Tipografi Literatürü 3
Craig,
Müller-Brockmann, Solomon ve Frutiger

Phototypesetting: A Design Manual, James Craig, 1978

“Fotodizgiyi idrak etmeden kullanan tasarımcıya ithaf edilmiştir” cümlesiyle başlıyor kitap. Fotodizginin nasıl bir şey olduğunu hiçbir zaman idrak edememiş olduğum için kitabın adının ardındaki gerekçeyi anlamamış olmam muhtemel; çünkü kitabın büyük bölümünü tipografi terimleri sözlüğü kaplıyor, minik bir kısmında çeşitli fotodizgi makinelerinin yüzeysel tanımı yapılmış, minik bir kısmında da tasarım tavsiyeleri var. 70’lerdeki fotodizgi atmosferini bilmiyorum, deneyimlediğim bir teknoloji değil. Metal hurufattan dijital teknolojiye geçiş dönemindeki teknik aksaklıklardan duyulan rahatsızlık neticesinde kaleme alınmış anlaşılan. Ama bu kitabı seviyorum. Tertemiz ve akıcı bir sayfa düzeni var. Referans kitabı olarak da kullanılabilir.

Grid systems in graphic design, Josef Müller-Brockmann, 1981

Grafik tasarımdaki ızgara sistemi ilkelerinin kurumsallaşmasını, yayılmasını, öğretilmesini amaçlayan ve bunda başarılı olan bu kitap Emil Ruder’in Typographie’sinden üç yıl sonra yine aynı yayınevinden, Niggli tarafından yayımlanan ve dönemin modern tipografi yaklaşımını pekiştiren eserlerden biridir. (Modern tipografi söylemine de dilim alışamadı bir türlü. “Modern tipografi” ne demekse... İsviçre ekolü demek daha doğru olur aslında; ancak tüm dünyaya tesir etmiş çağdaş bir tavır olduğu için “modern tipografi” deyip kolaycılığa kaçıveriyoruz işte...) 

Her ne kadar bilinçli ya da bilinçsiz uygulanmış olsa da başta web siteleri olmak üzere bu kitabın öğretilerine günümüzde hemen her yerde rastlamak mümkün. Zaten beklentilerin olabildiğince hızlı karşılanmasının arzu edildiği günümüzde rastlamamak bir garip olurdu; çünkü bu kitabın vaat ettiği matematiksel grafik tasarım mühendisliği öğretisi tasarım olasılıklarını önemli ölçüde eleyip tasarımımızı bazı matematiksel şablonlar vasıtasıyla şekillendirerek zamandan tasarruf etmemize imkân sağlıyor. Eğer elinizde hızlıca sonuca bağlamanız gereken iş varsa bir ızgara sistemi oluşturup tasarımınızı onun içinde şekillendirmek yeterli olacaktır. Bunu kesinlikle bu yöntemi azımsamak için söylemiyorum; çünkü ızgara sistemleri de kendi içinde sınırsız çeşitlilik gösterebilir. Ancak genel olarak sağladığı bu kolaylık için kullanılıyor. Diğer yandan sadece zaman tasarrufu değil tasarlayacağınız ürünün içeriği de kendiliğinden ızgara sistemini çağırabilir. Yukarıda bahsettiğim James Craig’in Phototypesetting kitabı bunun bir örneğidir.

“Kullanılan görsel elemanların sayısının azaltılması ve bunların bir ızgara sistemine dahil edilmesi öz bir planlama, anlaşılabilirlik, netlik duygusu ve tasarımın düzenli olduğu izlenimini uyandırır. Bu düzenli tasarım güveni tetikleyerek bilgiye daha fazla kanaat getirilmesini sağlar.”

The Art of Typography, Martin Solomon, 1986

Döneminde ders kitabı olarak kullanılabilirmiş. Yazarın tipografiyi sanatla ilişkilendirme üslubu günümüz için biraz yetersiz kalsa da tipografik terimler için yaptığı açıklamalar ve tipografi egzersizleri için getirdiği öneriler ders kitabı yönünü ön plana çıkarıyor. 80’ler için geçerli olabilecek bir kaynak.

“Benim için tipografi, tasarımın temel öğelerini, ilkelerini ve niteliklerini anlayarak mekanik yöntemle harf, sayı, sembol ve şekil üretme sanatıdır. Tipografi sanatını ‘typoiconography’ kelimesiyle tanımlıyorum. Sembolizm ve sanat anlayışımı bu kelimeyle ilişkilendiriyorum.”

The International Typebook, Adrian Frutiger, 1990

İçerisinde 66 fontu barındıran 383 sayfalık bir font kataloğu. Kitaptaki tek metin Adrian Frutiger’in iki sayfalık önsözü ve her fontun bir paragraflık kısa açıklaması. Adrian Frutiger yazdığı iki sayfalık önsözde, bu kitabın font kataloğu olmadığı belirtiliyor. Büyük ustaya saygım sonsuz, ancak ben katalogdan daha fazlasını göremiyorum açıkçası. Belki de 1990 yılı için bir katalogdan fazlasını ifade ediyordur, bilemiyorum, cahilliğime verin... Frutiger belki de geleceğin tasarımcılarına ilham alabilecekleri ve tasarladıkları yazı tiplerinde iskelet olarak kullanmalarını arzu ettiği yazı tiplerinden bir derleme yapmak istemiştir. Aşağıdaki açıklaması bana bu kitapla ilgili bunu düşündürtüyor.

“Mekanik dönem bitip elektronik dizgi dönemi başladığında bu durum beraberinde yeni bir yazı tipi akımı (hepsinin iyi olduğu söylenemez) getirdi. Uzun metinler için üretilen yazı tipleri hiç kuşkusuz tarihsel referanslara muhtaçtır. Bir tipograf için ‘iyi bir tasarım’ tarihi kökene bağlı prensiplerin ışığında geliştirilmiş yazı tipi anlamına gelir.”

{fotoğraflar: Murat Çil}

kitap, Murat Çil, tipografi, Tipografi Literatürü