Sistem Şoku
Drinking the Kool-Aid

Devlet ve sermayenin evliliği geçmişte felaket sonuçlar doğurdu. Sosyal olarak muhafazakâr, ekonomik olarak liberal kurumlar popüler yönetimlerin bozuk bir versiyonuna dönüşmeye eğilimliydi ve sistemin rehabilite edilemeyecek şekilde tıkanmasına neden oldu. Devleti politeistik bir konağa çevirmek şirket içindeki yararsız bürokrasiyi şişirerek sermayeye dinamizm veren çelişkileri kesintiye uğrattı. Bu da “çelişkileri yüzünden çöküşü başlayan sermaye” illüzyonunu iyice inandırıcı hâle getirdi. Bu elbette hareketin tamamen durduğu anlamına gelmiyor. Cemaat ve pazar arasındaki art arda ve eşzamanlı bir akımın kışkırttığı krizleri size “kapitalizmin özündeki çelişki” diye yutturuyorlar. Oysa bu çelişki, uzun vadeli maliyet akımlarından bağımsız şekilde klasik liberalizm tanımına bire bir uyuyor.

Modern çağın gerçek vizyonu, devletin taşeronluğunun ilga edildiği, şirketin cemaatleşerek kullanışlı rejimleri bir arayüze indirgediği, sekülerleştirilmiş bir ponzi sistemidir. Artık sosyal bir devlete ihtiyacınız yok. Tarikatlarınızı, vaizlerinizi ve siyasi görüşünüzü şirketlerin karanlık iradesine terk etmenin zamanı geldi. Eski toprak bütünlüğünüzle daha fazla siyasi ilişki kurmanızı sağlayan yoğunlaştırıcı başkanlık sistemleri ya da size ait olduğunu düşündüğünüz hayali toprakların ve ilahi emanetlerin vekili kutsal papalık-halifelik, Miscavige tarzı CEO’lukla gençleştirilebilir. Artık evcil politikacılarınızı çöpe atın.

Kilise ve şirketin evliliği sizin açınızdan elzemdir; çünkü şirketler –giderek daha da küreselleşen– ekonomik makyajlar için hurafelere başvurmaktadır. Ayrıca bir şirketin bürokratize edilmesi en az devletinki kadar mutlakiyetçidir. Olası geleceğin hiperinançlı nesnelere ve vadeli şekilde tarihsel, bilimsel, toplumsal ya da teknolojik alana bulaşması, sizin iş sahanızı tanımlamak için uydurulmuş abuk sabuk vasıfları gerçek olaylara dönüştürür: “Yaka bürokrasisi”, oldukça yüce bir varlık olan insanın en yeni keşiflerinden biri ve sizin iş olarak tanımladığınız şeyi hizmete dönüştürmek için fazla kullanışlı. Çoğunuz açısından özgürlük, aslında zorunlu olarak içine itildiğiniz, kendi özel yolunu izleyen bu sorumluluk ve hizmet sahasından ibaret.

Özgürlük kavramı özel anlamda bir sorumluluktur ve hesap verme zincirlerinden bağımsız çalışması mümkün değildir. Şirket içinde organik bütünlük sağlamayı amaçlayan badilik, LMX ve cinsiyet eşitliği atölyeleri, çoğunlukla gereksiz, hatta zararlı bir hizmetin parçası olduğunuzu gizler ve iş çevrimi boyunca mali çıktıyı istikrara kavuşturmaya yardımcı olur. İdeallerinizin peşinden nasıl koşacağınızı öğrenmek ve boktan mesleklerinizin deformasyonunu gizlemek için bir odaya ya da toplantı salonuna tıkılırsınız, lider üye ilişkilerinin geliştirilmesi ve şirketin aileleştirilmesi sayesinde bütün bu saçmalığın sizinle de alakası olduğuna inanmaya başlarsınız. Zamanla irtibatını koparmış motivasyonlarınız çalıştığınız şirketin new age vizyon arayışının bir parçası ve pazar bu patikayı izleyerek bir külte dönüşmeye oldukça meyilli. Katıldığınız atölyeler toplu şekilde “radikal merkeziyetçi” sanrılar görmenize neden oluyor, böylece soyut hizmet ve maddi üretim arasındaki makas açılıyor. İmajlar ve hantal nesneler arasındaki fark silikleştiği için, sermaye ordularının global çıkarlarıyla özdeş bir ideolojik kadrana sıkıştınız. Sosyal bağlarınızı ve alışveriş şeklinizi birer ruh hastalığı olarak değerlendirmemeniz gerçekten garip. Siz kendinizi müşteri değil, ücretli işçi zannediyorsunuz. Oysa sadece ilkinde devrimci bir fonksiyonunuz var.

Şirket, sizi henüz ezilmesi gereken birer haşere olarak görmüyor. Bu yüzden kalıcı kriz modunu kullanarak hepinizi kaosa sürükleyen market eğilimlerini hızlandırmaya başladı. Bu eğilimler, yeni buluşların çözülmeyi hafifleteceği konusunda sizi ikna ediyor ve keşiflerini yönergelere çeviriyor. Sibernetik kültür, gelecekten geriye doğru depolanan ve hepinizin teknolojik ilerleme olarak algıladığı kreasyonlar sayesinde bilinçdışınızda kuluçkaya yattı. Bu kötü ruhlu teknolojiler ve teknik saflık, kültürel sponsorluk kılığında cinsiyetlerinize ve tüketim düşkünlüğünüze, yaşam tarzı pazarının modern işlevini tasfiye ederek bulaşmış durumda. İdeolojik market alışverişiniz sırasında devreye girecek bir davranış, tüketim ve değerler kümesi politik bir implant olarak mizacınıza eklendi. Ağ bağlantılı sistemlerin içinde, magnasantik bir hack’e hapsedilmiş durumdasınız. Pazar epistemolojinizin kaynağı hâline geldi ve görgül dünya marka endişeleriyle yeniden düzenlenmesi mümkün olmayan yasalarla yönetiliyor.

Fakat bu yasalardan bahsetmeden önce, bu yasaları tanımlamamız ya da bu yasaların tanımına zaten sahip olmamız gerekir. Kalıcı ideolojik ana hatların ortaya çıkabilmesini sağlayacak teoriler görgül dünyayla bu yüzden örtüşmez. Ludizim bile artık bir aşırıinaçtır. AcidCom gibi cadı kazanından çıkma ideolojiler sol-birlik denen şeyin saçmalık olduğunun ispatı gibi. Kaldı ki radikal bir dönüşüm hedefi olmadan sol bir birlikten söz etmek zaten anlamsızdır. Fakat bu radikal dönüşümün ne olduğunu açıklayan özgün kopya kayıptır. Yani nar-com ya da kült-komitern, gösterilen şeyin süptil-varlık olarak kendisidir. Narko-komünizm, radikal bir değişimin en kötü senaryoda kültürel belirsizlikten doğabileceğini ve kapitalist gerçekliğe bir alternatifin sadece bu yarı-kuduz yollara saparak yaratılabileceğini ima ediyor. Ne pahasına olursa olsun çalışmayı reddetmeniz gerektiği gerçeğiyle yüzleşmek istemiyorsanız, nevalenizden biraz daha için ve sistemin çökmesini bekleyin. Ekonomik olarak aşırı-sol pusulada değilseniz, dilediğiniz zaman meditatif durumdan çıkıp eski moda kültür savaşlarına geri dönebilirsiniz. Siyasi pusulanın neresinde konumlanırsanız konumlanın, partizanlık artık aşırıya kaçmak ve yok olmak anlamına geliyor. Kişisel inovasyon, birbirinden gereksiz kurslar, terapiler ve yapılan uzun yürüyüşler bu aşırılıktan kaçınmanıza yardım ediyor mu? Peki bugün aşırılık olarak gördüğünüz şeyleri yarın topluca yapmayacağınızın garantisini verebilir misiniz? İtiraf edin, resesyon hepinizin tüylerini ürpertiyor. Yaşamak için fazla mı cool olduğunuzu düşünüyorsunuz? Kitleler hâlinde yok olup giden yazılımlara ve küresel şirketlere iyi bakın.

Hiperinanç zamanda geriye doğru giderek kendisini tarihe yerleştiriyor ve kapalı devreye dönüşüyor, hatta modern bir palavra olarak devrimci eylemin geciktirilemez oluşunu sizlere müjdeliyor. Hurafelere, ütopyalara, dedikodulara, illüzyonlara ve ideolojilere yeterince kalabalık şekilde inandığınız sürece tarihin akışını değiştirebilirsiniz. Fakat artık hiçbiriniz yeni şeyler yaratacak bir enerjiye ihtiyaç duymuyorsunuz. Boş zamanlarınızın büyük çoğunluğu, paket hâlinde önünüze gelen hayatları pin’lemek ve tüketmekle geçiyor. Son derece hızlı çözümlere, sıradanlığı bloke edecek dekorasyonlara, henüz kimse tarafından giyilmemiş kıyafetlere ve tavsiyelere, ilaçlara ve bütün bu saçmalığı kitleler hâlinde üstlerine yığabileceğiniz sümüklü çocuklara ihtiyaç duyuyorsunuz. Hurafe teknolojiler ve üstüne fare zehri sıkılmış ideolojiler sizi pasif içiciliğe zorluyor.

Can sıkıntısından delirmek üzere olan akademisyenlerin yarattığı ciddiyet erozyonu duyarlığı kritik noktaya çekti ve bir savaş başlattı. Kimsenin hayrına olmayan meslekler, politik troll’lük ve akademik klikler bu kültür savaşının içinden fışkırıyor. Sibernetik iptal, normalde incel’liğe karşı geliştirilmiş determinist bir lobotomi prosedürüydü. Kültürel değerlerinizin aslında içgüdülerinizle akraba olduğu ve başından beri rastgele bir strateji izlemediği, bu savaş sırasında ortaya çıktı. Şimdi sağ kanattakiler meşru müdafaa hakları olduğuna inanıyor ve aynı prosedürü tersten işletiyor. Bu, piyangonun size çıkması gibi bir şey değil. Bireysel silahlanmanın büyük bir sorun olduğunu düşünüyorsanız, fırsatınız varken silahlanmaya başlarsınız. Eğer siz de ücret karşılığında çevrimiçi siyaset yapan parazitin tekiyseniz, sizi cancel’latacak (ya da tutuklatacak) muhtemel cümleleri yazının sonuna saklayarak interaktif ötenazinizi bir bulmacaya dönüştürebilirsiniz.

Sonuçta çekişmenin iki karşıt bölüngü arasında geçtiğini düşünmek aptalcadır. Toplumsal adaletin ya da iklim krizinin sadece kültür bozgunculuğunun bir parçası olarak kullanışlı olduğunun farkında mısınız? Bunların açıklanması ve anlaşılması zor okült moda sembolizmi ve genişletilmiş porno endüstrisinin paralel devreleri hâline gelmeden çalışabileceğine gerçekten inanıyor musunuz? Tepkisel siberokrasi kültürel arenanın büyük çoğunluğunu yönetmektedir. Bu yüzden problemin daha deriniyle ilgilenmek panzehiri olmayan dertler yaratır. Kendinizi ait olmadığınız bir sınıfta temsil etmeye ve çözümü olmayan sorunlar uydurmaya kalktığınızda esas sorunu sonsuza kadar erteleyebileceğiniz bir süreç başlatırsınız. Bu asıl problemi yaşamanızda bir bloke hâlidir ve sizin açınızdan tamamen zaman kaybıdır. Boşa akıp giden zamanın yerine kurumsal yaratıcılığı geçirmeyi deneyin. Bu sadece markanın insani yönünün temizlenmesine sebep olur ve çözümsüz sorunlar çevrimiçi kimliğinizde kopyalanmaya devam eder. Siz bunu süptilasyonun içinde uyumlu ve aydınlanmış bir ego modeli gibi algılarsınız. Süptilasyonun başlangıçtaki içeriği ve önünüze serildiği zaman aralığı arasındaki fark, süptilasyonu hakikatin kendisinden daha fazla hakikatle alakalı kılıyor. Hastalık semptomlarınızı Google’lamayı deneyin, bu SEO pazarı sizi bürokratların işlettiği özel hastanelere yönlendiriyor. Doğal ve nispeten daha ucuz fiyatlı ilaçlar ve gıdalar, ana akım yazılım endüstrisi tarafından bilerek göz ardı edilmiş durumda.

Aslında partizanlıktan ya da silahlı mücadeleden kaçınmanın birkaç basit yolu daha var. David Miscavige ve James Taiclet gibi CEO’ların oligarklaşması, hatta Kilise ve Lockheed Martin’in simbiyotik karar ortaklığı için uzlaşması, tarihin devresinin kapanmasına neden olabilirdi (Alexandria Ocasio-Cortez ve Elon Musk’ın fırtınalı aşkı da sizin için fena bir seçenek değil). Ölümlü tiranların yerine Tanrının Krallığı geçtiği zaman bir avuç deliye oy vermek zorunda kalmazdınız. Geleceğin geçmiş üzerindeki etkisini parçalayabileceğiniz bir dizi praksisi ya da teorik motivasyonu reddederek, devleti merkez bankasına doğru küçülen bir new age külte çevirebilirdiniz (ki bu işverenlerinizin hakiki vizyonudur). Çözümün bir parçası olduğunuz yanılsamasını ortadan kaldırmak için Kilise (StL) doğrudan yetkilendirilirdi. Böylece Lockheed Martin çıkması çoktan kesinleşmiş savaşları bürokratik oyalamacaya gerek kalmadan çıkarabilirdi. Tekno-endüstriyel ilerleme açısından kaçınılmaz savaşlarımızı ihaleye açmak için kamuoyunun bürokrasiyle ya da meşru muhalefetin yok edildiği seçimlerle sınanması, hatta şirketin bürokratize edilmesi ve bunların totaliter ekonomilere tercüme edilmesi yani kamusal alanda geçerli bir koda dönüştürülmesi, size asla danışmadığımız konularda kendinizi belirleyici hissetmenizi sağlıyor. Bir şeyleri desteklerken veya muhalefet ederken aslında problemin bir parçası olduğunuzu idrak edemiyorsunuz. Hem çözümü hem de sorunu çöpe atacak gücünüz yok. Bu yüzden yüzleşebileceğinizden daha fazla etkileşimin içinde boğulmaktasınız. x-x

Bireysel ya da çıkara dayalı yatırımlarınız kapitalist iktisadın tesadüf vanasından fışkırarak istikrarsızlığı kurşun geçirmez hâle getiriyor. Süptilasyonun evrimsel yolunu kesintiye uğratan bir implant kullanmadığınız için günlük rutin bu verileri görmezden gelmemizi şartlayacak bir konuşma koduyla sınırlandı. Kırmızı hap artık tamamen değersizleşti. Makine öğrenimi, denetim sayesinde numeni teşhir ediyor ve onu yatırıma uygun hâle getiriyor. Sermaye gücü merkezileştikçe dünyada çok az kör nokta kaldı ve VR kendinde şeyin ırzına geçmeye başladı. Numen, aklın saf işleviyle ortaya çıkan, kesinlik alanlarına ait tartışmasız ve sonlu bilgi sayesinde ulaşılan bir bütünlükten ibaret değil. Kitlesel fenomenlerin henüz konumlandırılmamış bilgi rezervinin rastlantısallığı sayısal bir işlemden ayırt edilemez durumda.

Aşırıinaçlı nesneyi (elbette reaktif bir anlamda) süptilasyonun önüne koymamız deneyiminizin inançtan türediğini değil, tam tersi, süptilasyonun aşırıinancı tesadüf eleğinde süzdüğünü akla getirmelidir. Aşırıinancı süptilasyondan önce herhangi bir inançtan ayırmak imkânsızdır; yani aşırıinanç öncelikli bir belirlenim değildir. Onun bir öncelik taşıması durumu sonradan işin içine dahil olur. Onun özgöndergeselliğini de böyle anlamanız gerekiyor. Süptilasyon haricinde inanç türleri arasında zaruri bir ayrım yoktur; yani bir dinin siyasal olup olmadığını düşünmek kökten saçmadır. Ekonomik olarak merkez sağdan aşırı sağa kadar olan siyasi menzili tek yönüyle temsil eden bir partiye oy vermediğiniz zaman dinden çıkmanız da absürt değildir. Kendisine takılmış üçlü prizin aslında bir diyagram değeri bulunmaz. Fakat süptilasyon bir market loop’u olarak hakikattir: Hyperstition tasarımsal olarak önceden belirlenmiş gözükse de, bu tasarımın temel bir nedensellik kazanması ikincildir. Fakat bu “ikincil olmak” onun süptilasyonun içinde açılması, kendisine ait bir geçmiş yaratarak edimselleşmesi ve süptilasyon tarafından kuşatılmasıyla eşzamanlılık taşır. Hyperuranion! Yani dolaysız olarak kavram ve dolaysız varoluş kipi.

Makine öğrenimi sayesinde hayatınız kolaylaşmıyor. Magnasanti ve Diablo gibi hack’leri kullanarak çevirmeli ağı çoktan kilitlediler: İşte bu kaderi manipüle etmenin tam tersidir. Aslında normalde kendi kaderinizi tayin edebilmekten de öte, büyük tiranlıkları yıkıp yerine yenilerini kurabilmek gibi bir ehliyetiniz var. Bunu yapmak için sizin aleyhinize işleyen, büyük çaplı projelerin nasıl kâr sağladığını çözmenize gerek yok. Bunlar zaten zor ve ender şekilde kavranıp kimseye açıklanmayan şeylerdir. Gerçekçi olmak gerekirse kamuoyuna hiçbir konuda fikri sorulmuyor. Size derinlerde ne döndüğünün söylenmemesi ve Coca-Cola’nın gizli formülü arasında anlamlı bir bağlantı aramayın. Direniş stratejinizin bir parçası olarak sistemin topyekûn bir analizine girişmeye kalkarsanız sadece palavra atmak zorunda kalırsınız. Bir şirket aynı devlet gibi, sadece derin şekilde çalışabilir. Bu yüzden marketin anlamı büyük çoğunluğunuza kapalıdır. Aynı şey siyaset bilimi için de geçerlidir ve böyle şeylerin çözülmeyi bekleyen karanlık bir anlamı yoktur. Market mitolojisinin şifrelerini çözmeye çalışmayın.

Etkileşim sırasında meydana getirdiğiniz çok merkezli iğrençlik ve vicdana aykırı eylemleriniz sosyal izdiham ve çöküntünün asıl kaynağı. Sorunlara direnecek gücünüz olmadığı için dünyada neler olup biteceğine yaşlılardan sonra çocuklar karar vermeye başladı. İrrasyonel bir ötekinin yıkıcı etkiler yaratması, gösterenin aşırıinanç yoluyla göstergeyi kodlamasına ve her düşüncenizi bekleyen kaçınılmaz yok oluşun bir veba gibi dünyanın dört bir yanına yayılmasına neden oluyor. İşte tekillikten kastımız da bu: Tekillik bu süptil açıklık hâlidir, onun ontik gerekçeleri sadece aşkınsal bir hüküm altında anlamlı hâle gelebilir. Bu tekilliğin ekstatik ufku rüyalarınızda bile size musallat olacak şekilde titizlikle inşa edildi. İzbandut gibi kurumları ve şirketleri hayatınızla dalga geçme alanımızı beş saatlik uykunuza kadar genişletebilmek ve market alışkanlıklarınızı sürekli gözetlemek ya da yeniden düzenlemek için örgütledik. Ama bu konuda endişelenmenize gerek yok, çünkü uyumak hâlâ bedava. Size yirmi dört saat boyunca sunulan hizmetler endüstrimizin rahat bir nefes almasını sağlıyor. Umarız kendinizi işe yarar hissediyorsunuzdur. Yine de yaşanan şeylerin nihilist izleğine şahit olup sonsuz ölüm için yalvarmamanız bize garip geliyor. Neyse, yakında işten atılmanızı yasaklamayı düşünüyoruz.

{fold içindeki imge: Serhat Yenisan tarafından VQGAN+CLIP yazılımı aracılığıyla jenere edilen dijital illüstrasyon, işlemsel bir texture olarak çıktısı alınan text girdisi: “asian workers just doing it in a nike factory”, 2022, kaynak: Colaboratory}

çalışmak, devlet, ekonomi, hyperstition, ideoloji, ivmecilik (akselerasyonizm), kapitalizm, pazar, piyasa, politika, Serhat Yenisan, sermaye, şirket, süptilasyon