Konser Kayıtları
The Curtain and Beyond

“Konser Kayıtları” video serisi, en temelde çeşitli müzisyenlerin sahne performanslarını dinleyiciyle buluşturmayı amaçlıyor. Birçok farklı konserin kaydından oluşacak bu seri, özellikle de günümüz müziğini yansıtan performansları dinleyicinin beğenisine sunuyor. Bu bağlamda bir aracı olmasının yanı sıra kayıt altına alınmış performansların küçük bir arşivini oluşturması da planlanan “Konser Kayıtları”, Türkiye’de bulunan veya Türkiye’den yolu geçmiş müzisyenlere odaklanıyor.

Serinin ikinci bölümünde Fulya Uçanok ve Serkan Sevilgen’in1 The Curtain & Beyond isimli performansı yer alıyor. Yaklaşık yirmi üç dakika süren bu konser, 2020 yılının 15-18 Temmuz tarihleri arasında çevrimiçi olarak organize edilen Network Music Festivali’nde2 gerçekleştirildi. Bir perdenin arkasından performanslarını gerçekleştiren ikilinin müziği çeşitli elektroakustik müzik teknikleri barındırırken, çokça buluntu objeyi [found object]3 de müziklerinin yapı taşı hâline getirdikleri söylenebilir. Objelerin ses potansiyelleri üzerine düşünmelerinden yola çıkarak, Fulya Uçanok ve Serkan Sevilgen’in dinleme pratiğiyle kurdukları ilişkinin bir hayli derin olduğu düşünülebilir. Nesneleri seçerken, onları ortaya çıkartabilecekleri sesler için izlemeleri, bir başka deyişle, çevrelerindeki nesneleri gözleriyle duymaya çalışmaları, onların derin dinlemelerinin bir göstergesi.

Ayrıca kullandıkları ses materyallerinin tınısal özellikleri de değinilmesi gereken bir başka konu olarak görülebilir. The Curtain & Beyond performansında, sesselliğin büyük bir kısmı frekans4 değeri anlaşılması güç, perküsif olarak nitelendirilebilecek seslerden yaratılmıştır. Sesin belirli bir niteliğinin insan kulağı tarafından duyumsanması güçleştiğinde, aktif bir dinleme yapabilmek için sesin duyumsanabilecek başka niteliklerine odaklanmak veya sesi tahayyül edilmesi güç bir dikkatle dinlemek zaruri hâle gelir. Tam da bu sebeplerle, ikilinin müziğini tekrardan derin bir dinleme ve düşünme süreciyle ilişkilendirmek hata olmayacaktır. Bu bağlamda Serkan Sevilgen ve Fulya Uçanok için, ya müzik kanonu boyunca yaratıcı bir yapı kurarken öncül olarak üzerine düşünülen parametrelerden olan frekansı mikroskobik bir dinlemenin konusu hâline getiriyorlar ya da frekans değerinin dinleme pratiğinde esas konu olması güçleştikçe sessel başka niteliklere rahatlıkla odaklanabilecek şekilde şeyleri dinleyebiliyorlar diyebiliriz.

Konserde Pisagor esinlenmesiyle kullanılan perde ise her ne kadar müzisyen veya enstrüman ile dinleyici arasına yerleştirilmiş gibi görünse de dinleyicinin perspektifinden, ses ile sesin kaynağı arasına yerleştirilmiş vaziyettedir. Perde, dinleyicinin sesle kurduğu ilişkiyi fiziksel açıdan değiştirmemesine rağmen, dinleyici ile ses kaynağının imgesi arasında kurulan ilişkiyi muğlaklaştırıyor ve bu durum kişinin sesle olan ilişkisini dönüştürmeye başlıyor. Denebilir ki, belli bir düzeyde, işitsel olanın değeri imgesel olanın etkisinden soyutlanmaya çalışılıyor. Bana kalırsa performansta kullanılan perde, sesin kendi kaynağıyla dahi tam bir aidiyet ilişkisi kuramadığını göstermesi veya bu ilişki üzerine düşündürmesi açısından da bir hayli değerli. Öte yandan, ilk bakışta performansın görsel kompozisyonu gölge oyunu formuyla da ilişkili olarak düşünülebilir. Müzisyenlerin görsel açıdan muğlak bir şekilde müziklerini icra etmeleri, kullandıkları tekniklerin ve ses objelerinin de ne veya neler olduğunun anlaşılmasını güçleştiriyor. Sanırım dinleyici tarafından, bu performans özelinde, gölge oyununun asıl deneyimi de burada başlıyor. Kullanılan objeleri sesleri üzerinden tahmin etmeye çalıştıkça gölge oyununun içine doğru dalıyor insan.

İkili, program notlarında performansın kısık sesle dinlenmesini önerdiği gibi, çeşitli çevresel seslerin müziklerinin içine sızmasının da bir problem teşkil etmediğini ifade etmiş. İkilinin buradaki amacının ise, kişinin hassas seslere olan duyarlılığının ve dikkatinin müziğin temel bir yapı taşı olarak kullanıldığı bir müzikaliteyi sağlamak olduğunu söyleyebiliriz. Herkese keyifli dinlemeler.

1. Fulya Uçanok’un ve Serkan Sevilgen’in sanatçı sayfalarına buradan ulaşabilirsiniz.

2. Festivalin sayfasına ve performansın program notlarına buradan ulaşabilirsiniz.

3. Found object: Geleneksel müzik enstrümanı olmamasına rağmen müzik içerisinde bir enstrüman hâline getirilen nesne.

4. Frequency: Birim süre içerisindeki titreşim sayısının ölçümü.

buluntu obje, buluntu ses, elektroakustik müzik, Fulya Uçanok, Furkan Keçeli, Konser Kayıtları, müzik, Network Music Festival, Serkan Sevilgen, The Curtain & Beyond