“Hata Yapılabilir”
ve Avşar Gürpınar:
“Hata Payı”
Mimarların mimarlık üretme ve düşünme biçimleri ile bir hatayı nasıl tanımladıklarının birbiriyle ilişkili olduğunu düşünüyorum. Bu podcast dizisi mimarların mesleki hatalarıyla ilgileniyor. Her bölümde farklı bir konuğun mimarlık üretim sürecinde yaptığı ve bu dizi için seçtiği spesifik bir hata üzerine konuşacağız.1
Hatayı tanımlayabilmek, hatayla yüzleşmek, hatayla baş edebilmek, hatadan öğrenebilmek ve hatayı konuşabilmek: Kısaca hatayı sahiplenebilmek. Ofis sahibi, akademisyen, mimarlık tarihçisi, koruma uzmanı, yayıncı, editör, öğrenci, ofiste ya da şantiyede çalışan bir mimar için hatanın farklı tanımları ve anlamları olmalı. Niyetim hem hatanın sınırlarını ve farklı anlamlarını keşfedebilmek, hem de mimarlığı başka türlü konuşmaya çalışmak. Mimarlığı sonuç ürün üzerinden değil, süreç üzerinden konuşabilmek ve sıklıkla karşılaştığımız gibi yapılardan ya da yapılanlardan değil, yapılamayanlardan, olmayanlardan başlamak söze. Ancak ironik bir biçimde hata da “yapı”lan bir şey, belki şimdilik sadece biraz görünmez!
Yukarıdaki sözlerle başladığım Ehlen ve Sehven, artık sadece mimarların değil, tüm tasarımcıların mesleki hatalarıyla ilgileniyor ve dahası bazı bölümlerde birden fazla konukla da sohbet edeceğiz.
Dizinin beşinci bölümü için mimarlık ve tasarım alanında akademisyenlik yapan Cansu Cürgen ve tasarımcı, sanatçı ve akademisyen Avşar Gürpınar ile 3 Eylül 2024’te Zoom’da bir söyleşi yaptık.2 Bu bölümde, Muğlak Standartlar Enstitüsü, şanslı kazalar, tasarımcının mümkün olduğunca az hata yapma disiplini, norm kurucular ve marketlerde satılan yumurtaların yanı sıra hatanın muğlak standartları üzerine konuştuk. Cansu ve Avşar, yer değiştirdikçe değişen standartlara ve tasarım sürecinde hata payının önemine dikkat çekiyor.
Podcast Türkçe ve Süresi 74:40
{fold içerisindeki görsel: Elektriğin Muğlak Standartları sandığının elim bir hata sonucu yanan trafosu –yanmadan evvel– 2019, MSE izniyle.}1. Bu dizi ismini Arapçadan dilimize geçen “Hoş geldin, merhaba, nasılsın?” anlamında bir hatır sorma sözü olan “ehlen ve sehlen” kalıbındaki “sehlen” kelimesinin “hatayla” anlamında kullanılan “sehven” ile değiştirilmesinden alır. Dizinin isminin de “hata” içermesini özellikle istedim, ancak bir türlü uygun bir başlık bulamamıştım. Bu konudaki cömert desteği için ağabeyim Murat Cankara’ya teşekkür ederim. (Kelime anlamları için bkz. Kubbealtı Lugatı)
2. Hatanın farklı anlamlarını keşfetmeye çalıştığımız ufuk açıcı ve keyifli sohbet için Cansu Cürgen ve Avşar Gürpınar’a çok teşekkür ederim. Jenerik için Furkan Keçeli’ye minnettarım.
