırlayacağını yazmışsınız. Bunu okuyunca küçük, ama sanatçıyı Napoléon’dan tanıdığım kadarıyla, herhalde çok gereksiz bir korku uyandı içimde. Yani Starke gerçekten bir kitap resimleyicisi olduğundan, doğrudan böceğin resmini yapmaya kalkışabilir gibi geldi bana. Sakın yapmasın böyle bir şey, lütfen! Niyetim, böylece onun yetki alanını kısıtlamak değil; öyküyü doğal olarak daha iyi bildiğim için, kendisinden yalnızca bir ricada bulunuyorum. Böceğin resmi yapılamaz…”
***
>> Tasarlanacak işin, kâğıdın yüzeyine ait, orada kalan bir iş değil, kurulması gereken bir mekân, inşa edilecek bir yapı olduğunu bilmek
>> Metnin görüntü, görüntünün metin olduğunu fark etmek
>> Güzel-çirkin değerlendirmelerine karşı çıkmak
>> Fikrin anahtar unsur olduğunu, iyi fikrin iyi biçimi getirebileceğini bilmek
>> İyi bir fikir yoksa çözümü dekorasyonda, süste arama kolaylığına kaçmamak
>> Sunuşu düşünceye tercih etmemek, sunuşu düşüncenin sunulması için kullanmak
>> Görünürde kolay, görünürde basit olanın içinde ne kadar çok düşünce yattığını bilmek
>> Yeteneğin, düşüncenin önünden düşüncenin arkasına geçtiğini bilmek
>> İzleyiciyi dışarıdan içeri, izleyenden katılana çeken bir tasarım anlayışını tercih etmek
>> Kandırma, baştan çıkarma yolu yerine bilgilendirme, ikna etme yolunu tasarım anlayışı olarak kabul etmek
>> İyi tasarımın iyi sattıran ya da kendini iyi satan tasarım olmadığını bilmek
>> Her şeyin çok fazla tasarlandığı, tasarımın içeriğin kendisi hâline geldiği günümüz moda çözümlerinde içeriği aşırı tasarım elemanlarından arındırmak, içeriği öne çekmek
>> Tasarım çözümünü tasarım probleminin kendisinde aramak
>> Tasarımı, yapılacak “iş”in içinde bulmak
>> Malzemeyi bir tasarım unsuru olarak kullanmak
>> Sürekliliğin tasarım olduğunu fark etmek
>> Günün geçerli tarzlarına, üsluplarına bağlı olmayan, tarzlara mahkûm olmayan bir tasarım anlayışını yerleştirmek
>> Giderek tarzı ve dekorasyonu reddederek, görünen süsün arkasındaki gerçek tasarımı öne çıkarmak
>> Tasarlanmış bir ürüne bakıldığında ilk görünenin tarz olmamasını sağlamak
>> Tarzın seçilemeyeceğini, tarzın ancak oluşabileceğini bilmek
>> Tarzın önceden seçildiği tasarım anlayışına karşı çıkmak
>> Tasarımı yazı karakteri ve tipografik üslup gibi yüzeysel etkilerden arındırmak
>> Tasarım sorunlarının yazı karakteri seçimiyle çözülemeyeceğine inanmak
>> Dikkatin, tasarlanan “iş”in bütününden yazı karakterine kaymasını önlemek
>> Tarif eden, açıklayan, resimleyerek açıklayan, “açık eden” bir tasarım anlayışından uzak durmak
>> Kendini, her şeyi, hemen anında anlatmayan, göstermeyen, bakıldığı anda bitmeyen, giderek keşfedilen bir tasarım anlayışını geliştirmek
>> Yeni formlar, yeni görüntü biçimleri yerine yeni anlama biçimleri, yeni algılama biçimleri önermek
1. “Bir Neo-Modernist Manifesto”, Arredamento Dekorasyon, sayı 46, 1993/3, İstanbul: Boyut Yayıncılık, 1993. (Burada yer alan versiyon Manifold imla anlayışına göre dizilmiştir.)
2. Bülent Erkmen ve Aykut Köksal’a metni dizi kapsamına almamıza izin verdikleri için teşekkür ederiz. Ayrıca bugün Arredamento Mimarlık adıyla yayımlanan derginin 1989’dan beri yayın koordinatörü olan Uğur Tanyeli’ye ve editörü Sibel Senyücel’e de destekleri için minnettarız.
3. Arredamento’da sunuş metinleri editöryel anlayış çerçevesinde sıklıkla imzasız oluyor.
4. “Çağdaşlık sorunsalı”nı eksen alan bu panellerin tüm içeriği YKY tarafından kitaplaştırıldı: Salı Toplantıları 92-93 “Geçmişiyle Geleceği Arasında Kıvranan Sanat” Çağdaşlık Sorunları, yayıma hazırlayan: Veysel Uğurlu, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 1993.
* Ottomar Starke: Grafik tasarımcı ve kitap resimleyicisi. [Bu not orijinal metinden. (ed.n.)]
