Okuyacağınız kitabı nasıl seçersiniz veya önce okumaya karar verir de sonra mı kitap seçersiniz bilmiyorum ama bir süredir kendi karar ve seçimlerimi “sezgisel” diye tanımlıyorum. Çoğu zaman farkında olmadan birbiriyle ilişkili kitapları art arda okuyor, böyle anlarda çok mutlu oluyorum. Frankenstein Kitabevi sayesinde, kitabevine adını veren Mary Shelley romanını okumaya karar verdim, birkaç gün sonra o olmayan sıra Alasdair Gray’in Zavallılar’ına geldi. Frankenstein’ın serbest bir yorumu olan Zavallılar, yazar-editör-anlatıcının iç içe geçtiği, sonunu en başta söyleyen, okurla diyalog kuran, son zamanlarda okuduğum en iyi metin. Frankenstein ya da Modern Prometheus’un Gotik ve hüzünlü atmosferi, Zavallılar’da komik ve hüzünlüye evriliyor. Aşağıda bunlardan spoiler’sız bahsedeceğim (elimden geldiğince).
Kitabın Yazılışı veya Okura Gözdağı (veya Sadece “Giriş”)
Bir mektup-roman örneği olan Frankenstein ya da Modern Prometheus’ta mektupları kaleme alan bir kişi, olayları ona anlatan diğer kişi, anlatılanlar bitince neler olduğunu aktaran bir başka kişi bulunur. Zavallılar da böyle başlar; günlük sahibi, günlüğü bulan kişi, bir de günlüğün teslim edildiği editör.
Editör bu günlükte yazanların ne kadar gerçek olduğunu da test edeceğinden aynı zamanda tarihçi olur. Editör, bulduklarını giriş yazısında tek tek sıralarken kanıt peşinde olmayan iyi okurların doğrudan ana bölüme geçebileceğini, günlükteki giriş yazısını ise sonsöz olarak en sona koyacağını çünkü giriş yazısını zaten kendisinin yazdığını söyler.
Kitabın Kalbi
Shelley’nin romanında Canavar şöyle söyler:
“Ben bir yanıt istiyorum. Hiçbir bağım, sevgim olmadığında, payıma nefret ve kötülük düşer. Başka birini sevmek, suçlarımın sebebini ortadan kaldıracak. Varlığından hiç kimsenin haberdar olmadığı bir şeye dönüşeceğim. Suçlarım, bana dayatılan iğrenç bir yalnızlığın çocukları. Bir eşitimle beraber olduğumda, kaçınılmaz olarak erdemlerim ortaya çıkacak. Duyarlı bir varlığın sevgisini hissedince, şimdi dışında bırakıldığım varoluş zincirinin ve olayların parçası hâline geleceğim.”1
Gray’in yeni-romanında kadını yaratan adam şöyle konuşur:
“Büyüleyici bir yabancıyı düşledim; henüz hiç karşılaşmadığım, ancak hayal edebildiğim bir kadını; bana, benim ona muhtaç ve hayran olduğum kadar muhtaç ve hayran olacak bir arkadaşı.”2
Kısaca Bell diye çağrılan Bella, yani yukarıda sözü edilen kadın ise bambaşka şeyler söylemektedir:
“Aslında biz Brontelerden birinin Uğultulu Tepeler’indeki Cathy ve Heathcliff gibi sıradan köylüleriz.” Tüm olayların ortasındaki esas kişi şöyle cevaplar: “Ben onu okumadım.”3
İşte, her şeyi bu daire çevreler.
Yazar, romanının karakterlerini tanıttığı ilk bölümlere “Baxter’ı Yaratmak” ve “McCandless’ı Yaratmak” diye devam eder. Bella’yı yaratan ise, matrak şekilde, karakterlerinden biridir. Ya da bunlar editörün planlı şakasıdır.
Sonsöz
Romanını yayımladığı yıl iki kallavi ödül kazanan Alasdair Gray’in fotoğraflarına baktım bu yazıya başlarken, hiç de hayal ettiğim birine benzemiyor. Diğer kitaplarını mutlaka okumaya karar verdim. Sel Yayınları’nın 2012 yılında, Süha Sertabiboğlu’nun çevirisiyle Türkçeye kazandırdığı ancak baskısı tükenen bu şahane roman, Zavallılar, 2024 yılının Ocak ayında İthaki Yayınları tarafından yeniden basıldı. Yorgos Lanthimos’un romandan aynı isimle uyarladığı film ise ülkemizde 9 Şubat’ta gösterime girdi.
1. Mary Shelley, Frankenstein ya da Modern Prometheus, çev. Yiğit Yavuz, 13. basım (İstanbul: İş Bankası Kültür Yayınları, 2022), 160.
2. Alasdair Gray, Zavallılar, çev. Süha Sertabiboğlu (İstanbul: Sel Yayıncılık, 2012), 72.
3. Age, 90.
