Düşünceler/İşler
Le Corbusier Külliyatı
Michael Sorkin, “Bir Mimarın Mutlaka Bilmesi Gereken 250 Şey”1 listesinin 15. sırasına şu maddeyi yerleştirmeyi uygun bulmuş: “Victor Hugo’nun ‘Bu, şunu öldürecek’2 cümlesiyle gerçekte ne demek istediğini anla.” Notre Dame’ın Kamburu’nun beşinci kitabının ikinci bölümünde3 geçen cümlede yer alan “bu” kitabı, “şunu” ise yapıları işaret ediyor.4 Kitaplar bir biçimde mimarlığın kudretini elinden alacakmış gibi tınıyan Hugo’nun bu deyişi, özetle matbaanın icat edilmesinden önce insanoğlunun düşüncelerinin vitrini olan mimarlığın yerini kitaplara bırakacağını belirtiyor. Hugo’ya göre kitaplar ucuz, çabuk üretilebilen, sonsuz söz dağarcığına sahip, dayanıklı, tekrar edilebilir, ezeli ve ebedi düşünce araçlarıdır. “O zamanlar kim şair doğsa mimar oluyordu. [...] Böylece, mimari Gutenberg’e kadar temel ve evrensel yazıyı temsil ediyordu.”5 sözleriyle Hugo, matbaanın icadıyla Gotik mimarlık çağının kapandığını işaret eder. Kâğıttan kitap, taştan inşa edilmiş kitabın yerini almıştır. İki yüz yıl sonra Marshall McLuhan’ın asıl etkinin içerik tarafından değil, içeriğin biçimi tarafından yaratıldığını savunduğu “Araç mesajdır” önermesi, Hugo’nun 200 sene önce sarf ettiği “Kitaplar yapıları öldürecek” cümlesine göz kırpar.
“Okumak İçin Bir Makine”
Terazinin iki ucunda, kitaplar ve yapılar yalnızca yapısal özellikleriyle değil, tarih boyunca onlara yüklenen sorumluluklar bağlamında da kıyaslanan nesneler olmuş. “Bina etmek” ve “metnin inşası” da bu iç içe geçen kavramların birbirinin alanına dahil olmasının ifadeleri. Kitap nesnesini sanat, mimarlık ve edebiyat alanında birlikte işleyen bir mecra olarak kullanan en üretken mimarlardan biri kuşkusuz Le Corbusier (1887–1965). 19. yüzyılın ortasında inşa edilen Sainte-Geneviève Kütüphanesi’nin [Bibliothèque Sainte-Geneviève] cephesine Fransa’nın en mühim yazarlarının isimlerinin kazınmasından tam 100 sene sonra, Cité Internationale Universitaire de Paris’de yer alan İsviçre Pavyonu’nda, Stéphane Mallarmé’nin bir dizesini freskosuna eliyle nakşeder: Garder mon aile dans ta main [Kanadımı elinde tut]. Mallarmé’nin dizesinden ilhamla çizilen kanadını tutan el figürü; cephe, anıt, kitap kapağı gibi nice mecrada karşımıza çıkar. Dizelerin iliştiği duvarların temsilleri de kitap mekânında Corbusier’nin sayfa düzeninde belirlediği noktalarda yerlerini bulur.
Corbusier, 30’lu yıllarda kartvizitine meslek olarak “hommes de lettres”6 ibaresini iliştirir; yazılı kültür en az mimarlık kadar tutkulu olduğu bir alandır zira. 60’tan az yapısı olduğu düşünülünce yaklaşık olarak 50 kadar yayınla farklı sorumluluklarla ilgilenmesi sıkı bir performansın işareti.7 Yazarlığının yanı sıra kitapların illüstrasyonlarının, sayfa düzenlerinin, kapaklarının sorumluluğunu şevkle üstlenir. Öyle ki yaşamı boyunca 950 kişiye yazdığı 4261 mektuptan8 bir kısmı yayınevleriyle sıkı pazarlık hâlinde olduğunu gösteriyor. Kitaplarının görsel etkisi konusunda hassas olan Le Corbusier, sayfa düzenlerinin tasarımı, yazı karakterlerinin seçimi, kitapların şekilleri, fikirlerinin retorik etkisi ve tanıtım malzemeleri konusunda titizdir. 1930 yılında, ilk cildi yayımlanan Oeuvre Complète’i bir not iliştirerek mentoru William Ritter’e gönderir. Notta, Zürih’te basılan kitap için Paris’te ikna turlarının devam ettiğini, alışılmışın dışındaki bu formatın plan, kesit temsilleri için en uygun biçim olduğunu düşündüğünü yazar. Ritter ise mektubunda sayfa düzeninden memnun kalmadığını, kitabın üstüne not tutmak konusunda zorlandığını ve elinde tuttuğunda sayfaları rahat okuyamadığını (marjin alışagelmiş paydan düşük olduğu için) belirtir.
Corbusier, yirmili yaşlarının başında, 1910 yılında gerçekleştirdiği Almanya gezisi esnasında Werkbund’un9 kitap yapımı ve tipografide gerçekleştirdiği reformlara, kitapların vitrinlerde ve reklamlarda nasıl ustaca sergilendiğine tanıklık eder ve grafik tasarıma ilgi duymaya başlar. Almanya'nın dekoratif sanatlardaki devriminin arkasında yeni bir iletişim ağının yer aldığının farkına varır; karton kutuların ve reklam afişlerinin tasarımından yeni alfabelere ve sayfa formatlarına, kongreler için sergi materyallerine ve resimli süreli yayınların sayfalarına uzanan bir ağdır bu. Corbusier’nin evi bir “ikamet makinası” olarak görmesinden ilhamla Paul Valéry, 1927 senesinde kitabı “okumak için bir makine” [machine á lire] olarak tanımlar. Valéry’ye göre kitabın iki ayrı özelliği olmalıdır. İlki, okurun argümanını kelimeden kelimeye, satırdan satıra doğrusal bir şekilde takip etmesini sağlayarak onda bir dizi zihinsel tepki yaratmasıdır. İkinci özelliği, kitap sayfalarının birer görüntü olarak algılanmasıdır. Burada gözler her sayfayı pozitif/negatif grafik lekeler olarak tahsis ederek, yüzeyi zevkle tarar.10 Corbusier, kitaplarının tasarımında zihin ve gözlerin deneyimini iç içe geçirmeyi amaçlar.
“Klasik” Corbusier
1937 yılında yayımlanan Quand les cathédrales étaient blanches [Katedraller Beyazken] için yazarının notu çok açık: “Lütfen not edin; klasik sayfa düzeni, modernizm yok, lütfen.”11 Bu notlu ilk okuduğumda zihnimdeki “modernizm=Le Corbusier” algısı şaşmıştı. Corbusier, mimarlığını “yeni” sözler söyleyerek kurallarını belirleyen biri olarak zihnime kazılıydı. Kitap tasarımlarında modernizmle yaşadığı ikircikli ilişkinin en başına dönersek, 1910’ların sonunda modern grafik tasarım cenneti olan İsviçre’den Fransa’ya yerleşen Corbusier, Fransa’nın modern grafik tasarım alanındaki gelişmelere karşı kendine has, “marjinal” duruşunu12 benimser. Kurt Schwitters, Alexander Rodchenko, El Lissitzky gibi dönemin şahane tasarımcıların işlerine aşina olsa da özellikle o tarihlerde serifli karakterlerle ortadan hizaladığı kapakların eşlik ettiği klasik sayfa düzenlerinden şaşmaz.
Corbusier’nin 1912’de ilk çıkardığı kitap olan Etude sur le mouvement d'art decoratif en Allemagne [Almanya’daki Dekoratif Sanat Üzerine Bir İnceleme] metin ağırlıklıdır, görsel olarak dikkat çekici değildir. Charles-Édouard Jeanneret ismiyle yayımlanan kitabın kapağı serifli bir yazı karakterinin ortadan hizalanmasıyla tipografik bir hiyerarşi oluşturulmuştur. Şair Paul Dermée ve ressam Amédée Ozenfant ile birlikte Crès Yayınevi’nden çıkardıkları L’esprit Nouveau (1918-25) adlı dergi klasik sayfa düzeniyle Corbusier’nin kitap tasarımı konusundaki eğilimini yansıtmaktadır: Kutsal addettiği Antique bâton allongée [Antik uzun çubuk] stilindeki yazı karakterini kapaklarda ve başlıklarında kullanmayı tercih eder. Bu seçim yayıncılarla tartışmasına neden olur. Sans serif yazı karakteri, yayıncılar tarafından teorik metinleri destekleyecek ciddilikten uzaktır çünkü. Bu ortadan hizalı, kimi zaman sayfanın ortasında, renkli bir zemin üzerine bir veya birkaç fotoğrafı birlikte kullanarak tasarladığı kapaklara, serifli yazı karakterle inci gibi dizilmiş iç sayfalar eşlik etmektedir. Corbusier bu tutarlı tavrıyla hayli geleneksel yayıncılara kıyasla bir noktada “modern” kalır. Gonthier Yayınevi’nin direktörü Jean-Louis Ferrier’ye yazdığı mektupta (1963) kendi modernliğini yeniden şöyle ilan eder: “Kitaplarınız, Le Corbusier’nin (tipografi söz konusu olduğunda) modern, Platon’un ise klasik olduğunu kabul etmekte zorluk çekmemelidir.”13 Kendine bir repertuar oluşturur ve uygun gördüğü modern/modern olmayan unsurlarla bir oyun alanı yaratır.
L’art Decoratif D'aujourd'hui (1925), La Peinture Modern (1925), Almanach d'architecture Moderne (1925), kaynak: Fondation Le Corbusier
Modernist Etkiler ve Gelgitler
1935 yılında Londra merkezli bir yayınevinin verdiği sipariş üzerine Corbusier, Aircraft’ı [Uçak] yazar ve tasarlar. Kitabın kendi içinde farklılaşan sayfa düzeni, neredeyse tümüyle siyah beyaz olan imajların ölçüleri birbirini tekrar etmeyecek şekilde tasarlanmıştır. Bazen tek bir imaj karşılıklı iki sayfayı kaplarken, bazen de iki fotoğraf üst üste biner. Metin blokları kitap boyunca yer değiştirir. Moi Ver’nin 1931 yılında yayımlanan kitabı Paris’in sayfa düzenini anımsatan kararlarla bunun Corbusier’nin elinden çıkan en “modern” tasarım olduğu söylenebilir.
Le Corbusier, Aircraft deneyiminden kazandığı parayı Ville Radieuse [Işıldayan Şehir] kitabının baskı bütçesine destek olarak ekler. Mimar, yayıncı ve müellif yazar olarak faaliyet gösterdiği bu yılları takiben, 1938 yılında yayımlanan Des Canons, des munitions? Merci, des logis s.v.p. [Silahlar, Cephaneler? Hayır teşekkürler! Bize ev verin...Lütfen] adlı kitabıyla, mimarlık kitapları için sıklıkla tercih edilecek olan yatay formatın öncüsünü belirlemiş olur. 1933’te yayımlanan Crusade’ın [Savaş] kapağında kullandığı kolaj tekniğini devam ettirir. Bu kitabının basıldığı dönem, Fransa’da dergilerin büyük hacmini fotoğraflara ayırmaya ve Yeni Tipografi’nin de benimsediği bir illüstrasyon tekniği olan kolajların kullanılmaya başladığı evreye denk gelir. Genellikle Alexander Libermann’ın kapaklarını tasarladığı Vu ve Voilà dergilerinde yer alan fotoğrafları kendi kitaplarının içinde kolajlarda kullanır.
Kitap endüstrisinin ekonomik açıdan parlak olduğu bir dönem değilse de Corbusier, hiçbir yapı üzerinde çalışmadan geçirdiği 1941–1946 yılları arasında dokuz kitap basma imkânı bulur. 1943 yılında yayımlanan kitabı Charte d'Athènes’ın [Atina Anlaşması] kapağı ileriki yıllarda (1950/1955) iki cilt hâlinde yayımlanacak olan Le Modulor kitapları gibi kare formattır. Modern mimarlık ve şehirciliğin anayasası olarak anılan bu kitabın kapağını tipografiyle çözer. 1956’da tekrar yapılacak olan baskıda, tasarımı bir süre birlikte çalıştığı grafik tasarımcı Jean Petit’ye emanet eder. 1942 yılında yayımlanan La maison des hommes [İnsanların Evi] adlı kitabının kapağında mimarlık ve mühendisliğin işbirliğini simgeleyen bir sembol kullanır. 1946’ya değin dört farklı kitapta yer alan sembolün varyasyonlarıyla grafik bir seri kimliği yaratmış olur. Mimarlıkta ve mekanikte evrensel olarak uygulanabilir, insan ölçeğinde armonik bir ölçü üzerine deneme olan Le Modulor, boyutu, görsel malzemesi, sayfa ve kapak tasarımı, tipografi kullanımıyla Corbusier’nin grafik maharetlerini ve önerdiği sistemi en kapsamlı ifade ettiği çalışmalardan biridir.
1954 yılında, Cenevre Gölü’nün kıyısında yaşlı anne ve babasına yaptığı evle ilgili metni Une petite maison14 [Küçük Bir Ev], mimarlık yayınları tarihinde gerçek anlamda tekil bir yapıya atfedilmiş ilk monografik çalışma sayılır. Fotoğraf, çizim ve metinleri bir arada kullanan Corbusier’nin sıklıkla kullandığı el yazısı, projenin öznelliğini pekiştirir. 50’li yıllarda yaptığı kitaplar, renkli alanları ve illüstrasyonlarıyla daha katmanlı bir grafik anlayışa sahiptir. 1956 tarihli Les Plans de Paris’de [Paris Planları] düzensiz, birbirini tekrar etmeyen renkli alanlar, yazarın kıvrımlı el yazısına öykünerek, sayfalarda dolaşır. Grafik lekeler, sayfaları, rasyonel bir düzende sunulacak bir bilgi düzlemi yerine sanatsal bir ifade alanına dönüştürür. Bu teknikle Corbusier’yi tanıştıran ve Corbusier’nin grafik tasarım anlayışında önemli bir rol üstlenen isim, genç tasarımcı ve sanatçı Pierre Faucheux’dir.15 Kendisini “kitap mimarı ve mekân yazarı”16 olarak tanımlayan Faucheux, 1947’de tanışmalarının ardından kitap ve sergi tasarımlarında Corbusier ile işbirliği yapar.
Tipografi
1920’lerde kitaplarında yoğun olarak kullandığı serifsiz, ince, çizgisel, uzun, Antiques allongées yazı karakterini kullanmakta epey ısrarcı olsa da, tüm çizimlerinde resim altlarında kullandığı, makine çağı mimarlığıyla uyum içindeki şablon yazı karakteri Corbusier ile anılmaya başlar. Fransa’da sokak tabelasından depoya kadar kentsel ve endüstriyel alanda kullanılan bu karakter, makine mimarisi için üretilir ve farklı mecralarda kullanılır. Les Plans de Paris’nin kapağında çarpıcı bir leke olarak gördüğümüz, Marcel Jacno tasarımı Chaillot yazı karakteri, sonraki yıllarda farklı isimlerle yeniden üretilir. Letraset şirketi 1988 yılında Charret ismiyle ürettiği yazı karakterini Le Corbusier’nin tasarladığını varsayarak kendi ismiyle kullandığı “©” ibaresini, Le Corbusier Vakfı’nın [Fondation Le Corbusier] müdahalesiyle daha sonra kaldırmak zorunda kalır. Josef Albers’in Bauhaus için tasarladığı şablon yazı karakterini, majüskül harfleri dahil etmediği ve rahat okunamadığı için “aptalca” bulur. Fransa’daki yayınevlerine kitaplarının iç sayfalarında Didot yazı karakterinin kullanılmasını şart koşar; yurtdışındaki yayınevleri söz konusu olduğunda da yine kontrastı yüksek serifli bir yazı karakteri olan Bodoni’nin kullanılmasında ısrarcı olur.
Taş, Kâğıt, Kitap
Corbusier’nin külliyatını; tasarladığı, çizdiği, resmettiği, inşa ettiği nesneleri zihnimizde dolandırdığımızda form arayışındaki çalışkanlığına hayranlık duymamak elde değil. Söz konusu mimar Corbusier olduğunda –grafik tasarımcılar, sanatçılar ve tipograflarla işbirliklerini de hesaba katarsak–, onun türlü denemeler yapan tutkulu bir kitap tasarımcısı olması en olağan sonuçlardan biri. Görüşlerini ifade etmek, aynı zamanda çalışmalarını geniş kitlelere duyurmak için farklı ifade araçlarını bir arada kullanan bir yazar olarak üçüncü tekil kişinin ağzından yazdığı otobiyografik kitabında, kendi gelişimini “L.C.’nin yaratıcı işlerinin büyük bir bölümü kitaplarında şekillenmiştir”17 cümlesiyle aktarıyor. Yapısal anlamda şüphe götürmeyecek kadar modernist, grafik tasarım bağlamında ise kendine Dadaist oyun alanları yaratacak kadar yarı-modern bir mimar olarak Corbusier, yapıları ve kitaplarıyla yüksek tondan konuşuyor; taş, kâğıt, kitap birbirine eklemleniyor.
1. 2020 yılında COVID-19 yüzünden yaşamını yitiren Sorkin’in vefatının ardından bu liste tekrar dolaşıma girmişti.
2. Ceci tuera cela.
3. Arşidük Claude Frollo, tebdil-i kıyafetle kendisini ziyarete gelen Kral XI. Louis ile yaptığı sohbet esnasında, bakışlarını hüzünlü bir biçimde önündeki kitaptan kiliseye doğru çevirerek şöyle der: “Ceci tuera cela”. Yani “Bu, onu öldürecek”. Victor Hugo, Notre Dame’ın Kamburu (İstanbul: İş Bankası Yayınları, 2020), s. 186.
4. Jonathan Lovell’in cümleyi didik didik eden animasyonunu izlemek hem zihin açıcı hem de eğlenceli.
5. Hugo, age, s. 192.
6. Türkçeye tam karşılığı “edip” olarak çevrilebilecek bu kavram, İletişim Yayınları tarafından “edebiyat erbabı” olarak çevrilmiş. Günümüz Türkçesinde yaygın bir kullanımı olmadığı için bu metni yazarken Fransızcasını kullanmayı uygun buldum.
7. Dergi, kitapçık, broşür gibi formatlardaki üretimleriyle beraber bu sayı 50’yi geçiyor. Yazar ve/veya tasarımcı olarak yaptığı kitap sayısı ise 35.
8. M. Christiane Boyer, Le Corbusier, Hommes de Lettres (New York: Princeton Architectural Press, 2010), s. 33.
9. 1907 yılında Münih’te, aralarında Peter Behrens, Josef Hoffman, Hermann Muthesius ve Richard Riemerschmid’in de bulunduğu 12 sanatçı ve mimarın, 12 şirketle işbirliği yaparak, sanatın ve zanaatın gelişimine katkıda bulunmak için kurduğu birlik.
10. Boyer, age, s. 30.
11. Age.
12. Robin Kinross, Modern Typography: An Essay in Critical History (Londra: Hyphen Press, 2004), s. 97.
13. Catherine de Smet, “Le Corbusier as Book Designer: Semi-Modernity a la française”, The Form of the Book Book, ed. Sara de Bondt, Fraser Muggeridge (Antwerp: The Occasional Papers, 2005), s. 12.
14. Küçük Bir Ev, 16,7 × 12 cm ölçülerinde küçük bir kitaptır.
15. De Smet, agm, s. 17.
16. Pierre Faucheux, Fransa’da kitap tasarımı alanında öncü olarak önemli bir role sahip. 1940’ların sonlarında kitap kulüpleri için tasarladığı yenilikçi çalışmalar ve Écrire l'espace [Yazı Mekânı] adlı kitabıyla tasarım tarihinde ayrıcalıklı bir yerde.
17. De Smet, agm, s. 7.