İyi Şeyler Envanteri

Kimsenin bilmediği bir açıyla yaklaştığımda kitaplığıma, Borges’in “Druse Kristalleri, Dryden ve Druidler hakkında tüm bilgileri okuduğu” ansiklopedisini raftan çekip çıkarma hamlesi gibi belki, ama ansiklopedi gibi büyük ciltleri pas geçerek, araya sıkışmış, sırtsız, yahut ince sırtlı demek gerek, kitapları fark ediyorum. Onları sade ben böyle kolay görebilirim, çünkü başkaları göremesin diye dizildiler; en hoş karşılanabilecek, mazur görülebilecek mülkiyet biçimi: gizlenmesi gereken kitap sahipliği. Bir kitap rafında ince kitapların dikkat çekmeyeceği düşünülür başta. Fakat kalın kitapların arasına sıkışmış bir broşür, bir tel dikişli, bir farklı boyut hemen göze çarpabilir. Kütüphanenizin büyük ya da küçük olması önemsizdir; birkaç raf, bir çekmece ya da dizi dizi ve yerden tavana, köşeden köşeye kitaplıklar olması hiç fark etmez. Hatta büyüklüğün içindeki bir küçüklük çoğu zaman daha kolayca dikkat çekebilir. Bu yüzden, saklanmak isteniyorsa ince bir kitap, “Aman canım, zaten görünmüyor”culuk yapmaktansa, ince eleyip sık dokumak yeğdir. Ben işte şimdi, böyle sakladıklarımı dışarı çıkarıyorum; saklanan şey, görülmesi istenen şeydir de.

Cevap Çapan’ın yayın yönetmenliğinde, 1991’in mayısında yayımlanmaya başlanan İyi Şeyler Yayıncılık Şiir Dizisi. Elimdekiler şöyle; kusurlu, eksik, tatmin edicilikten kısmen uzak bir liste –yayın numaralarına göre:

1- Sanki, Judith Herzberg, Türkçesi: Ülkü Tamer, Mayıs 1991.
3- Ne Garip Federico Adında Olmak, Federico Garcia Lorca, Türkçesi: Erdal Alova, Mayıs 1991.
4- Şiirler, Guiseppe Ungaretti, Türkçesi: Cevat Çapan, Mayıs 1991.
5- Sevgililer, Bertolt Brecht, Türkçesi: Turgay Fişekçi, Haziran 1991.
6- Köpan Avı, Lewis Carroll, Türkçesi: Barış Pirhasan, Haziran 1991.
7- Her Şey Ayartabilir Beni, William Butler Yeats, Türkçesi: Cevat Çapan, Haziran 1991.
8- Gölge Bile Yalnız, Pablo Neruda, Türkçesi: Erdal Alova, Haziran 1991.
11- Öklidgiller, Guillevic, Türkçesi: Erdal Alova, Aralık 1991.
12- Tufandan Sonra, Arthur Rimbaud, Türkçesi: Can Alkor, Aralık 1991.
14- Şiirler, Abdul Vahap El-Beyati, Türkçesi: Turgay Gönenç, Şubat 1992.
16- Vedalaşmaların İlmini Yaptım Ben, Osip Mandelştam, Türkçesi: Cevat Çapan-Seyhan Erözçelik, Ekim 1992.
18- Şiirler, Aleksandr Blok, Türkçesi: Azer Yaran, Ekim 1992.
20- Duino Ağıtları, Rainer Maria Rilke, Türkçesi: Can Alkor, Haziran 1993.
21- Ölü Doğa, André Verdet, Türkçesi: Samih Rifat, Haziran 1993.
22- Güneş Taşı, Octavio Paz, Türkçesi: Ali Cengizkan, Kasım 1993.
26- Orfe’nin İzinde, Guillaume Apollinaire, Türkçesi: Ergin Ertem, Kasım 1993.
31- Sevdalılar, Jules Laforgue, Türkçesi: Metin Cengiz, Kasım 1993.
39- Bir Çöl Rüzgârı Ömrümüz, Ömer Hayyâm, Türkçesi: Kenan Sarıalioğlu, Haziran 1995.
49- Dünün Yedi Günü, Claude Esteban, Türkçesi: Hüseyin Baş, Eylül 1996.
51- Durduramazsın Dünyayı, Peter Poulsen, Türkçesi: Murat Alpar, Eylül 1996.
59- Mavi Gitarlı Adam, Wallace Stevens, Türkçesi: Aslı Biçen, Ekim 1997.
65- Ova Büsbütün Sis, Ahmed Şamlu, Türkçesi: Zahra Demirci-Sobhi Babek, Ekim 1998.
67- Dinleyin!, Vladimir Mayakovski, Türkçesi: Azer Yaran, Haziran 1999.
71- Hiçkimse ve Dolunay, Mevlânâ, Türkçesi: Kenan Sarıalioğlu, Aralık 1999.

Bunlar kitap biriktiren herkesin ilgisini çekecektir, az ya da çok, değer görecektir; kitap sayfalarına bir nokta olsun koymayan Mehmet Güreli ya da Nuri Çolakoğlu zaten özenle saklayacaktır ama, kütüphanesini Boğaziçi Üniversitesi’ne bağışlayan Adalet Ağaoğlu, mesela, bunları bir köşeye saklayacaktır, ve bir adım da daha uzağa atayım, kitaplarını bardak altlığı olarak kullanan Orhan Pamuk bile İyi Şeyler’i amacı dışında kullanmayacaktır, sanırım. Tüm kitaplarını, 20.000’in üzerinde olduğunu tahmin ediyor, otuz beş yaşında kaybeden ve sil baştan kütüphane düzmeye başlayan Enis Batur, ki yukarıdaki listeden bir kitap, çevirmeni tarafından “Enis’le F.T.’ye” imzalanmıştır, bu ince kitapları geri almak için çabalar mıydı?*Ça vous intéresse, la poesie?..” Şiire ve güzel kitaplara ilgi duyan herkes muhtemelen düşecektir bunların peşine. Birkaç sebep, birkaç kanıt…

Önce biçim: 10 × 20 cm boyutunda, Ofset Yapımevi’nin özeniyle basılmış, ciltlenmiş kitaplar. Birçoğu –belki hepsi– ilk baskıda 700 tirajla basılmış; baskısı tükenenlerden bazılarının ikinci baskısı yapılmış, tirajları bilinmiyor. İlk baskıların toplanmaya değer görülmesinden yola çıkarsak, ortalıkta dolaşan en fazla 700 kitap, bunların değerini de birkaç kat artırıyor belli ki. Üstüne bir de Tibet Sanlıman’ın, R. Paul McMillen’in, Aslı Aytaç’ın, Timuçin Unan’ın… eşsiz kitap tasarımları, tipografi çalışmaları, kapak fotoğrafları ekleniyor. Kitaplardaki ataşlar ve delikler, kartonlar ve başka tuhaf materyaller, ceketler ve şairin vesikalık fotoğrafını basıp kapağa iliştirmeler, kapak bağları ve çeşit çeşit iç sayfa kâğıtları, farklı font ve punto denemeleri. Ve sonra…

Sonra içerik: Şairleri bir kenara bırakalım, kitapların ilk sayfasını açıp çevirmenlerin adına bakmak bile –yayınevinin son yıllarında, çevirmenlerin ismi kapağa basılmaya başlanmış– bir şiir okuruna çok şey söyleyecektir. Bu alanda, “Şiiri şairler çevirmeli” gibi muhafazakârlıklara meydan vermeden yazmak zor iş. Cevat Çapan’ın, şiirleri şairlere çevirteceğim diye bir kaygı gütsün ya da gütmesin, çok iyi seçimler yaptığı ise aşikâr. Önceki yıllarda yapılmış çevirilerin kullanılmasında yahut yeni baştan çevirmen bulunmasında “şair çevirmen”den ziyade, “şaire göre çevirmen” anlayışına yaslandığı fikri bana daha makul görünüyor. Biraz daha spekülasyon: Örneğin Azer Yaran’a bir Aleksandr Blok şiiri emanet ettiğinde “Mumlar taşıyor, dikiyorlar bir şeyler için / Yüzlerinde sarı halkalar / Cızırdıyor uçuk sözleri / Beyinleri kımıldıyor zor zoruna” dizelerinin, Samih Rifat’a bir André Verdet şiiri verdiğinde “Bir tavşan / durdu bir an. Gözünde insanca bir gözyaşı parlıyordu. Sonra yürüdü gitti eskisi gibi tavşan çalılıklar tarlalar arasından” dizelerinin geleceğini tahmin etmiş, hatta bilmiş olması muhtemeldir Çapan’ın. Bunları hesaba katınca, İyi Şeyler külliyatı, şairleri ve çevirmenleriyle, az rastlanır bir yayıncılık faaliyetinin ürünü.

İşte bu biçim ve içerik özellikleri, bana kitaplığımda bu kitapları saklatan. Bir kişinin daha adını anarak, Paul McMillen’ın de desteğiyle, Cevat Çapan’ın yayımladığı bu kitaplardan oluşan “elimdekiler listesi”nde eksik çok. Ve zevkli olan, internet sahaflarını karıştırarak filan da değil, sahaf raflarında kaybolmuş, aralara sıkışmış olanları bularak eksikleri azaltmak. Bakalım, bakacağım.

{fotoğraflar: Necdet Dümelli}

* Bilgiler şu kitaptan: Benim Kitaplarım, Söyleşen: Sema Aslan, Doğan Kitap, Ocak 2009.

Cevat Çapan, İyi Şeyler, kitap, Necdet Dümelli, Paul McMillen