Kent Şiirleri
Şehrin Gölgeleri

Şehrim öldü, hükmü yok, diyemem
Bütün hüküm şehrimindir, toprağımın…

Ölü şehrimin insanları, babalar babalar
Anneler anneler, toz bulutu asfaltın üstünde
Geçmeyen yara, yürüdükçe yola izleri çıkan
Ömür uçup gider, yeniden konar, kayısı yaprağına
Palmiyenin gövdesine, gülücükle konuşur
Duyduğu seslerle havalanan, pınarlar, dereler
Çantalar uçar deniz kıyısına, çadırların içine
Ölü şehrimin insanları, kimsesizlik imgeleriyle…

Ölü şehrimin insanları, ölü şairler gibidir
Çünkü şairler gibi şehirlerin de ülkede
Öldükten sonra değeri bilinir; köşedeki mobilyacı
Alt kattaki musluk tamircisi, yan sokakta
Yorgancı, ancak öldükten sonra benimsenir.
Çünkü ölü şairler bu ülkede, anca öğrenilir
Çünkü ölü şehirler bu ülkede, ölü şairlerle
Dalında kuruyarak olgunlaşan kiraz, erik, elma gibidir.

Ölü şehrimin insanları, sosyoloji konusu bile
Değildir. Arkeoloji hiç olmadı; ekonomi piyonu ama;
Coğrafya oyuncağı; politika manyağı; karanlık
Dinler bayrağı; mantık mı, olsa olsa diyare...
Ölü şehrimin insanları, şehrin mütemmim gölgeleri
Geçerler sokaklardan, başında durup yüzlerini
Islayacak çeşme bulamadan… Beş dakika dinlenecek
Park bulamadan, bir seccade yeşillik, ölü şehrimin…

Ölü şehrimin minareleri, kubbeleri çamurdadır
Yerdedir; ölü şehrimin mezarları kırda, her ağaç altında,
Her su birikintisi, her köy gözesinde, cenaze
Ölü şehrimin enkazı suda suret verir, en çok da
En çok da suda suret verir. Ölü şehrimin insanları
Kandadır; “Yeter”, diyen kandadır. Şair bilir çünkü
“Kan var bütün kelimelerin altında” ölü şehrimde
Ki ölü şehrimin insanları ölü şairler gibidir.

Ölü şehrimin insanları, kanlı canlı, her gece yürür
Sokaklarda, her gece yıkık evlerin pencerelerinde
İçeri bakandır, canlı şehrimin insanlarına. Bakarlar,
Bakarlar, şaşırarak bakarlar. Dudaklarından “Yalan”,
Sözü dökülür, “Yalanmış be, canlı şehirlerimiz gündüz
Vakti yürüse, şehirler ölmeden biz de şafak vakti
Yürümüş olsak, şehirlerimiz ölmezdi,” derler
Ölü şehrin insanları, canlı şehirlerin gölgeleri…

_
15 Mart 2023
Habip Aydoğdu izniyle

Ali Cengizkan, kent, Kent Şiirleri, şehir, şiir