İleri Moda

İnsanlık tarihi boyunca çeşitli nedenlerden dolayı insanoğlu örtünmeye ihtiyaç duydu. Çevresel etkenlerden korunmak, ısınmak gibi nedenler örtünmeyi temel bir ihtiyaç hâline getirdi. Ancak bugün bakıldığında giyim sosyal, siyasal, sınıfsal birçok sembolik anlam taşıyor ve bu amaçlara hizmet ediyor. Zamanla giyim kuşam temel ihtiyaç dışına çıktı ve modanın kavramsal olarak gelişiminin temelleri atıldı. İkinci Dünya Savaşı sonrası sanayinin de gelişmesiyle tekstil sektörü yeni buharlı makinelerle tanıştı. Öncesinde evde üretim söz konusuyken, buharlı makinelerin gelişmesiyle küçük ev endüstrisinden fabrika sistemine geçildi. Bu gelişimin hem olumlu hem olumsuz yönleri oldu. Makine üretimi tekstil mamullerinin maliyetini düşürdü ve evde yapılan üretime göre daha yüksek gelir sağladı. Buharlı makinelerin çalışma koşulları sebebiyle belirli bölgelerde toplanması sanayi bölgelerini oluşturdu ve bu bölgeler köylerden göç aldı. Kırsaldan fabrika bölgelerine yoğun göç yaşanması ise kentleşmeye yol açtı. Öte yandan fabrika hayatı fiziksel açıdan zorlu ve tehlikeli bir süreç olarak görülmekteydi. Evde yapılan üretime göre daha ağır çalışma şartları söz konusuydu ve işçiler uzun saatler boyunca çalışmaktaydı. Sabahın erken saatlerinde başlayan mesai akşam yemeğine kadar sürmekteydi. İşçiler bobinleri sarmak, kopmuş ipleri onarmak, etrafı temizlemek gibi işler yaparken bir yandan da makinelerin hızına ayak uydurmak zorundaydı. Ancak tüm bu süreçlere zamanla alışıldı ve teknolojinin gelişmesine paralel üretimin hızını daha fazla artıracak makineler üretildi. Hızla üretim kapasitesini artıran tekstil sektörünün daha fazla üretimi sonucu (elbette talepler doğrultusunda) tüketim de arttı. Tüketimin artması ise hem doğrudan hem de dolaylı olarak atığı artırdı. Günümüzde ise tekstil sektörü petrolden sonra dünyayı en çok kirleten sektör hâline gelmiş durumda. Hızlı tekstil sektörünün oluşturduğu atıklar uzun yıllardır dünya üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor; öte yandan son dönemlerde insanların daha sorumluluk sahibi yaklaşımları sayesinde, çevreye verilen bu zarar gündemde tutuluyor.

Tekstil sektörünün verdiği geri dönüşü olmayan zararların gündemdeki yerini koruması ve çeşitli ekolojik talepler, sektörü yeni çözüm arayışlarına sürükledi. Tekstil kaynaklı çevre sorunları yeni kavramların oluşmasını beraberinde getirdi ve “iyi pamuk, sürdürülebilir üretim, atık yönetimi, yavaş moda” gibi kavramlar ortaya çıktı. Yavaş moda hareketini, hızlı moda hareketine bir tepki olarak görebiliriz. Örneğin One Square Meter sorumlu üretim yapan sürdürülebilir, yavaş moda markalarından biri. Markanın kurucusu, üreticisi ve tasarımcısı olan Zeynep ve Çağrı, sipariş üzerine üretim yapıyor; bunu yaparken de temiz içerikli kumaş ve aksesuar kullanıyorlar. Başka bir örnek, yavaş moda ve sürdürülebilir üretim felsefesini benimseyen Sculpture. Marka sınırlı sayıda üretim yapıyor ve stoku biten ürünleri sipariş üzerine üretiyor.

Burada ele almak istediğim “ileri moda” kavramını, tüm üretim süreçlerinin aksine zaten var olan, üretilmiş ancak artık kullanılmayan tekstil malzemelerinin ya da giysilerin tasarım yoluyla tekrar kullanılabilecek yeni birer ürün hâline gelmesi olarak tanımlayabilirim. Son dönemlerde hayatımızın bir parçası olan kavramlardan biri de ileri dönüşüm. İleri dönüşümü tüm bu üretim süreçlerinin içinde bir çözüm arayışı olarak görüyorum. İleri modayı da ileri dönüşümün tekstil çerçevesinde uygulanması olarak ele alıyorum. İleri dönüşümün temellerinde yatan ve atık olarak nitelendirilen nesneyi ileri seviyeye taşıyacak olan, tasarım. Yani aslında ileri modayı yeniden üretmeden, var olan ve atık diye nitelendirilen giysi ve tekstillerin ileri dönüştürülmesiyle, belki çeşitli malzemeler de birleştirilerek yeni bir tasarımın oluşturulması olarak düşünebiliriz. Bu noktada ileri modayı hızlı üretime ve atık sorununa karşı bir hareket gibi görüyorum. Bu anlayışı benimseyen çeşitli yerli markalar mevcut. Üretilmiş ve artık atık diye nitelendirilen giysileri çeşitli yollarla toplayan ya da seri sonu depolarda kalmış kumaşlardan yeniden üretim yapan Alt Üst markası bir ileri moda markası olarak nitelendirilebilir. Marka özelinde hazır giysiler yenilenerek bazen birkaç giysiden bir giysi üretilerek, bazen de kumaşlar bir iplik gibi kullanılıp yeniden örülerek tasarımlar yapılıyor. Başka bir ileri dönüşüm markası da Mana. Mana çeşitli işbirlikleriyle ileri dönüşüm yapan bir marka. Aynı zamanda dezavantajlı ve kırılgan toplulukları üretim bandının partneri olarak görüyor ve zanaatı tasarımla birleştirerek üretimini gerçekleştiriyor. Toplumların kalkınması, özgürleşmesi ve sürdürülebilirliğine aracılık edebilmeyi hedefliyor. Üretim süreçleri dikkate alındığında su tüketimi ve kimyasal kullanımı hayli fazla olan denimi ileri dönüştüren bir marka olarak da Restore Jean’i örnek verebilirim. Kullanım dışı denimleri restore ederek atıksız bir yeniden tasarımı misyon edinen marka, kişiye özel eşsiz ve zamansız parçalar üretiyor. Öte yandan hem düşünsel hem de fiziksel boyutta bir ileri dönüşüm örneği olan %100 İstanbul markası çeşitli atık reklam brandalarından, kullanılmayan gıda kumaşlarından ve ikinci el giysilerden kendi tasarım çerçevesinde çantalar üretiyor. Atık bir reklam afişinin tasarım aracılığıyla yeni bir ürüne dönüşmesi, “Sizin çöpünüz, bizim hazinemiz” sloganıyla üretimin en iyi örneklerinden biri olabilir.

Yabancı markalar incelendiğinde çeşitli ileri dönüşüm yöntemleriyle, ileri moda uygulayan markalara örnek olarak Elvis ve Kresse verilebilir. Hasarlı yangın hortumlarından cüzdan, çanta, kemer gibi aksesuarlar üreten marka, 2020 yılına kadar toplam 225 ton atık malzemeyi ileri dönüştürmüş. İngiltere’de From Somewhere markası da İtalya’daki fabrikaların üretim atıklarından ileri dönüşüm yapıyor.

kaynak: Mana

Hızlı moda tekstil süreçlerinin doğrudan ve dolaylı sonucu olarak ortaya çıkan çevre ve atık sorunları günümüzde tekstil sektörünün yeniden biçimlenmesini zorunlu kıldı. Birçok firma sürdürülebilirlik politikalarını uygularken, tekstil sektörü çerçevesinde yeni oluşumlar türedi. Üretim süreçlerinde yavaş moda, temiz üretim, ileri moda gibi yaklaşımları benimseyen yeni markalar ortaya çıktı. Hâlihazırda üretilmiş giysi ve kumaşlar varken yeniden üretmek yerine ileri moda yaklaşımıyla giysi üretimi yapmak, tüm moda üretimlerine karşı bir hareket olarak yorumlanabilir. Tüketici tarafından hızla kabul gören yeni oluşumlar sektörde birçok üretici için ilham kaynağı oldu. Zaman ilerledikçe bu alanda üretimin daha da iyileştirilmesi bekleniyor.

atık, giyim kuşam, Hümeyra Çakır, ileri dönüşüm, moda