Ehlen ve Sehven
Han Tümertekin:
“Hata Yapılabilir”

Mimarların mimarlık üretme ve düşünme biçimleri ile bir hatayı nasıl tanımladıklarının birbiriyle ilişkili olduğunu düşünüyorum. Bu podcast dizisi mimarların mesleki hatalarıyla ilgileniyor. Her bölümde farklı bir konuğun mimarlık üretim sürecinde yaptığı ve bu dizi için seçtiği spesifik bir hata üzerine konuşacağız.1

Hatayı tanımlayabilmek, hatayla yüzleşmek, hatayla baş edebilmek, hatadan öğrenebilmek ve hatayı konuşabilmek: Kısaca hatayı sahiplenebilmek. Ofis sahibi, akademisyen, mimarlık tarihçisi, koruma uzmanı, yayıncı, editör, öğrenci, ofiste ya da şantiyede çalışan bir mimar için hatanın farklı tanımları ve anlamları olmalı. Niyetim hem hatanın sınırlarını ve farklı anlamlarını keşfedebilmek, hem de mimarlığı başka türlü konuşmaya çalışmak. Mimarlığı sonuç ürün üzerinden değil, süreç üzerinden konuşabilmek ve sıklıkla karşılaştığımız gibi yapılardan ya da yapılanlardan değil, yapılamayanlardan, olmayanlardan başlamak söze. Ancak ironik bir biçimde hata da “yapı”lan bir şey, belki şimdilik sadece biraz görünmez!

Yukarıdaki sözlerle başladığım Ehlen ve Sehven, beşinci bölümden itibaren sadece mimarların değil, tüm tasarımcıların mesleki hatalarıyla ilgileniyor ve dahası bazı bölümlerde birden fazla konukla da sohbet edeceğiz.

Dizinin yedinci bölümü için Ağa Han Mimarlık Ödülü (2004) ile Mimar Sinan Büyük Ödülü’ne (2024) değer görülen mimar Han Tümertekin ile 19 Mart 2025’te Kuruçeşme’de bir söyleşi yaptık.2 Hata ve beraberinde gelen kayıplarla barışık olmak mümkün mü? Sporun ve ailenin bu kabulle nasıl bir ilişkisi var? Şantiye ziyareti öncesi yapılan “muhtemel hatalar listesi” ne işe yarar? “Benim hatam,” demeden hatalardan öğrenebilir miyiz? Gündelik hayattan mimarlığa uzanan samimi sohbetimizde Han Tümertekin, hatayı doğallık ve dürüstlükle karşılamanın dönüştürücü ve öğretici potansiyelini mesleki pratiğinden çarpıcı bir örnekle paylaşıyor.

Podcast Türkçe ve Süresi 49:22

Jenerik: Furkan Keçeli

Ulanbator Büyükelçiliği İkametgâh Binası, 3 Mayıs 2010, eskizler: Han Tümertekin
Ulanbator Büyükelçiliği İkametgâh Binası’nın revizyon öncesi planı, Ekim 2010, Han Tümertekin ve Mimarlar Tasarım izniyle.
Ulanbator Büyükelçiliği İkametgâh Binası’nın revizyon çalışması, 7 Ekim 2010, Han Tümertekin ve Mimarlar Tasarım izniyle.

1. Bu dizi ismini Arapçadan dilimize geçen “Hoş geldin, merhaba, nasılsın?” anlamında bir hatır sorma sözü olan “ehlen ve sehlen” kalıbındaki “sehlen” kelimesinin “hatayla” anlamında kullanılan “sehven” ile değiştirilmesinden alır. Dizinin isminin de “hata” içermesini özellikle istedim, ancak bir türlü uygun bir başlık bulamamıştım. Bu konudaki cömert desteği için ağabeyim Murat Cankara’ya teşekkür ederim. (Kelime anlamları için bkz. Kubbealtı Lugatı)

2. Hatanın farklı anlamlarını keşfetmeye çalıştığımız ufuk açıcı ve keyifli sohbet için Han Tümertekin’e; ev sahipliği için de Zeynep Tümertekin’e çok teşekkür ederim. Kaydın yayına hazırlanması sırasında, Rami Kütüphanesi’nin Ağa Han Mimarlık Ödülü’nün 16. döneminde kısa listede yer alan 19 projeden biri olduğu haberini aldık. İkinci ödülün gelmesini dileyerek Han Tümertekin’i ve ekibini kutluyorum.

Ehlen ve Sehven, Han Tümertekin, hata, Melis Cankara, mimarlık, podcast, tasarım