Tipografi Literatürü 5
Spiekermann, Ginger, Cheng, Davies,
de Jong ve Felton

Stop Stealing Sheep, Erik Spiekermann, E.M. Ginger, 2003

Amerikan yazı tipi tasarımcısı Frederic Goudy 1936 yılında New York’taki bir ödül töreninde ödülünü aldıktan sonra bir konuşma yapar ve konuşmasında “Anyone who would letterspace lower case would steal sheep”* diye bir açıklamada bulunur. Goudy’nin bu söylemi birçok tartışmaya neden olur. Black letter mı yoksa lower case mi dediği tartışma konusudur, lower case dediği kabul edilir ve tartışma farklı konularda devam eder, buralara girmeyelim... Tam ismi Stop Stealing Sheep & find out how type works olan bu kitabın ismi buradan gelmektedir.

Kitap iki soruyla başlıyor: “Koyun çalmak mı?”, “Küçük harflerdeki espas mı?” Hem tipografa hem de konuyla ilgisi olmayan bir insana anlamsız gelebilecek bu iki soru aslında kitabın temasını oluşturmakta. Hem bir tipograf hem de sıradan insanlar için harflerin ne anlama geldiğini ve nasıl çalıştığını daha anlaşılabilir bir şekilde izah etmek amaçlanmış. Günlük konuşma diliyle birçok benzetme yapılarak bu amaç gerçekleştirilmeye çalışılmış. Bekleme salonlarındaki sehpalar için üretilmiş gibi bir havası var.

“Diş hekimi, marangoz veya nükleer bilimci olsun, tüm profesyoneller yabancılarla gizli ve anlaşılmaz görünen dillerde iletişim kurar; yazı tipi tasarımcıları ve tipograflar istisna değildir. Tipografi terminolojisinin herkesi şaşırtacak bir tınısı vardır. Bu kitabın amacı, yazı tipleriyle daha etkili bir iletişim kurmak isteyen insanlar için tipografi dilini açıklığa kavuşturmaktır.”

Designing Type, Karen Cheng, 2005

Çok beğendiğim kaynaklardan biri. Tam bir “temelleri” kitabı (Bu konuya listenin devamındaki bir kitapta değiniyorum). Temelleri kitabı bence tam da böyle olmalı. Üstünde “temelleri” ibaresi bulunmamasına rağmen gerçek bir temelleri kitabı. Yazı tipi tasarımına yeni başlayacak olanlar için, acemiler için kusursuz bir kaynak. Hatta profesyoneller bile belki arada sırada karıştırabilir, referans kitabı olarak kullanabilir. Eleştirebileceğim tek tarafı baskı kalitesi. Bazı formalar tamamıyla kurumadan ciltlenmiş sanırım ya da kâğıtta bir sorun var. Sadece bendeki örneği de böyle olabilir.

İçeriğe gelecek olursak, tamamen harflerin anatomisine odaklanılmış. Serifli majüsküller ve minüsküller, serifsiz majüsküller ve minüsküller, rakamlar, noktalama işaretleri, diyakritik işaretler, boşluklar (espas, leading, kerning vb.). İzahat harfleri tek tek ele alarak değil birbirleriyle anatomik olarak akrabalığı bulunan harfler kıyaslanarak yapılmış. Farklı fontlar arasında da kıyaslamaya gidilmiş. Önemli noktalar vurgulanmış. Görseller çok sade ve anlaşılabilir. Gerek metinlerde gerekse görsellerde gösteriş yapılmamış. Her şey son derece sade ve öz. Ne bir eksik ne bir fazla. Harflerin anatomileriyle ilgili tüm temel bilgileri çok açık ve kolay öğrenebileceğimiz bir kaynak. Kitabın başındaki önsöz, tasarım süreci, harf anatomisi şeması, yazı tipi sınıflandırması, sınıflandırmadaki sorunlar başlıkları ise okuru içeriğe başarılı bir şekilde hazırlıyor.

Bu şirin, kendi halinde, etliye sütlüye karışmayan ve koyu akademik dille yazılmış kitabın bir cümlesi var ki, önsözün sonuna zarifçe iliştirilmiş bu minik cümle bende bu kitabın gizli göreve çıkmış bir suikastçı ya da bir tür ajan olduğu izlenimini yaratıyor. Sanki gecenin en masum ve zarif görünen kadınlarından birinin jartiyerine gizlediği Fransız onlusunu görmüşüm hissi uyandırıyor:

“...Bu kitabın amacı yazı tipi tasarlama sürecine ve sanatına derinlik ve düzen getirmeye çalışmaktır.”

A is for Ox, Lyn Davies, 2006

Bu kitapla ilgili tek sorunum, harici kutusunun içinde gönderilmemiş oluşu. Eğer benim gibi bez ciltlere hassasiyetiniz varsa satın alırken buna dikkat etmelisiniz. Bunun dışında her şey dört dörtlük. Kâğıt kalitesinden tipografisine, tipografisinden özenle hazırlanmış özgün görsellerine, görsellerinden içeriğine, içeriğinden harflerin ilk formlarının kullanıldığı dizin kısmındaki espriye kadar ince düşünülmüş, özenle üretilmiş, harflerin tarihini aşırı detaya kaçmadan etraflıca ele alan güzel bir kitap. Allan Haley’nin kitabında olduğu gibi noktalama işaretleri ve rakamlar da dahil edilseymiş kusursuz olurmuş.

Kitap altı bölümden oluşmakta: 1. Yazı nasıl başladı? 2. Alfabenin ortaya çıkışı 3. Alfabenin yayılması 4. Majüskülden minüsküle 5. ALFABE 6. Günümüzde alfabe. Hepsinden tek tek bahsetmeye gerek yok sanırım, başlıklar kendini ele veriyor zaten. Harflerin anatomik kökenlerinin incelendiği 5. bölümde “A” harfinden “Z” harfine kadar her harfe ikişer sayfa ayrılarak görsel ve sözel anlatım eşliğinde harflerin anatomik kökenleri ve değişim evreleri incelenmiş. Son bölümde ise günümüzdeki trafik levhalarının bir tür hiyeroglif olduğu ve bunları kullanarak yazılı iletişimimizi desteklediğimize dikkat çekerek ideal yazılı iletişim üstüne beyin jimnastiği ve evrensel alfabeye dair varsayımlar yapılmış.

“Alfabe, ismini Yunan alfabesinin ilk iki harfi için kullanılan isimlerden almaktadır: alfa-beta.”

Sans Serif, Cees W. de Jong, 2006

Emil Ruder’dan yapılan bir alıntıyla başlıyor: “Tipografinin tek bir yalın görevi vardır ve bu da bilgiyi yazılı olarak iletmektir. Hiçbir argüman tipografiyi bu görevden alıkoyamaz.” Bu tam sayfalık alıntıyı takip eden giriş kısmında serifsiz fontların tarihsel sürecine değinilmiş. Kitaba katkı sağlayan Alman grafik tasarımcı Wolfgang Beinert’in serifsizlerin tarihini Perikles dönemine, Helenistik dönemdeki Mısır’a, Rosetta Taşı’na kadar dayandırma gayreti kafamda bir soru işareti olarak kalmış olsa da serifsizlerin tarihi gelişimi açıklayıcı bir şekilde ele alınmış. Sonrasında da “Klasik Serifsizler” ve “Çağdaş Serifsizler” olarak iki ayrı ana başlık açılmış ve bu başlıklar altında çeşitli fontların görsel sunumları yapılmış.

Sosyal medyanın ve internetteki bilgi ve arşivin gelişmesiyle birlikte işlevini kısmen yitiren kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum. Ama tabii ki giriş kısmındaki yazılardan ve kitabın içindeki tasarımcılarla ilgili metinlerden yeni şeyler öğrenmek mümkün. Elektrikler kesildiğinde veya şarjınız bittiğinde bile tüketilebilecek bir kaynak olması da cabası.

“İlginç olan şu ki, tipografi yüzyıllardır uluslararası düzeyde gelişmektedir, ancak sadece serifsiz yazı tipleriyle.”

The Ten Commandments of Typography + Type Heresy, Paul Felton, 2006

Gözüm ne zaman bu kitaba çarpsa ve/veya elime alsam gülümsüyorum. Harika... Çok iyi... Tahmin edeceğiniz üzere kutsal metin formatında tasarlanmış ve yazılmış.

Aslında tek kitabın içinde iki kitap var. Bir yarısında tipografinin 12 Havarisi, diğer yarısında şeytan ve düşmüş melekler. Bir yarısında mükemmel uygulanmış 10 tipografi kuralı, diğer yarısında mükemmel kırılmış 10 tipografi kuralı. Bir yarısında sevaplar, diğer yarısında günahlar... İki tipografi takımının beraberlikle biten müsabakası. Yıldızlar karmasının yaptığı dostluk maçı.

Paul Felton sunumu, Jonathan Barnbrook, Jeffery Keedy, Matthew Carter’ın kuralları konu olan giriş ve önsözleri, kitabın içinde devam eden metinler... Minik ve sade bir el kitapçığı gibi görünse de aslında çok büyük bir fonksiyonu yerine getirmekte. Tipografi üstüne söylenenleri başarılı bir şekilde özetlemekle kalmayıp, üst perdeden yapılan tartışmalarla tipografinin kutsallaştırılmasının ne kadar komik göründüğünü hatırlatmakta.

“Başlangıçta, Tanrı yazıyı yarattı.”

{fotoğraflar: Murat Çil}

* “Küçük harflerin arasını açan, koyun çalar.” Zamanında koyun çalmak büyük bir suç olduğu için “büyük risk almak” anlamına gelen bir ifade.

kitap, Murat Çil, tipografi, Tipografi Literatürü