Felis Catus,
Şu Bizim Kedi
hassas bir arkadaş
osurduğumda
kedimin umuru
olmaz.
Charles Bukowski
(kaynak: The Cat Ladies)
« Felsefeci Wittgenstein, eğer bir aslan konuşabilseydi biz onu anlamazdık demiş —ya da ifadenin ondan alıntılandığını gördüm. Bu ilginç, fakat düşündükçe dil, aslanlar ya da her ikisi hakkında ima ettiklerine daha az ikna olduğum bir düşünce. Ne var ki, ‘365 Güne Bir Kedi’ takvimim geçenlerde, aşağı yukarı aynı meseleye ilişkin, mükemmel bir alıntı verdi bana. Nan Porter (bir felsefeci olsa gerek) demiş ki: ‘Eğer kediler konuşabilselerdi, konuşmazlardı.’ » Ursula K. Le Guin, “Aslanlar ve Kediler”
tarihimsi, toplumsalımsı:
“The Domestic Cat: History, Folklore, Ecology, and Behavior”
“Are Cats Domesticated?”
Kedi fotoğrafları ve videolarının internetteki —kediseverlere dahi tekinsiz görünmeye başlayan— yaygınlığı ve nedeni hakkında:
“Why Do Cats Run the Internet? A Scientific Explanation”
Kendi mezarı için yazdığı ve iki saatten uzun süren Epitaph benzeri eksantrik bestelerin sahibi, kısa dikkatlerin ve eğlencenin egemen olduğu günümüzde herhalde artık hiç kimsenin dinlemediği Charles Mingus’tan kediler için klozet eğitim programı: “Charles Mingus Cat Toilet Training Program”. Önerimiz programı, bir de Reg E. Cathey performansı olarak izlemeniz. Yalnızca üç dakika yirmi saniyenizi alır. Söz, pişman olmayacaksınız:
Ortaçağ kedilerinden mesaj var:
“Paws, Pee and Mice: Cats among Medieval Manuscripts”
Cornell Üniversitesi veterinerlik okulundan çok iyi kedi sağlığı sayfaları:
Cornell Feline Health Center
Kedi müzesi: Moscow Cat Museum
Antik Romalıların kedi sevgisini biliyoruz. Belli ki, çağdaş Romalıların da kedilerle arası iyi. Roma kentinin merkezinde, bir Roma tapınağının kalıntıları üzerinde, 150 kediye evsahipliği yapan bir kedi barınağı: Torre Argentina
Björk’ün Sugarcubes döneminden kalma, folklorik ve hayli karanlık bir noel kedisi hikâyesi “Jólakötturinn”:
Esaslı bir sosyoloji/antropoloji kitabı: Cat Culture: The Social World of a Cat Shelter [Kedi Kültürü: Bir Kedi Barınağının Sosyal Dünyası] ve kitabın yazarlarının kısa bir metni: “Cat Culture, Human Culture: An Ethnographic Study of a Cat Shelter”
Japonya’nın şans kedisi: “What is a maneki neko?”
Şans kedisi maneki neko’ya adanmış bir blog: Lucky Cat - Maneki Neko
“Maneki Neko: The beckoning cat.”
Cat café sözcüğü, İngilizce bir sözcük olarak Oxford Dictionary of English sözlüğüne, 2015 yılı Ağustos ayında resmen alındı. İlk cat café’nin 1998 yılında Tayvan’da açılmasına karşın, cat café salgını Japonya’da ortaya çıktı. 2005–2010 yılları arasında Japonya’da 79 adet cat café açıldı; 2015 yılında sadece Tokyo’da 58 cat café vardı. Kapsamlı bir kedi kahvesi seçkisi Animal Cafes’te mevcut. İsimleri yeter: Hapineko, Gurugurudo, Nekobukuro, Marumaru…
(kaynak: Animal Cafes)
Artık dünyanın pek çok metropolünde kedi kahveleri var. O kadar ki, sözgelimi eğer Londra’da Lady Dinah’s Cat Emporium’a gitmek gibi bir niyetiniz varsa, epey önceden rezervasyon yapmanız gerekiyor. Keza Vancouver Catfe’de de öyle.
Japonya’da gizemli kedi adası:
“Cats outnumber people on this mysterious ‘Cat Island’”
Kedi barınağına mimar(lar) eli değince:
Architects for Animals [Hayvanlar İçin Mimarlar], hayvan yardım derneklerine destek olmak amaçlı tek gecelik ““Giving Shelter” etkinlikleri düzenleyen bir ‘farkındalık yaratma’ inisiyatifi. “Barınak Sağlamak” gecelerinde mimarlar ve tasarımcılar tarafından proje kapsamında tasarlanmış olan özel barınaklar sergileniyor ve daha sonra ilgi kuruma bağışlanıyor.
Schrödinger’in kedisi (süresi: 01:47):
Ai Weiwei’ı eleştirmek başka, kedilerini sevmek başka.
Çevrimiçi kedi videolarının kutlanıp ödüllendirildiği ve kedi fanatiklerini çimenlerde buluşturan ilk çevrimdışı festival: Walker Art Center’ın “The Internet Cat Video Festival”i.
Ceyda Torun’un festivalden festivale koşan belgeseli “Kedi” ve Instagram’da İstanbul kedileri.
Yapmak isteyenler, açıklama şemasına
“diagrams” sayfasından ulaşılabilir.
İnternetin yıldız kedileri içinde Manifold’un favorisi: Lil BUB
=^..^=

