bir duygu”
açık olması şart!”
Onlar da tasarımcı ama bildiklerinizden farklı... Onlar sosyal fayda odaklı projelerle sınırlamışlar kendilerini. Bu anlamda hem ürün tasarlıyorlar hem proje. Önemsiyoruz Sosyal Girişimi’ni kurucusu Gözde Şekercioğlu’na sorduk.
Sorulara hapishanelerde büyüyen çocuklarla ilgili ürettiğiniz projeden başlayalım. Projeyi nasıl bir süreçte geliştirdiniz?
Gönüllü olduğum bir vakfın yürüttüğü projede, hapsedilen anneleriyle kalan 0-6 yaş aralığındaki çocuklardan haberdar oldum. Çocukların oyuncağa erişiminin sınırlı olduğunu duyduğum ilk anda, bir tasarımcı olarak ne olur da oyun/oyuncak erişilebilir kılınır diye düşünerek bunu bir tasarım problemine dönüştürmeye çalıştım. Hapsedilmeye dair geliştirilmiş uluslararası politika belgelerinde buradaki çocukların ihtiyaçları ifade edilmiş olsa dahi pratikte ihtiyaçlarının karşılanması konusunda sosyal adalet için emek veren bireylerin, sivil aktörlerin en kısa sürede kamu kurumlarıyla işbirliğine başlaması gerekiyor diyebilirim.
Önemsiyoruz, 2015 yılında bir inisiyatif olarak bu niyetle yola çıktı, ilk projesi Bir Kucak Oyuncak çocukların oyuna ve oyuncağa erişimini desteklemek için geliştirildi; çünkü koşullarından bağımsız, oyunun her çocuğun hakkı olduğuna inanıyoruz. Bir çocuğun iyi oluşunu desteklemek için ise ona bakım veren kişiye destek olmak kritik. Bu nedenle, çocuklarıyla bir aradaki kadınların bireysel iyi oluşunu desteklemek ve kadınlar arası bir dayanışma ortamının kurulmasına destek olmak için Bir Kucak Oyuncak projesinin ardından Anne-Çocuk Gelişim Rehberliği programı hayata geçti. Bir pilot çalışma olarak on dört hafta içinde tasarım ve müziğin kesişiminde kadınların bir ifade alanına sahip olmasına alan açtık.
illüstrasyon: Melike Çıtak
Bu programı, tüm Türkiye’de farklı kurumlarda Önemsiyoruz’dan bağımsız olarak yaygınlaşmasını sağlamak için kamu kurumu içinde çalışan kadın ve çocukla teması olan kişilere yönelik bir eğitim programına dönüştürdük. On dört farklı kurumdan çalışanlar, bireysel olarak kendi ihtiyaçlarını da fark etmelerine imkân yaratacak bir programa katıldı. Yüzden fazla kamu çalışanının, otuzdan fazla gönüllü ekip arkadaşımızın verdiği emek sonunda açık kaynak olarak erişilebilir bir program ortaya çıktı.
Üç buçuk takvim yılı süren bu yolculuk bir birey, kadın, sosyal girişimci, anne, tasarımcı olarak şahsım için bir üniversite eğitimi kadar öğretici, besleyiciydi. Alanın zorluklarını bizlere gösteren ancak en küçük etkinin dahi kıymetli olduğuna emin olduğum bir dönem yaşadım. Zordu, kolay olacağını da kimse söylememişti, ancak bundan sonra bu alanda üretimde bulunmak isteyen kişilere, kurumlara katkı sağlamak ve deneyimimi paylaşmak için buradayım.
Eğer daha fazlasını bir dernek işbirliğinde yapmak isterseniz, şu anda yönetimdeki arkadaşım Melike Çorlak’a yazabilirsiniz. Raporlara ise web sitemiz üzerinden erişilebilir.
Açık Açık Sosyal Girişim Platformu üyesisiniz. Sosyal girişimciliğin diğer girişimcilik türlerinden farkını biraz anlatır mısınız?
Sosyal girişim, toplumda var olan bir problemin ortadan kalkması için sistematik değişime odaklanan, geliştirdiği çözümün kendinden bağımsız çoklanabileceğini kabul eden girişimdir. Kendi faaliyetlerini sürdürecek ve etki alanını genişletmek üzere devamlılık sağlayacak gelir elde etmesi önemli; bunu faaliyetlerinin tekrarıyla gerçekleştirmesi de zorlu tarafı. Bunun yanında kârın ortaklar arasında paylaşılması konusunda şeffaflık ve hesap verebilirlik, önemli bir ayrım diğer girişimlerle karşılaştırıldığında. Ancak Türkiye’de bu konuda bir denetim mekanizması bulunmadığı için kişinin kendisine bağlı olan bu hesap verebilirlik konusunun Açık Açık platformunun sahiplendiği rolün karşılığı olduğunu söyleyebiliriz.
Daha fazla bilgi için:
“Sosyal Girişimcilik Nedir? Sosyal Girişimci Kimdir?”
Birçok rapor size sektöre dair bilgi de verebilir; sektörün aktörleri konuya dair gayet üretken birkaç yıl geçirdi: KUSIF Sosyal Girişimcilik Serisi
Bizim hikâyemizde ise birkaç kişiyle inisiyatif olarak başladığımız günden yaklaşık iki yıl sonra önce bir şirket olarak tüzel yapımıza kavuştuk, ürün ve hizmet satışıyla kaynak geliştirmek ve sabit giderleri karşılamak, bunun sayesinde etki alanını genişletecek insan kaynağı yatırımını yapabilmek önemliydi. Ancak bir sosyal girişim olarak kamu işbirliğinin temelini atmak dernek yapısıyla karşılaştırıldığında çok daha zorlu olduğundan, 2019 yılı itibarıyla dernek tüzel yapısına geçildi. Hem dernek hem şirket kurgusu ise kafa karıştırıcı geldiği için, özellikle geleneksel yapının sınırlarını genişletmenin de ayrı bir direnç alanı olmasından dolayı, biz yalınlaştırmayı doğru bulduk. Bu nedenle, 2021 yılı içinde sadece dernek olarak devam etme kararı aldık ve Açık Açık STK tarafında yer alıyoruz.
Kuruluşlar ve sosyal ihtiyaç sahiplerini buluşturan projeler üretiyorsunuz. Sizin ağzınızdan, ulaşılan iyileşmelere dair güzel bir örnek dinleyebilir miyiz?
Çocuğun oyun hakkına erişmesi adına özellikle 0-6 yaş aralığındaki çocukların bir birey olarak algılanmasını ve yaşamlarının ilerleyen dönemleri için bu ilk yılların önemini vurgulamayı öncelikli gördük. Bunu da çocuğun kendisinin görünürlüğü kadar, çevresindeki yetişkinlerin rolünün de önemini ve etkisini hatırlatarak yapmaya çalıştık. Ancak bir yetişkin olarak da yaşam boyu ne kadar kıymet görerek ilerlediğimiz ve bireysel farkındalığımız önemliydi. Bu çalışmaları binlerce bireysel kişinin desteğiyle gerçekleştirdik; içlerinde oyuncak üretimi konusunda destek veren kuruluşlar (kumaş baskıları), dikim için emek veren kadın kooperatifleri ve Önemsiyoruz gönüllüleri var.
Bizim çalışmalarımız için, tek bir problemi yanıtlama arzusundayız diyemeyiz; biz zorlu problemle [wicked problem] karşı karşıya geliyoruz. Pratikte “sorun” olarak gözlemlediğimiz somut olayların arka planında bağlayıcı ve birbiriyle iç içe geçmiş farklı dinamikler ortaya çıkıyor. Tüm bunlar bize, kök problemin kendisini keşfetmemiz ve ortadan kaldırmamız için yol açıyor.
Anne-Çocuk Gelişim Rehberliği Programı katılımcılarından geri bildirimler:
- “Sizi görünce dışarı çıkmış gibi oluyoruz.” [6. Oturum - Faydalanıcı]
- “Sevk isteyeceğim Urfa’ya. Orada da olsun isterdim.” [11. Oturum - Faydalanıcı]
- “Bizimle ilgilenmeniz hoşumuza gidiyor. İçeride ölü koğuşu gibiyiz, hiçbir şeyden mutlu olamıyoruz.” [11. Oturum - Faydalanıcı]
Sosyal Girişimci olmak isteyen bir kişi ya da ekibe neler önerirsiniz?
Ben yola sosyal girişimci olacağım diye çıkmadım, hedefim problemi ortadan kaldırmaktı ve bunu lisans eğitimim olan endüstriyel tasarımdan yararlanarak yapmaya motiveydim. Herkesin motivasyonu farklı olabilir. Bence, adı sosyal girişim olsa da olmasa da mutlaka inandığımızın ardından yürümeliyiz.
Kalplerimiz kadar zihinlerimizin de açık olması şart! Dilerim takdir eden geri bildirimlerle karşılaşıp emeklerinin kıymetlendirildiğine şahit olurlar. Zor bir yol olabilir. Yüksek ihtimalle fark ettikleri ihtiyaca yönelik, önceki dönemlerde emek vermiş ve şimdilerde yorgun düşmüş ya da halen çabalayan birileri olacaktır çevrelerinde… O kişilerin çıkardığı derslere kulak vermek tüm süreçlerini hızlandırabilir.
fotoğraf: Ulaş Tigin