ve Moda Endüstrisindeki
Tüketici Bilinci
Plastik: Kolay şekil alabilen, hemen hemen her şeyin üretilebildiği, performansı yüksek, maliyeti düşük bir hammadde. Evet, “Plastik is fantastic.” Bu slogan, plastiğin mucizevi bir şekilde hayatımıza girdiği 19. yüzyılda, üretim yelpazesinin hayli geniş olmasından kaynaklı herkesi kendine hayran bırakarak gündelik hayatımızın bir parçası olmaya başladığı dönemlerde ortaya çıktı. Hafif, dayanıklı olması o dönem insanlara büyük avantajlar sağladı ve kullananlar plastiğe hayran kaldı. Mucitleri ve geliştirenleri, yıllar içindeki değişimini ve bugün yarattığı sonuçları görseydi yine de icat eder miydi onu?
Yer yer haksızlığa uğradığını ve yanlış ellere geçtiğini düşünmeden edemiyorum; çünkü kötülenmesi ya da yok olması değil, aksine doğru kullanılması gereken bir malzeme plastik. Yeri geldiğinde ahşaptan, camdan daha dayanıklı olduğu düşünülürse, uzun ömürlü ürünlerin üretiminde kullanarak performansını doğru değerlendirmiş olmaz mıyız? Avantajlarından efektif bir şekilde faydalanarak hayatımıza adapte edebilecekken, tek kullanımlık ürünler üreterek plastiği çevre sorunu hâline getirdik. Her şeyi plastikten yaptık, hayatın her alanına plastiği yerleştirdik, böylece gitgide büyüyen çevre sorunlarıyla yüzleşmek zorunda kaldık.
Bugün geldiğimiz nokta ise ekolojik problemler, beş yüz yılda yok olduğu söylenen ama aslında sadece mikroplastiklere ayrışan plastik sorunu. Peki insanlık bu sorunu nasıl çözüyor? Elbette plastik üretmeye devam ederek. Plastikleri tekrar tekrar dönüştürerek, bir yandan da dönüştürmek için daha fazla plastik üreterek. Plastik atığını dönüştürmek elbette ki çevre sorunlarına alternatif bir çözümdür ancak şunu da düşünmeliyiz ki plastik üretiminin çevreye etkisi 1 birim ise dönüştürülmesinin etkisi belki 3 belki 5 birim. Bu yüzden temel problem olan üretim kontrol altına alınmalı.
Biraz da plastik dönüşümleriyle ilgili alternatif yöntemlerden bahsetmek istiyorum. Bunlardan ilki, hepimizin az çok bildiği üç boyutlu yazıcıların filamentleriyle ilgili. Bu yazıcılarda bir obje oluşturmak için kullanılan filamentler plastik ileri dönüşümüyle elde edilebilir; tabii bu süreç biraz uzun ve aşamalı ancak gelişmeye açık olduğunu düşünüyorum. Başka bir dönüşüm örneği olarak, plastiğin parçalanıp enjeksiyonla istenen kalıba enjekte edilebilmesinden bahedebilirim. Bu yöntemle çeşitli bahçe mobilyaları, aksesuarlar üretiliyor. Favori örneğim, Bope markasının kalıba plastik enjekte etme yöntemiyle yaptığı ödül kupaları.
Filament yapmak da enjektörle kalıp doldurmak da ekipman gerektiren işlemler. Bu sebeple plastik atık malzeme kullanarak evde kendi atığımı nasıl dönüştürebileceğim konusunda deneysel çalışmalar ve araştırmalar yapmaya başladım. Bu süreç beni saç düzleştiricisi kullanarak, pet şişe kapaklarını pişirme kâğıdının arasında eritmeye kadar götürdü. Doğru metal bir kalıpla bu yöntem kesinlikle çalışıyor. Niente markasının tasarladığı anahtarlıklar tam da bu teknikle üretiliyor. Bunun için pirinç kalıplar kullanılarak evde küçük broş, anahtarlık, toka gibi aksesuarlar yapılabilir, tabii her biri için ayrı ayrı kalıp yaptırmak gerekiyor.
Bu uygulamalarda renkli şişe kapakları ürünü daha keyifli gösteriyordu ama kapağını kullandığım pet şişeleri de bir şekilde değerlendirmek istiyordum. Ben bu arayış içindeyken karşıma bir uygulama örneği çıktı. Uygulama Atelier Paula Votteler markasına ait. Bu örnekte pet şişelerden küçük yuvarlak parçalar elde ediliyor, daha sonra bunlar minik bir mum ateşine yaklaştırılıp amorf formlar alması sağlanıyordu. Hemen denemeye koyuldum.
Bu tekniği uygulamaktaki motivasyonum, ileri dönüşüm tasarımlarıma ileri dönüşüm aksesuar arayışımdı. Tasarımlarımda yoğun desenler, nakışlar ve katmanlı bir görünüm yakalamayı seviyorum. Bu düşünceyle çıktığım yolda gözüme kestirdiğim renkli pet şişeleri parçalara ayırarak denemelere başladım. Pet şişenin iki uç bölümünü ayırıp kalan gövde kısmını kullanmaya karar verdim. Üst uç sert olduğu için elde kolay şekillendiremeyecektim. Alt uç kısmı bir çiçek gibi oyarak kullanmaya karar verdim. Bana kalan gövde kısmını yaklaşık 1,5 cm genişliğinde şeritler halinde kestim. Sonra her bir şeridi 1,5 × 1,5 cm kareler olacak şekilde parçalara ayırdım.
Bu parçalama işlemini yaparken iyi kesen ve feda edebileceğim bir makas seçtim, çünkü plastiği kesmek zor olacaktı. Her bir karenin içinden yuvarlak bir parça çıkarıp, aksesuar olarak kullanacağım parçayı hazırlamış oldum. 1,5 litrelik bir pet şişeden yaklaşık 90 adet yuvarlak parça elde ettim. Son aşamada bir biz (işaretleme için kullanılan tutucu uçlu kalın iğneye benzeyen delici bir alet) yardımıyla yuvarlak parçaların tam ortasını delip yine bize tutturarak parçaları ısıya maruz bıraktım. Bu işlem için küçük bir mum ateşi yeterli oldu. Ama ısı plastiği yakabileceği için bu aşamada kontrollü olmak gerekti. Siz bu mesafeyi deneme yanılma yoluyla bulabilirsiniz. Bu işlemi yapma amacım yuvarlak parçaların kenarlarındaki pürüzleri gidermekti; böylece ortaya her biri birbirinden farklı, pul boncuklara benzeyen amorf parçalar çıktı. Bu boncuklarla birkaç nakış denemesi yaptım. Sonuç beklediğimden de iyi çıktı. Bu süreçte evimdeki plastiği dönüştürmüş ve ortaya estetik bir fikir koymuş oldum. Plastik ileri dönüşümüyle yaptığım boncuklar, tasarımlarımı süslerken yeniden hayat bulacak.