bir duygu”
tarihten bu yana
İstanbul’un
giriş kapısı ve
omurgası niteliğinde.”
Laleli’ye en son ne zaman gittiniz? İşimiz de düşmüyorsa pek çoğumuzun uğramayı tamamen aklından çıkarttığı bir semt. İstanbul’un tarihi yarımadasının en önemli parçalarından biri olan Laleli’de yoksa değişen bir şeyler mi var? İBB Ulaşım Dairesi Başkanlığı’nın liderliğinde İstanbul Sürdürülebilir Kentsel Hareket Planı çalışmalarına katkı vermek üzere tasarlanan Yavaşla ve Keşfet programı ve Laleli İnfografik Atölyesi yürütücülerinden* Merve Akdağ ve Levent Ören’e sorduk.
Bu atölye İstanbul Sürdürülebilir Kentsel Hareket Planı’nın bir parçası. Yavaşla ve Keşfet programının başlangıcında bir infografik atölyesinin yer alması bu planı stratejik olarak nasıl destekliyor ve biçimlendiriyor?
Merve Akdağ: Yaklaşık iki senedir devam eden Sürdürülebilir Hareketlilik Vizyon Planı, İstanbul’da kapsayıcı ve katılımcı bir gelişim hedefliyor. Bunun olabilmesi için kentin kullanıcılarını ve uygulama alanlarını tanımayı faydalı buluyoruz. İstanbul o kadar geniş bir alan kapsıyor ki nerenin nasıl kullanıldığını kuşbakışı görmek mümkün değil. Dolayısıyla alanla bağlantılı şekilde, farklı disiplinlerden katılımcılarla tartışmaya alan açan bir atölye ortamı besleyici oluyor. Buradaki tartışma ve alan araştırmalarından çıkan kentsel infografik çalışmaları herkes için anlaşılabilir bir arayüz olmayı hedefliyor. Yaşadığı yerle ilgili bilgisi olan insanların aidiyet oranlarının daha fazla olduğu bir gerçek. Kentsel alanlarda temsil oranlarının artması ve ihtiyaçların belirlenebilmesi için derinlemesine araştırmalar ve analizler sunan atölye, çıktılarıyla eylem planlarında önemli bir mihenk taşı olabilir.
Katılımcılar kendi aralarında altı gruba ayrılıp seçtikleri konular üzerine çalıştı yanılmıyorsak. Laleli’yi aidiyet meselesi üzerinden ele alan Appa ekibinin çalışması Düğüm Caddesi’nden yola çıkarak soralım. Bu düğümü kimler nasıl attı ve sizce bu düğüm çözülebilecek mi?
MA: Evet, katılımcılar üçerli ekipler hâlinde altı grup olarak çalıştı. Laleli’nin uzun süreli ama geçici kullanıcıları üzerinden araştırma yapan APPA ekibi, öğrencilerin ve göçmenlerin izlerini takip etti. Her iki kullanıcı grubunun da yolun diğer tarafına geçmeyi tercih etmediğini, yapılan görüşmelerden gördük. Tarihte Mese Odos, Divan Yolu ve Ordu Caddesi isimleriyle anılan cadde, 1970’lerde yapılan yol çalışmalarından sonra ayrıştırıcı bir niteliğe bürünmüş. Bunda o ilk dönem Cumhuriyet mimarlığında görülen kentsel alana daha kapalı bir sınır çizme güdüsünün de etkili olduğunu söyleyebiliriz. Bir çeşit modern mimari ve şehircilik planlamalarıyla kesintiye uğrayan kentsel alanlar daha erişilebilir, etkileşimli ve sosyokültürel olarak ulaşılabilir olduğunda, kültürel karşılaşma çeşitliliği artarak daha akıcı kullanımlar oluşabilir.
atölye çalışması
Levent Ören: Bu düğüm aslında kendiliğinden oluşmuş. Kullanım amaçları keskin bir şekilde tramvay yoluyla ayrılan iki farklı bölge görmekteyiz. Bunlardan ilki İstanbul Üniversitesi’nin bulunduğu alan, yolun diğer tarafı ise işyerlerinin olduğu bölge. Tramvay yolunun etrafını kapatan demir çitler bu düğümü iyice sıkılaştırmış ve bu ayrımın açılmasına sebep olmuş.
Yeni yapılan kentsel tasarım projesiyle birlikte bütün alanı bir bütün hâline getiren bir çalışma bekliyoruz. Böylece, Ordu Caddesi'nin trafiğe kapalı olduğu zamanlarda ikiye ayrılmış alanlardan daha çok bir bütün olarak hissedileceğini düşünmekteyiz. Geçişlerdeki kısıtlamaların kalkması ve uygun kent mobilyalarıyla alan bir bütün hâline gelecektir.
Saha çalışmasının akabinde yürüttüğünüz prova uygulamasından da biraz bahsedebilir misiniz?
MA: Laleli Ordu Caddesi, her ne kadar kalabalığı ve gürültüsüyle hatırlansa da Ağustos 2021 itibarıyla gündüzleri motorlu trafik akışına kapatıldı. Değişen ve dönüşen kentsel alanlardaki uluslararası en büyük sorunlardan birisi burada da karşımıza çıkıyor: Alana dair karar alınması ile uygulama yapılması arasında geçen boşluk hâlleri ve bunun oradaki kullanıcılara olan yansıması. Buna yönelik olarak İBB Ulaşım Planlama Müdürlüğü öncülüğünde EuroVelo koordinatörlüğüyle gün içerisinde kapalı olan caddede tek şeritte alan uygulaması yapıldı. Bu çalışmayla öncelikle tanımsız yollarda oluşan motosiklet terörü sınırlandırılmış oldu. Ayrıca insanlara 35 seneden fazladır Beyazıt-Aksaray arasında soluklanabilecekleri dinlenme alanları oluşturuldu. Bu alandaki kullanım oranının yaklaşık %70 arttığı görüldü. Yapılan mikromobilite yolu sayesinde yaya güvenliği yaklaşık %50 oranında arttı. Trafik akışı, yanda parklanma yapılmadığı için iki kat oranında artış gösterdi. Bunların öncesi ve sonrasıyla arşive dökülmesi, karar vericiler ve uygulayıcıların alanla ilgili projelerini yeniden gözden geçirmelerine ışık tutabilecek önemli veriler sunuyor. Superpool’un tasarladığı alanda İBB Yeşil Alanlar Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı ve Trafik Müdürlüğü önemli katkılar sundu. Şehrine Ses Ver, alanda “Laleli’yi Keşfediyorum, Laleli’yi Dokuyorum” panellerindeki çağrısıyla görüş ve ihtiyaçları topladı. Ayrıca, Laleli’deki bu alan çalışması İBB’nin yeni vizyon planları çerçevesinde hem yerel belediye hem de esnaf STK’larıyla koordineli hareket edilebilmesi açısından da ilham verici bir değer sunuyor.
trafik akışı
LÖ: Hasanpaşa Konağı, Simkeşhane Parkı ve Orhan Kemal Kütüphanesi’nin ön kısımlarında yoldaki sağ şeritte ve kaldırım bölgesinde yapılan bir uygulama çalışmasıydı. Kentsel tasarım çalışması öncesi, “Yavaşla ve Keşfet” teması altında alanı ve kullanıcıyı anlamayı amaçlayan bir uygulama yaptık. Burada, uygulama öncesinde üç hafta boyunca araç ve yaya sayımları yapıldı. Alan kullanım yoğunlukları çıkartıldı. Ardından araç yolunun sağ şeridi kapatılıp, mikromobilite ve yaya kullanımına yönelik tasarlandı. Saksılı bitki, çim halı, bank ve çöp kovalarıyla tasarlanan alanda, uygulama süresince çeşitli etkinlikler yapıldı. Bunların yanında kullanıcıların görüş ve önerilerini de toplamak için iki adet etkileşimli panel yerleştirildi. Bunlardan biri direkt görüşlerin yazılıp asıldığı bir paneldi, diğeri ise belirlenen kriterlere göre kullanıcıların alışkanlıklarını tespite yönelikti. Uygulamanın alanda kaldığı süre boyunca, araç ve yaya sayımları yapılarak “öncesi ve sonrası” karşılaştırmasına yönelik raporlar hazırlandı. Bu uygulamayla, benzer bir çalışmanın bölgede ekonomiye, kullanıma ve hareketliliğe olan katkıları ortaya çıkarılmış oldu.
Pilot uygulama için Laleli’deki Ordu Caddesi’nin seçilmesinin sebepleri neydi?
MA: Kent içindeki dönüşümler zaman alan süreçler. Ordu Caddesi tarihten bu yana İstanbul’un giriş kapısı ve omurgası niteliğinde. Tarihi yarımadada başlayacak bir hareketlilik planının fitilinin buradan yakılarak tüm yarımadayı kuşatması hedef. Yine burada çok aktif olan LASİAD derneği de tartışma zemini sağlaması açısından önemli. Projenin doğru bir şekilde alana bütünleşik uygulanabilmesi için, çalışmaların bu etkileşimli alan çıktıları ışığında düzenlenmesini de önemsiyoruz. Bu çerçevede önümüzdeki beş sene içerisinde caddenin önemli bir yayalaşma aksına dönüşeceğine inanıyoruz.
LÖ: Ordu Caddesi ve çevresi, 16 Ağustos 2021 tarihinde alınan UKOME kararıyla 10.00-21.00 saatleri arasında araç trafiğine kapatılmaya başlandı. Cadde trafiğe kapatıldığı saatlerde motor, skuter ve hamallar tarafında kullanılırken, yayalar tarafından çok düşük bir yoğunlukta kullanılıyor. Kentsel Hareketlilik Planı kapsamında yayalığın ve bisiklet kullanımının teşvik edilmek istendiği süreçte, bir farkındalık oluşturulabilecek en iyi örnek alan Ordu Caddesi’ydi.
Ordu Caddesi mikromobilite uygulaması bisiklet sürüşü, fotoğraf: Pınar Gediközer
Bu çalışmanın size göre en göze çarpan sonucu nedir? Ve bundan sonra ne olacak?
MA: Bana göre en önemli sonuçlardan biri, kamusal alanlarla ilgili alınan kararlara oradaki uygulamalar ile kentsel anlatılar da eklenince, sürecin ne kadar değerli ve yol gösterici olduğunun bir kez daha ortaya çıkması... Bunun için de kamu kurumlarının öncelikli rol oynamasına duyulan ihtiyaç... Uzun vadeli olarak kurulacak böyle bir sistemde ilgili müdürlüklerin gönüllülerle, sosyal girişimlerle, STK’larla ve özel sektörle verimli bir zeminde çalışabilmesi hem veri sağlıyor hem de eylemlere yönelik sağlıklı bir ortam oluşturmaya hizmet ediyor. İstanbul’da büyük alanlarda kaybolmaktansa küçük alanlarda taktiksel uygulamalarla kamunun ve vatandaşın vizyonunun genişlemesi, geçici uygulamaların alan özelinde yerel bağlantılar kurularak yapılmasıyla mümkün. Böylece kullanıcı ihtiyaçlarını belirtebiliyor, kamu kurumları da uygulama öncesi alanı ve kullanıcıları daha sağlıklı anlayabiliyor. Bu da keyifli, sürdürülebilir kentsel alanlara, çeşitli kullanıcı tiplerine ve olası anlatılara kapı açılması demek. Bu vizyonun İstanbul’daki çeşitli alanlarda sistematik bir şekilde devam ettirilmesi, belli bir programla yürütülmesi etkili olur.
LÖ: Bu çalışmanın en göze çarpan sonucu hem tarihi hem ekonomik hem de kullanım açısından çok önemli ama bir o kadar da ihmal edilmiş bir alan olan Ordu Caddesi’nde doğru uygulama hamleleriyle nasıl bir farkındalık oluşturulduğunu tespit etmektir... Esnaf, öğrenci, turist gibi kullanıcıların yapılan uygulamadan doğan memnuniyetleri tatmin ediciydi. Yapılan sayımların bize gösterdiği, sabah trafiklerinde bazı şikâyetler olsa da, trafiğin eski hâline göre daha hızlı akması ve uygulamanın istenen amaca ulaşmasıdır. Bundan sonraki süreç, İBB içindeki müdürlüklerin birbiriyle entegre bir şekilde bu atölye ve pilot uygulamanın da çıktılarını kullanarak bir çalışma hazırlaması.
* Laleli Keşif ve İnfografik Atölyesi yürütücüleri:
• Dilek Yördem, MSGSÜ Uzem, İnteraktif Medya Tasarımcısı, İllüstratör
• Engin Aktürk, İBB EuroVelo Koord, Y. Mimar, Tarihi Çevre Koruma Uzmanı
• Ersan Avcı, Tarihçi, Antropolog, Stratejist
• Kemal Şahin, MSGSÜ Enformatik Bölümü, İnfografik Tasarımcısı
• Levent Ören, Şehir Plancısı, Kentsel Strateji Danışmanı
• Merve Akdağ, İBB EuroVelo Koord, Şehrine Ses Ver Kurucusu, Mimar, Sosyal Girişimci
19 Şubat–6 Mart 2022 arasında yapılan atölyenin katılımcıları, yürütücü ekip tarafından çeşitli deneyim ve uzmanlık alanlarına sahip kişiler arasından seçilmiştir.