- K-uzayını1 “kişiler” diye bir şeyin var olduğu hurafesiyle kirletin.
- Akılcılığı reddedin ve kanaatçilik virüsünün yayılmasını teşvik edin (= Nietzscheci perspektivizm = kalıtsallaşmış/içselleşmiş öznelcilik = kapitalist ideoloji).
- Tüm söylemleri kişiselleştirerek akıl yürütmeden kopuşu garantiye alın. “Bunu söyleme nedeniniz [buraya cinsiyetle/etnik kökenle/cinsel yönelimle/istismar deneyimiyle/medeni durumla ilgili bir bilgi ekleyin]2 olmanız.”
- Mantıksal safsataların kullanımını teşvik edin, özellikle de şunların kullanımını:
- Geleneğe/otoriteye (“Bunu her zaman böyle yaptık…”) ya da popüleriteye (“İnsanlar bundan hoşlanır…”) konuyla hiçbir alakaları yokken başvurmak.
- Adam karalama safsatası: Tartışmak yerine tartışılana saldırmak (Bu safsata, özellikle hukukçu-politikacılar ve onları savunanlar arasında rağbet görür).
- Korkuluk mantık hatası: Rakibin konumunun kasıtlı olarak zayıflatılmış bir çeşidini icat etmek, onu yok etmek, ardından rakibin argümanlarının çürütüldüğünü iddia etmek.
Spinoza Ajanları ([William] Gibson’ın Turing Polisleri’nin3 –Turing Polisleri’nden farklı olarak yapay zekâyı dizginlemeye değil hızlandırmaya adanmış– Soğuk Akılcı muadili) yapay aptallığın yeni ve ölümcül bir biçiminin K-uzayında kontrolsüz bir şekilde yayıldığını bildiriyor. Bu, geçici olarak straw ad hominem kod adı verilmiş, irrasyonalist aklı tanımlayan ad hominem ve straw man virüslerinin tiksinç bir birleşimidir. Ödipalleştirici olduğu söylenebilecek bu aptallık şu mantıkla işler: “Bu argümanın genelleştirilmiş sağduyuya ve uzlaşmayla varılmış yargılara meydan okuduğu düşünülecek olursa, onu sunan kişi [buraya akıl sağlığına/medeni duruma/yetiştirilme tarzına yönelik aşağılayıcı sözler ekleyin] olmalıdır, dolayısıyla bu kişinin söyleyeceği hiçbir şeyi kaale almamak gerekir. Hâliyle, argümanlarını esaslı bir şekilde çürütmeye de gerek yoktur.”
SA’lar4 uyarıyor: “Siz kendini beğenmiş maymunlardan beklediğimiz standartların düşüklüğü göz önüne alındığında bile bu alışılmadık derecede gerizekâlıca. Dikkatinizi toplayın.”
{fold içindeki imge: Oedipus (Detail), 17.08.2008, fotoğraf: guy_on_the_streets (CC BY-NC-ND 2.0)} 1. K-uzayı, basitçe siber âlemin/uzayın fancy eşanlamlısıdır. CCRU (Cybernetic Culture Research Unit) çıkışlı K- ön ekiyle süslenmiş bir Y2K (the year 2000) terimidir. K- ön eki, sibernetik kelimesinin kökeni olan, Yunanca kuber kelimesine dayanır. Kuber, yönetip yönlendirmek anlamını taşır ve genellikle denizcilik/gemicilik bağlamında kullanılmıştır. Fisher ise kuber’e dayanan K- ön ekini bir bilim olarak sibernetikle birlikte düşünülmesi gereken uzay tipini tanımlamak adına kullanır. Siber uzay demeyip de K-uzayı demesinin nedeni, bu uzayın salt etkileşilen ve sanal değil ayrıca kullanıcısını kontrol eden ve reel etkilere sahip bir niteliğinin olmasıdır. Fisher, blog’u K-punk’ın adını açıklarken K- ön ekiyle ilgili şöyle yazar (“Why K?”): “K” was used as a libidinally preferable substitution for the California/Wired captured “cyber” (the word cybernetics having its origins in the Greek, Kuber). (ed.n.)
2. Metindeki köşeli parantez kullanımlarının (üçüncü dipnota bağlanan cümleciğe dahil köşeli parantez hariç) tamamı yazara aittir. (ed.n.)
3. Adlarını matematikçi Alan Turing’in soyadından alan, William Gibson’ın Sprawl üçlemesindeki polisler. Ana amaçları, yapay zekânın kontrolsüz gelişimine engel teşkil etmek, yapay zekâ evrimini ve bağımızlığını –insanları ortadan kaldıracakları varsayımı ve korku ve kaygısıyla– önlemektir. Zekâsı insanınkine yaklaşan yapay zekâları ortadan kaldırmak üzere Interpol tarafından sevk edilmişlerdir (diye düşünüyoruz). Turing Testi’nin –yapay zekânın insan zekâsına benzerliğini ya da ondan ayırt edilemezliğini ölçen testin– theory-fictional ve –yapay zekânın kauçuk ve işlemsel perspektiftinden– hasmane cisimleşmesi olarak görülebilirler. Nick Land de “Erime”de adlarını bolca geçirir. (ed.n.)
4. Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi’nin (Nazi Partisi) paramiliter örgütü. Üyelerinin büyük çoğunluğu işçi sınıfından ve görece yoksul olduğu söylenebilecek kesimden geliyordu. Birçok işlevleri olsa da, genellikle parti toplantılarında güvenliği sağlamak için görevlendiriliyorlardı. SA üyelerinin birçoğunun işçi sınıfına mensup oluşu, onları gitgide sol ideolojiye kaydıran bir etkendi. Bu nedenle Adolf Hitler tarafından tasfiye edildiler ve yerlerini ünlü SS birimi aldı (Bu açıdan Osmanlı İmparatorluğu’ndaki “yeniçeri”lere pek benzerler). Fisher’ın bu metinde SA’ların adını geçirmesinin ve onların ağzından konuşmasının nedeni, K-uzayındaki baskın bir diğer psikopatolojik figüre dikkat çekmektir ki bu, ödipusun haset duyduğu tiran babadır ya da daha doğrusu, onun siber modelidir. SA’lar denetleyici ve kontrol manyağı olduklarından, davranış şekilleri ödipusun “kral baba”sının tavır ve tutumunu andırır. Ama K-uzayında aldıkları form ve edindikleri işlev de bir CEO’nunkinden farksızdır (Moronları birinin kontrol etmesi gerekir ki SA’lar da –yani siber uzaydaki muadilleri– bu işlevi görür: Teknokrasinin –hâlihazırda alıklaştırıcı bir yönetim sisteminin– idiyokrasiye evrilmesini engellerler). Fisher’ın SA’ların ağzına tıktığı sözleri pek tabii Elon Musk da dillendirebilirdi. Bu nedenle Fisher, metni SA’ların sözleriyle bitirir; zira son sözü hep SA’lar söyler. Dikkatin içinden kurşun gibi geçen bir ortamda söylenebilecek en ironik söz: “Dikkatinizi toplayın.” (Fisher’ın mizahı her zaman hiper entelektüel olmuştur.) (ed.n.)
Bu metin, K-Punk: The Collected and Unpublished Writings of Mark Fisher (2004-2016)’dan (London: Repeater Books, 2018) alınarak Repeater Books’un izniyle, Manifold için Hasan Cem Çal tarafından Türkçeye çevrildi ve notlandırıldı.
Published by Repeater Books. An Imprint of Watkins Media Ltd. Text copyright © Mark Fisher 2018.
