Bilecik Kent Belleği
Hacıbiyar’ın Evinden
Basın Birliği İstanbul Mıntıkası’na
10 Mayıs 1941 tarihinde, çoğu Devlet Güzel Sanatlar Akademili olan ve toplumsal gerçekçi anlayışla resim yapan bir grup genç ressam “liman” temalı ilk sergilerini Beyoğlu’nda açar. Serginin bahsedilen teması nedeniyle “Liman Ressamları” diye de anılan grup, sergi için bazı kaynaklarda “Beyoğlu Matbuat Müdürlüğü”1, bazılarında “Beyoğlu Matbuat Umum Müdürlüğü”2 veya “Gazeteciler Cemiyeti Beyoğlu Lokali”3 adıyla anılan mekânı seçmiştir. Ancak bu binanın nerede olduğu tam olarak bilinmez.
Dönemin gazetelerinde, karşımıza isminde müdürlük veya umum kelimelerinin geçmediği başka bir yapının adresi çıkıyor:
“İçlerinde tanınmış modernist ressamların da bulunduğu on üç kişilik bir ressamlar grubu tarafından 10 Mayıs 1941 Cumartesi günü saat 16’da İstiklal Caddesi’nde, Basın Birliği’nde bir resim sergisi açılacaktır.”4
“Dün Basın Birliği salonlarında genç ressamlar tarafından bir resim sergisi açılmıştır.”5
“Dün saat 16’da Beyoğlu’nda Basın Birliği binasında genç ressamlarımız ‘Liman’ mevzulu bir sergi açmışlardır.”6
Farklı gazeteler sergi mekânını İstiklal Caddesi’ndeki Basın Birliği olarak bildirdiğine göre, matbuat-basın kelimelerinin eş anlamlılığından veya yanlış alıntıdan kaynaklanan bir hata tekrarlanarak günümüze gelmiş gibi görünüyor. “Beyoğlu Matbuat Müdürlüğü, Yeniler Grubu” anahtar kelimeleriyle basit bir Google araması yapınca da çoğunlukla Nuri İyem ile ilgili sonuçlara erişiliyor. Nitekim Kıymet Giray, 1998 tarihli Nuri İyem kitabında, Yeniler grubunun ilk sergi mekânını “10 Mayıs 1941 tarihinde, Beyoğlu Matbuat Müdürlüğü Salonu’nda saat 16:00’da ‘Liman Şehri İstanbul’ sergisi açılır”7 şeklinde aktarırken, dönemin eleştirmenlerinden Fahir Onger’in bir yazısına atıfta bulunuyor. Fahir Onger ise alıntılanan yazısında “Liman Sergisi, 10 Mayıs 1941 Cumartesi günü Beyoğlu’nda ‘Basın Birliği’ salonunda saat 16’da kapıya gerilen bir balık ağının kesilmesiyle açılmıştır”8 diyerek adeta sergi mekânı konusunda dönemin gazeteleriyle söz birliği ediyor.
Basın Birliği binası Beyoğlu’nun neresindeydi? Hakkı Tarık Us’un 1943’te basın hayatında 50. yılını tamamlayan gazeteciler için hazırladığı jübile kitabında “Türk Basın Birliği İstanbul Mıntıkası Merkez Binası, İstiklal Caddesi No: 42”9 olarak aktardığı adres ve binanın fotoğrafı, bu soruyu cevaplandırmamı sağlayan en önemli ipucuydu. Zira yapının bozulmadan günümüze kadar ulaşabilen cephesi onu kolayca tespit edebilmemi sağlamıştı.
Grand Rue de Pera, No: 62
Taksim Meydanı’ndan İstiklal Caddesi’nde yürürken, Bekar Sokak’ın –eski adıyla Rue Bekiar– caddeyle kesiştiği köşeye gelmeden sağdaki yapı, Beyoğlu Şehit Muhtar Mahallesi, 404. ada, 10. pafta, 10. parsel üzerinde bulunur.10 Charles Edward Goad’ın 1904-1906 arasında hazırladığı sigorta haritalarının Pera-Galata bölümünde 62 numaralı yapı olarak pembe renkle işaretlenmiştir; bu renk yapının kâgir olduğunu belirtir. O hâlde bir dönem 62 olan bina numarası, sonradan yapılan düzenlemeyle 42 olarak değiştirilmiş olmalıdır; Yeniler Grubu’nun sergisi açıldığında da kapı numarası 42’dir.
19. yüzyıl sonlarında Beyoğlu’nun kozmopolit çevresinin sakinlerinden olan Said Naum Duhani, dönem tanığı olarak kaleme aldığı Eski İnsanlar Eski Evler’de, Galata’dan çıkıp Taksim Meydanı’na yaklaşırken 42 numaralı evden, sahiplerinin ismini de vererek bahsediyor:
“Touring Club’ın karşısında Hacıbiyar’ın evi yükseliyor. Burayı Cağaloğlu’nda Vilayet binasının (Eski Babıâli) yanındaki yerine taşınmadan önce, yakın zamana kadar Basın Birliği işgal ediyordu.”11
1885 tarihli Şark Ticaret Yıllıkları’nda Hacıbiyar12 soyadlı iki kişi var. İlki “M. Hadjibiar et Compagnie” olarak geçer. Bu bir şirket adresidir, söz konusu Andon Hacıbiyar komisyonculukla uğraşmaktadır. İkincisi ise Kirkor Hacıbiyar’dır ve “Mahsuse Vapur Şirketi” yönetim kurulunda görevlidir.13 Aynı yıllığın adres listesinde ise henüz Grand rue de Pera üzerinde 62 numaralı bir bina yoktur; liste 58 numaradan 64’e atlar.14
1888 tarihli bir gazete haberine göre “Pera, Feridiye Caddesi’nde M. Hacıbiyar’a ait olan ve Yüksekkaldırım’da dükkânı olan bir marangozun bir aylığına kiraladığı taş evde yangın çıkmış, kiracı polis tarafından bulunamamıştır. Yangında iki ahşap ev de zarar görmüştür.”15 Bu yangınla alakası var mıdır bilinmez ancak belki bu olayla alakalı bir bilgi 1889-1890 tarihli Şark Ticaret Yıllıkları’nda karşımıza çıkar: Kirkor ve Andon Hacıbiyarlar artık “Grand rue de Pera, No: 62” adresinde ikamet ederler.16 Aynı yıllığın adres listesine de 62 numaralı bina eklenmiştir. 1893-1894 tarihli Şark Ticaret Yıllıkları’nda da aile hâlen burada ikamet etmekte ve Andon Hacıbiyar artık 1891 yılında Marius Michel tarafından kurulan17 Dersaadet Dok Rıhtım ve Antrepoları Şirketi’nde idarecilik yapmaktadır. 20. yüzyıla gelindiğinde Andon Hacıbiyar bu görevin yanında 1896’da Edmond Bartissol’ün kurduğu18 Société du port de Salonique’in [Selanik Limanı Şirketi] temsilciliğini de yapar.19
Bu bilgilere dayanarak binanın 1885-1889 yılları arasında inşa edilmiş olabileceğini tahmin edebiliriz; bu, cephede okunabilen ve 19. yüzyıl sonu Beyoğlu yapılarının çoğunda karşımıza çıkan art nouveau üslupla da örtüşür. Giriş üzerine dört kattan oluşan yapının ikinci ve üçüncü katlarında cephe, yarım yuvarlak oluşturarak çıkıntı yapar. Bu çıkıntı üçüncü katın balkonunu oluşturur. İkinci kat pencerelerinin iki yanında bulunan madalyon formlu motifler yalın cephedeki yegâne süslerdir. Bu plastik dil, yapının mimarının Avrupa’da eğitim görmüş ve Beaux-Arts’ın etkisinde kalmış Levanten yahut gayrimüslim mimarlarından birisi olabileceğini düşündürür.
20. yüzyılın başlangıcıyla, payitahtı sarsan toplumsal gelişmeler yaşanır: 1908’de II. Meşrutiyet ilan edilir; 1914’te ülke I. Dünya Savaşı’na girer; 1918’de İstanbul mütttefiklerce işgal edilir. Tüm bu süreç boyunca Hacıbiyar ailesi aynı adrestedir. 1919 tarihli Stamboul gazetesinde, binada muhtemelen kiracı olan bir işletmenin reklamını görürüz: Maison Marie, zarif takım elbiseler, mantolar dikerek bunları makul fiyatlara satmaktadır.20 1922 tarihli Şark Ticaret Yıllığı’na göre Andon Hacıbiyar artık Selanik Limanı Şirketi’ndeki vekillik görevini bırakmış, Rué İmam No: 22’de ikamet ediyordur; bu araştırmanın konusu olan 62 numaralı binada ise aynı aileden, Düyun-ı Umumiye’de büro şefi olan Paul Hacıbiyar yaşamaktadır.21 Bu tarihte bina epey kalabalıklaşmıştır. Dimitri Ozhatchos, L’Entente adlı pastane ve şarküterisiyle; Yvonne Dubin, korse siparişi alıp diktiği mekânıyla; Artaki Papazyan da terzi atölyesiyle numara 62’de hizmet verir. Bu durum bize, ailenin belki de maddi zorluklar nedeniyle binadaki ikametini kısıtlayıp mülkünü kiraya vermeyi yeğlediğini düşündürebilir. Bunda Selanik’in 1912’de Balkan Savaşı sonunda elden çıkmasının etkisi neredeyse kesin gibidir; ayrıca 1923’te Düyun-ı Umumiye’nin kapatılmasını da hesaba katmalıyız. Bu tarihten on üç yıl sonra, İstiklal Caddesi numara 62’deki bina Basın Birliği’nin mülkiyetine geçer.
İstiklal Caddesi, No: 42
Mayıs 1935’te Ankara’da birinci Basın Birliği kongresi yapılır. Matbuat Umum Müdürü Vedat Nedim Tör’ün görevi sırasında düzenlenen kongrenin gündem maddelerinden biri de bir basın birliği kurmaktır.22 Zira Matbuat Umum Müdürlüğü bir devlet kurumudur. Kurulacak olan yeni organizasyonun amacı ise basın-yayın alanında çalışanların üye olacağı sivil bir birlik meydana getirmek ve bunun Matbuat Umum Müdürlüğü’yle uyumlu çalışmasını sağlamaktır. Kongrede başkent dışında başlıca illerin mıntıka heyetleri belirlenir; İstanbul Mıntıkası’nın ilk görevlerinden biri de Tünel-Taksim arasında bir bina satın almaktır.23 Kurun gazetesindeki habere göre birlik, “İstiklal Caddesi’nde Cemal Bey Lokantası karşısında 40-42 numaralı binayı seçmiş ve satın alınan bina dün tesellüm edilmiştir. Bina 15.500 liraya satın alınmıştır.” Aynı haberde binayla tapusunun fotoğrafı da vardır; tapuda eski kapı numarasının 62 olduğu açıkça görülür. Bu, Hacıbiyar ailesinin evinin artık Basın Birliği İstanbul Mıntıkası’na ait olduğunu ve 1922-1935 tarihleri arasında bir noktada İstiklal Caddesi kapı numaralarının değiştiğini gösteren önemli bir bilgidir.
İstiklal Caddesi No: 42, Basın Birliği’nce satın alınışından altı sene sonra Türk resim sanatının önemli sergilerinden birini, bu yazının girişinde bahsedilen, aralarında Agop Arad, Avni Arbaş, Mümtaz Yener, Nuri İyem, Kemal Sönmezler, Nejad Devrim, Selim Turan, Turgut Atalay, Haşmet Akal ve Abidin Dino gibi ressamların bulunduğu “Yeniler” grubunun liman temalı ilk sergisini ağırlar. Sergiyi ziyaret edenler arasında Maarif Vekili Hasan Âli Yücel, İstanbul Valisi ve Belediye Reisi Lütfü Kırdar ile parti idare heyeti reisi Reşad Mimaroğlu da vardır.24
Yeniler grubu ertesi sene düzenledikleri sergi için de yine aynı mekânı tercih eder. 23 Mayıs 1942 günü saat 15.00’te açılışı yapılan ikinci sergi, daha ilk gününde kalabalık bir izleyici kitlesi tarafından ziyaret edilir.25 Sergiyi gezenlerden biri de dönemin muhafazakâr kalemlerinden Refi Cevad Ulunay’dır ve köşesinde “Basın Birliği salonlarında tertip edilen resim sergisinde bulundum ve gençliğin çok alaka gösterdiğim bu sanat hamlesini dikkatle takip ettim” diye başlayan övgü dolu bir yazı kaleme alır.26 Yeniler grubu üçüncü sergilerini 3 Temmuz 1943 tarihinde Eminönü Halkevi’nde açar. Basın Birliği salonlarında da aynı gün ressam Kemal Zeren’in kişisel sergisinin açılışı vardır; gazetelerde Zeren’in sergisinden “Her zamanki gibi bol renkli ve çok ışıklı resimlerini seyircilerinin önüne bir şehri âyin gibi yaymıştı”27 diye bahsedilir. Basın Birliği salonları –dönemin sergi mekânlarının yetersizliğinden olsa gerek– genç sanatçılar için mantıklı bir çözümdür.
II. Dünya Savaşı’nın ardından Türkiye Cumhuriyeti’nde değişim kendini gösterir. “Savaş yıllarında gazetecilerin mesleksel tek örgütü”28 olan Basın Birliği savaş sonrasında feshedilir. İstanbul Mıntıkası’na bağlı gazetecilerin bazıları Sedat Simavi’yle bir gazeteciler cemiyeti kurar, Hakkı Tarık Us’u takip eden diğer ekip ise “Basın Birliği Derneği” çatısı altında örgütlenir.
İstiklal Caddesi numara 42, geçen zamanın getirdiği değişimlerden nasibini alacaktır. Eleonora Arhelaou ve Kayıhan Türköz’ün günümüzde Salt Araştırma üzerinden ulaşılabilen, 1980’lerin sonuyla 1990’ların başı arasında çektikleri fotoğraflarda, yapının 1935’teki orijinal hâlinin değiştirildiği görülebilir. İlk hâlinde kesme taşlarla kaplı, ferforje giriş kapısı sağda olan, solda ise bir penceresi bulunan yapının giriş katı iptal edilmiş, dükkâna dönüştürülmüştür. Aynı yıllarda bu dükkânda İstiklal Caddesi’nin bilinen mekânlarından Piknik Restoran, Basın Kurumu’nun kiracısı olmuştur.29
1999’da ise binada İstanbul Basın Kurumu Gazeteciler Lokali hizmet vermeye başlar. Aynı yıl İletişim Araştırmaları Derneği de Halaskargazi’de bulunan yerinden, Lale Sineması’yla Megavizyon’un karşısındaki, 42 numaralı binanın ikinci katına taşındığını duyurur. Artık dernek, alt katta Basın Kurumu’na ait lokalin 60 kişi kapasiteli mekânında toplantılarını gerçekleştirebilecektir.30
İzleyen yıllarda Piknik Restoran, Saint Antoine Kilisesi’nin altındaki güncel yerine taşınır; 42 numaranın girişinde de bir dönem Erol Giyim hizmet verir. Daha sonra kozmetik firması Golden Rose buraya bir şube açar, ancak binada başlayan tadilat nedeniyle yakınlarda başka bir dükkâna taşınmak durumunda kalır.
İstiklal Caddesi, No: 22
Yakın tarihte restore edilen bina, günümüzde İstiklal Caddesi No: 22 olarak değiştirilmiş olan adresinde ayakta durmaya devam ediyor. Restorasyon, binanın giriş katı değiştirilmiş hâline göre yapılmış; şimdi giriş katında bir eczane bulunuyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Planlama Müdürlüğü’ne bağlı Beyoğlu Senin İletişim Ofisi de artık bu güzel art nouveau yapının sakinlerinden biri olmuş durumda.31
Erken Cumhuriyet döneminde sanatın ve sanat kurumlarının büyük ölçüde devlet destekli oluşu ve sanat alanında özel teşebbüsün olmayışı, kuşkusuz sırf bu işe tahsis edilen sergi mekânlarının açılışını da epey geciktiren bir faktör. Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği’nin Moskovit Salonu gibi boş bar, restoran vb. mekânlarda sergi düzenlemesi, d Grubu’nun Narmanlı Yurdu’nu seçmesi bunun bir örneği. Benzer şekilde Yeniler Grubu’nun 1941 tarihinde Basın Birliği’nin bu yazıya konu olan binasını seçmesi de tesadüf olmasa gerek. Gruptaki ressamların basın-yayın camiasıyla tanışıklıkları sonucu bu mekânın yeğlenmesi mantıklı bir çözüm olabilir. Basın Birliği, özerk görünmesine rağmen savaş ve sıkıyönetim döneminde devletin basın camiası üzerindeki görünmez denetiminin bir aracı olan bir kurum. Kuruluşundan sonra tüm basın-yayın organları üzerindeki denetimin birliğe verildiği, matbuat alanında çalışan herkesin birliğe kaydının zorunlu tutulduğu biliniyor. Yeniler’in devlet otoritesinin gölgesinde kurulmuş bir birliğin binasında toplumsal gerçekçi tavırda sergi açması, sergiyi dönemin Örfi İdare Komutanı Ali Rıza Artunkal’ın ziyareti32, solculukları bilinen Abidin Dino’nun aynı yıl Anadolu’ya sürülmesi veya Nuri İyem’in 1944’te Sansaryan Han’da sorgulanıp işkence görmesi gibi olayların eşliğinde devlet-sanatçı ilişkilerinin gerilimini yansıtan detaylardır. Sebebi her ne olursa olsun, 1950’li yıllarda ilk sanat galerilerinin açılışına kadar Beyoğlu’nda sergi mekânı olarak kullanıldığını bildiğimiz yerlere artık İstiklal Caddesi No: 22’nin de eklenebileceğini sanıyorum.
Bu yazı, bir sergi mekânını merak etmemle başladı, araya pandeminin ve daha pek çok şeyin girdiği uzunca zamana yayılan bir yapı monografisine dönüştü. Beyoğlu’nda çok popüler olanlar hariç diğer yapıların izini sürmek, sanat tarihi, mimarlık tarihi gibi alanlarda çalışanlar için –ki ben de onlardan biriyim– iğneyle kuyu kazmaya benziyor; ama bir o kadar da kazdıkça her seferinde yeni bir ipucunun ortaya çıktığı muazzam bir sürece dönüşüyor. Yapının 19. yüzyıldan günümüze serüvenini yazarken muhakkak kimi boşluklar oldu, bu süreçte binanın hâlen sahibi olan ve bu boşlukları doldurabileceğini tahmin ettiğim Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’ne ulaşmaya, randevu almaya çalıştımsa da karşılık alamadım.
Selanik Liman İşletmesi vekili Andon Hacıbiyar’ın evinden, hoş bir tesadüfle Yeniler grubunun Liman Sergisi’ne uzanan sürecin hâlâ ayakta duran tek tanığı, İstiklal Caddesi No: 22’nin hikâyesinin hatırlanması dileğiyle.
1. Mehmet Üstünipek, “1923-1950 Yılları Arasında Açılan Sergiler”, Türkiye’de Sanat 40 (Eylül-Ekim 1999): 46.
2. Funda Berksoy, 20. Yüzyıl Batı ve Türk Resminde Toplumsal Gerçekçilik (İstanbul: Bakışlar Matbaacılık, 1998), s. 116; Nilüfer Öndin, Cumhuriyetin Kültür Politikası ve Sanat 1923-1950 (İstanbul: İnsancıl Yayınları, 2003), s. 191; Burcu Pelvanoğlu ve Neslihan Uçar (ed.), Hoca Ressamlar Ressam Hocalar (İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2010), s. 52.
3. Nurullah Berk ve Hüseyin Gezer, 50 Yılın Türk Resim ve Heykeli (İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 1973), 50. Yıl Dizisi: 2, Birinci Baskı, s. 70.
4. “Resim Sergisi”, Akşam, 9 Mayıs 1941, s. 3.
5. “Basın Birliği’nde Bir Resim Sergisi”, Cumhuriyet, 11 Mayıs 1941, s. 5.
6. “Basın Birliği’nde Genç Ressamlar Sergi Açtılar”, Vakit, 11 Mayıs 1941, s. 6.
7. Kıymet Giray, Nuri İyem (İstanbul: Türkiye İş Bankası Yayınları, 1998), s. 52.
8. Fahir Onger, “1941 Liman Sergisi ve Yeniler Grubu”, Soyut 58 (Mayıs 1973): 39.
9. Hakkı Tarık Us, 50 Yıl Transkripsiyonlu Tıpkıbasım (İstanbul: Basın İlan Kurumu Yayınları, 2019), s. 35.
10. Bu bilgiye Tapu ve Kadastro Müdürlüğü’nün harita bazlı dijital parsel sorgulama servisinden erişmek mümkün.
11. Said Naum Duhani, Eski İnsanlar Eski Evler: 19. Yüzyıl Sonunda Beyoğlu’nun Sosyal Topoğrafyası, çev. Ahmet Parman (İstanbul: Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu, 1984), II. Baskı, s. 106.
12. Yıllıklarda bu isim “Hadjibiar” olarak yazılmıştır.
13. Annuaire Oriental, 1885, s. 181.
14. Annuaire Oriental, 1885, s. 403.
15. Stamboul, 2 Temmuz 1888.
16. Annuaire Oriental, 1889-90, s. 223.
17. Vilma Hastaoglou-Martinidis, “The Building of Istanbul Docks 1870-1910. New Entrepreneurial and Cartographic Data”, AZ ITU Journal of Faculty of Architecture 8/11 (Ocak 2011): 85-99.
18. Agm.
19. Annuaire Oriental, 1909, s. 605. Aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri’nde bulunan 1908 tarihli bir belgede Andon Hacıbiyar’ın adı “Selanik Limanı İnşaat Şirketi Vekili” olarak geçmektedir. İki belge muhtemelen aynı göreve işaret etmektedir. Bkz. BOA, ML.EEM, Belge No: 682-50.
20. Stamboul, 9 Ağustos 1919.
21. Annuaire Oriental, 1922, s. 300.
22. Hıfzı Topuz, 100 Soruda Türk Basın Tarihi (İstanbul: Gerçek Yayınevi, 1973), 100 Soruda Dizisi: 36, Birinci Baskı, s. 153.
23. “İstanbul Gazetecileri Bir Yurt Edindiler”, Kurun, 1 İkinciteşrin 1935, s. 3.
24. “Maarif Vekili Basın Birliği’ni Ziyaret Etti”, Cumhuriyet, 15 Mayıs 1941, s. 2.
25. “Yenilerin Sergisi Açıldı”, Vakit, 24 Mayıs 1942, s. 2.
26. Refi Cevad Ulunay, “Gençlerin Resim Sergisi”, Tan, 25 Mayıs 1942, s. 3.
27. “Dün Açılan İki Resim Sergisi”, Cumhuriyet, 4 Temmuz 1943, s. 1-3.
28. Hıfzı Topuz, a.g.e, s. 230.
29. Piknik Restoran üçüncü kuşak işletmecilerinden Behiye Aydoğan Canberk ile 19 Aralık 2020 tarihli yazışma.
30. İletişim Araştırmaları Derneği Bülteni 18 (Eylül-Ekim 1999): 1-12.
31. Yapının restorasyonunun bitip açıldığını görünce dayanamayıp zillerini çaldım ve beni içeri alarak ellerinden geldiğince yardımcı olmaya çalıştılar, ofisi gezip binanın içini ilk defa görebilmemi sağladılar. Kendilerine sonsuz teşekkürler.
32. “Basın Birliği’nde Liman Sergisi Açıldı”, Akşam, 11 Mayıs 1941, s. 3.