Konser Kayıtları
Analog Kültür Experiment

“Konser Kayıtları” video serisi, en temelde çeşitli müzisyenlerin sahne performanslarını dinleyiciyle buluşturmayı amaçlıyor. Birçok farklı konserin kaydından oluşacak bu seri, özellikle de günümüz müziğini yansıtan performansları dinleyicinin beğenisine sunuyor. Bu bağlamda bir aracı olmasının yanı sıra kayıt altına alınmış performansların küçük bir arşivini oluşturması da planlanan “Konser Kayıtları”, Türkiye’de bulunan veya Türkiye’den yolu geçmiş müzisyenlere odaklanıyor.

Serinin üçüncü bölümü, 2018 yılında Kırım Kilisesi’nde gerçekleştirilen ve altı müzisyenin sahne aldığı bir konserle devam ediyor. Yaklaşık bir saat on dakika kesintisiz müzik sunan bu performansta Analog Kültür Experiment, Korhan Futacı1 ve Tolga Zafer Özdemir2 sahne alıyor. Ayrıca, etkinlikte tonemeister olarak Kemal Cankaya, kaydın ses düzenlemelerinden sorumlu olarak Kaan Düzarat, görüntü kaydından sorumlu olarak ise Studio Kombo çalışıyor.

Müziğin formunu yalnızca etkinliğin zamansal sınırıyla kuşatan topluluğun derdi adeta bir şeyleri çalmak değil de bir şeyler çalmak gibi. Diyebiliriz ki, topluluk, etkinliğe bir müziği icra etme derdinden çok herhangi bir müzik icra etmek için, ses çıkarmak için gelmiştir. İşte bu durum sınırlarının nerde başladığı ve bittiği pek de belli olmayan doğaçlama kavramının muğlak ruhuna yakışır cinsten bir performansı karşımıza çıkarıyor. Özellikle doğaçlama müzik söz konusu olduğunda, müzisyenlerin hem bir fenomen olarak sese olan merakı hem diğer bireyin/bireylerin çıkaracağı ancak tahmin edilemez potansiyel sesselliğe merakı hem de bu potansiyel sessellikle hemhâl olabilecek sesler çıkarabileceğine, çıkarmak isteyeceğine olan inancı arasındaki kompleks ilişki müzisyenin müzik yapma itkisini doğurur. Tabii ki, bu konserin de gerçekleşmesinin arkasında yatan itki az veya çok bu bahsettiğim etmenlere dayanıyor.

Öte yandan, daha genel bir perspektiften bakıldığında müzik, gerek bu örnekteki gibi büyük ölçüde anda gerekse önceden tasarlanmaya çalışılsın; yani bestelensin veya doğaçlansın,3 sesselliğin bir zaman-mekânda oluş hâline geçmesine duyulan merak dolayısıyla yapılır. Müzisyen, sesselliğin zaman-mekâna serimlenmesini, süreye ve sürece tabi olmasını merak eder. Dolayısıyla, müzik yapma itkisini sağlayan en önemli şey onun sonucuyla değil süreciyle, oluş hâliyle ilişkilidir. Söylenebilir ki, müziğin sonucu yoktur veya onun sonucu sürece dahildir, içinde gizlidir ve hareket hâlindedir, akışkandır. Durmaz ve sonuçlanmaz, olur ve yok olur. Bu mükemmel konser ise performansın sonu hariç müzikten yoksun, müziksel olmayan an ve anlar4 sunmadan etkinliğin her veçhesini müziksel bir haleyle kaplamaya çalışmaktadır. Belki de konser, tam da bu yüzden müziğin süreçle varoluşsal ilişkisine, sonuca varmaksızın oluş hâlinde olmasına güzel bir örnek olabilir. Müzisyenler, performansın örnek teşkil edebilecek formel yapısını müziği parçalara ayırmayarak, durak noktaları eklemeyerek, etkinlik süresince devam eden bir akış tasarlayarak kurgulamıştır. Ayrıca, konserin bu uçsuz bucaksız yapısı, kişiyi hem süre hem de konsantrasyon açısından yoğun bir dinleme faaliyeti yapmaya ittiği gibi parçalı bir şekilde düşünülemeyecek bütünsellikte bir anı yaratmaya da teşvik ediyor.

Müzisyenlerin çıkarmak istedikleri sesler olduğunda müziğe derhal dahil olabilmelerini, çıkarılacak bir sese gerek görmediklerinde ise kendilerini geri çekebilmelerini ve dinleyebilmelerini sağlayan bu akışkan ve duraksız form, konseri performans kelimesinden çok etkinlik kelimesine uygun bir konuma da eviriyor. Sessiz kaldıkları anların bile oluş hâlindeki seslerin dinlenmesi ve onlarla hemhâl olabilecek sesler düşünülmesiyle geçtiğini düşünürsek, her bir müzisyenin performans süresince maksimum seviyede aktif bir faaliyet içerisinde olduğu veya olmaya çalıştığı söylenebilir. Bir saat on dakika boyunca aktif veya proaktif olmaları gereken ve tek bir saniye dahi pasifleşemedikleri etkinliğin sonucu ise işte bu muhteşem performans. Kısacası, onların performansı etkinliği değil, etkinlikleri performansı yaratır cinsten.

Son olarak, konserde çokça katkısı olan ve birçok müzisyeni bir araya toplayan Analog Kültür5 isimli kolektif hem plak, kaset, analog synthesizer, pedal gibi ürünler satıyor hem de tıpkı bu konserde olduğu gibi Analog Kültür Experiment isimli oluşumuyla çeşitli konserlerde bir müzisyen topluluğu olarak çalıyor. Bu konser özelinde ise Tolga Zafer Özdemir ve Korhan Futacı ile sahne alıyorlar. Konserde yer alan her bir müzisyenin bambaşka projelerde ve stillerde müzikler de yaptığını söylemeden ve diğer çalışmalarını da takip etmenizi, dinlemenizi tavsiye etmeden geçemeyeceğim. Keyifli dinlemeler dilerim.

1. Korhan Futacı’nın Spotify’daki sanatçı sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

2. Tolga Zafer Özdemir’in sanatçı sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

3. Gerçi bu ayrımın bu kadar keskin bir şekilde yapılabilmesi ne denli doğrudur pek bilinmez.

4. Her bir an müziksel perspektifle dinleme pratiğine dahil edilebilir. Bu aşamada müziksel olan ve olmayan anlardan kasıt, müzisyenlerin an ve anları müziksel bir haleyle kuşatma çabasına gönderme yapmaktadır.

5. Analog Kültür’ün Facebook sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Analog Kültür Experiment, caz, doğaçlama (emprovizasyon), Furkan Keçeli, Hasan Erginöz, Kaan Düzarat, Kırım Kilisesi, Konser Kayıtları, Korhan Futacı, müzik, Olgun Açar, Özgür Yılmaz, performans, Tolga Zafer Özdemir