“Hata Yapılabilir”
Normun zihnimdeki imgesi iki ucu kapalı, spesifik bir alan tanımlayan, içi hep dolu –belki de bu yüzden dışlayıcı– bir sistemle eşdeğer… Her seferinde bir şekilde dışında kalmayı başardığım, sınırları öylece çizilmiş iki boyutlu ve sıradan bir ülke1 gibi…
Norm üreten işlevsel bir nesneyi, kitlesel olarak –işlevselliğini koruyarak– herhangi bir normdan bağımsız üretmek nasıl mümkün olur? Bir süredir bunun üzerine düşünüyorum, çünkü tanımlanan her norm kaçınılmaz olarak bir şeyleri dışarıda bırakıyor. Ben bu norm meselesine, geçirdiğim mastektomi ameliyatı sonrasında asimetrik sütyen ararken takıldım. İyi haber şu ki üç yıl önce piyasada tek memesi olan kadınların protez kullanmadan giyebileceği bir sütyen olmadığından yakınıp bunun talep bile edilmeyişine şaşırırken bugün artık tek memesi olan kadınların kullanabileceği bir hatta üç farklı sütyen –Türkiye’de bile– var. Öyle ki bu ürün hâlâ satışta olduğuna göre alıcısı da olmalı… İtiraf edeyim, sipariş elime ulaşana kadar bunun algımın bana bir oyunu olduğunu düşünmedim değil. İnternetten eriştiğim kullanıcı yorumlarına kendi deneyimimi de katarak bu tasarımı değerlendirmek istiyorum. Bu yazı vesilesiyle birkaç kuş hedefledim zihnimde: Öncelikle böyle bir ürünün varlığı –varlık sebebi– bilinsin; kadın bedenine dair yerleşik toplumsal algıyı yeniden gözden geçirelim; olumlu-olumsuz kullanıcı görüşlerimizi paylaşalım ki bu tür ürünlerin üzerine daha çok düşünülüp, daha iyileri geliştirilsin; hem de… “Hem de”si malum.
Bu metne konu olan sütyen, birbirinden ayrışabilen iki kup –aslında bir tanesi dolgulu kup, diğeri de kup derinliği ve dolgusu olmayan eş görünümlü bir üçgen parçası– ile bir bağlantı lastiğinden oluşuyor. Alıştıklarımızdan farklı olarak hem önden hem de arkadan bağlamalı ve daha da önemlisi tek memeli bedenlerin kullanımı için tasarlanmış. Lola ismiyle farklı markalar tarafından satışa sunulan sütyenin fikri, yaratıcılık ve aktivizm yoluyla kadın özgürlüğünü talep eden bir sivil inisiyatif olan teta&teta’ya ait. İnternet sayfalarından bazı kalıplara erişmek de mümkün.
Hem spor hem de dantelli kumaştan birer alternatifi olması güzel. Ameliyat sonrası sütyenler sanki çeşitlilik içerse ya da danteli, kurdelesi olsa satın alınmayacakmış gibi bir pazar var. Gerçi bu sanırım biraz Türkiye’ye özgü bir problem. Bu alanda2 fazla çeşit ne yazık ki yok. Hâl böyle olunca elimizdeki 2.5’tan 3 farklı sütyen büyük bir seçim olasılığı yaratıyormuş gibi hissediyor insan. Evet, ihtiyacımız olan: Çeşit, daha çok çeşit, hem de her alanda, her anlamda!
Sütyenin ön ve arka kısmında yer alan britler kullanımı kolaylaştırıyor. Keşke öndeki bağlantı da arkadaki gibi çoklu kademeli olsaydı. Asimetride norm yakalamak daha zor olduğundan parçaların olabildiğince esnek ve değişken olması önemli diye düşünüyorum. Ben ürünü aldığım gibi sol kısımdaki parçayı çıkardım, nereye koyduğumu bile unutmuşum. Tekli kullanımda önden düz gelen askıyı sırtta çapraz atmak iyi bir çözüm olmamış ne yazık ki. Baleni de olmadığından birkaç saatlik kullanımda sütyen dönmeye başlıyor. Özellikle büyük bedenler için rahat bir kullanımı olacağını sanmıyorum. Kâğıt üzerinde mümkün görünse de bu uygulamanın ne yazık ki sağlamlık ve kullanışlılık konusunda pek başarılı olmadığını düşünüyorum. Kendi sütyenlerimi dönüştürürken askı meselesini tecrübe etmiştim. O yüzden önden, yani kuptan, çapraz giden bir askının strüktürel olarak sağlamlığı ve stabiliteyi artırdığını rahatlıkla söyleyebilirim.
Öte yandan tek memeyle kullanmak üzere tasarlanmış bir sütyenin bu neredeyse simetrik görünümünün nedenini anlamak mümkün değil. Tasarımın bu simetriye yaklaşan görünümü hem yanıltıcı hem de varlık sebebiyle çelişiyor. Ameliyat yerini örtmek isteyen kullanıcılar için o kısma pekâlâ başka bir parça eklenebilirdi; formu benzer olsa bile –ki kupu ve dolgusu olmayan bir sütyen parçası kadar benzer bir form olması büyük bir “kararsızlık” bence –asimetriyi desteklemek için desende ve kumaşta bir farklılığa gidilebilirdi diye düşünüyorum. Yine de bu tasarım şöyle kurgulanmış olsaydı simetrik görünümü anlam kazanabilirdi: Aynı sütyen küçük dokunuşlarla, iki memeli, tek memeli (protezli), tek memeli (protezsiz) ve iki protezle kullanılabilecek kadar kapsayıcı olsaydı, o zaman her yerinden dağılabilen bu simetrik görüntü kabul edilebilirdi. Belki böylece sağlıklı (!) bir kadın protez ceplerinin varlığını ya da satın aldığı sütyenin bir gün asimetrik de kullanılabilecek şekilde tasarlanmış olmasının nedenini sorgulayıp tek memesi olan kadınlarla empati kurabilir, hatta bazı durumların farkına da varabilirdi. Sütyenin etiketine küçük bir kullanım kılavuzu ekleyerek açıklama yapılabilirdi. Çünkü sağlık da hastalık da hepimiz için.
Bu durum neden bir farkındalık aracı olarak kullanılamıyor? Tahmin etmek zor değil, muhtemelen hiçbir marka isminin bir hastalıkla –norm dışı bir durumla– anılmasını istemiyor. Denemeden alınması neredeyse imkânsız bu ürünün Türkiye’de sadece internet üzerinden satışa sunulması da belki bu düşüncenin bir uzantısıdır. Bilmiyorsanız ya da benim gibi önceden asimetrik sütyen arayışına girmediyseniz, resimlerden bakarak ve ürün açıklamasını okuyarak ayrıntıları anlamanız neredeyse imkânsız. Hâl böyleyken, haklı olarak kullanıcıların da kafası karışmış:
“Güzel, fakat sadece sol kup olmasındaki mantığı anlamadım.”
“Ameliyat olanlara asla tavsiye etmiyorum. Asimetrik görüntüyü iyice asimetrik gösteriyor.”
“Kullanışlı. Özellikle hamilelik ve sonrası için.”
“Ben meme kanseri tedavisi geçirdim. Sağ memem diğerine göre küçük ve hiç dikkat etmeden sağ kuplu almışım. Gelince çok şaşırdım. Eşit bir görüntü olacak.”
“Cuk oturdu, sağ memem ameliyat sonrası küçüldüğünden aynı durdu diğeriyle.”
“Maalesef kusurlu ürün geldi, üzülerek iade ediyorum.”
“Ya […] liraya sütyen alıyoruz birinde göğüs pedi var diğerinde yok. Bu şekilde nasıl gönderebiliyorsunuz anlamıyorum.”
Bu yorumların ortalaması bir anlamda bizim normalimiz. Unuttuğumuz iki şey var: Normu tanımlayan biziz ve norm dışında da bir sağlık ve hatta hayat var… Kadın özgürlüğünü bu norm meselesinden bağımsız talep etmek ve bundan azade düşünmek mümkün mü bilmiyorum. Varlığı için müteşekkir olduğum Lola, biraz da bu tuzağa düşmüş gibi görünüyor bana. En baştaki soruya geri dönersek: Kendisi de norm üreten işlevsel bir nesneyi, kitlesel olarak –işlevselliğini koruyarak– herhangi bir normdan bağımsız üretmek için normu küçültüp atomize etmek belki bir çözüm olabilir. Bilmiyorum, gerçekten bilemiyorum.
Bu arada, iş sadece bir sütyenle bitmiyor, aksine onunla başlıyor. Bugün 15 Ekim Dünya Meme Sağlığı günü.
{fold içerisindeki imge Lola’nın etiketinden, metin içerisindeki görseller de Türkiye’de satışa sunulduğu web sayfasından alınmıştır, kaynak: Oysho}1. Normun eş anlamlısı olan standart kelimesinin “bayrak”, “flama” anlamına gelmesinin bir tesadüf olmadığını düşünmek zor değil…
2. Burada ameliyat sonrası protez sütyenlerini ve henüz yok denecek kadar az asimetrik sütyenleri kastediyorum.
