fotoğraf: Melis Cankara, 2021
Kendin Yap:
Asimetrik Sütyen

Çok değil, iki sene önce memeler ve sütyenler üzerine bu kadar düşüneceğim aklımın ucundan bile geçmezdi. Hele ki AutoCAD marifetiyle sütyen çizeceğimi rüyamda görsem hayra yormazdım. Ama hayat işte, her şeye rağmen, her gün yeni bir sürprizle çalıyor kapımızı; mümkün mü buyur etmemek içeriye? Tedavi sürecimin yaklaşık olarak ortasına denk gelen mastektomi ameliyatı kapıda belirdiğinde bundan sonra hayatımda nelerin değişmek zorunda olacağına dair türlü sorular vardı kafamda. Bu soruların bazıları daha derinlikli ve cevabı hiç de kolay olmayan bir yüzleşme ya da sorgulama ortamı yaratırken, bazıları da çok yüzeyde görünüp ameliyat sonrası gündelik hayatımda oluşacak önemli gediklere işaret ediyordu. Zihnimi en çok meşgul eden de bu yüzey sorularından birisiydi: Bundan sonra nasıl bir sütyen kullanacağım? Piyasadaki mevcut sütyenlere bakılırsa, bu sorunun yanıtları uzun vadede iki ayrı olasılığı içeriyordu. Bunlardan ilki, radyoterapi tedavisi bittikten altı ay sonra, yaklaşık bir yıla yayılan bir dizi ameliyat olup piyasadaki mevcut sütyenleri kullanmaya devam etmekti. İkincisi de ameliyat olmayıp harici bir protez kullanarak, çeşitliliği çok az da olsa, piyasada bulunabilen protez sütyenlerinin kullanıcısı olmaktı. İlkini düşünmek için yeterince vaktim vardı, ikincisini de radyoterapi tedavim bittikten belirli bir süre sonra kullanabilirdim ancak. Me projesinden haberdar olanlar uzun vadede bu iki seçeneğin dışında bir alternatif arayışında olduğumu anımsar. Öte yandan, ameliyat ertesindeki ilk birkaç ay boyunca kullanabilecek bir sütyen de yok piyasada. Ameliyattan sonra özellikle radyoterapi de alınıyorsa yara izine temas etmeyen giysiler giyinmek gerekiyor. Özetle demek istediğim şu ki, bırakın uzun vadeli alternatif yolu, geçici bir süre için bile olsa tek memesi olan kadınlar için üretilmiş bir sütyenin var olmayışını ve bunun talep edilmeyişini hâlâ çok şaşırtıcı buluyorum.

Sütyenin kendisinin bir norm üreticisi olduğunun epey farkında olmama rağmen bir anda o çok sevdiğim sütyen dünyasından dışlanmaktan hiç hoşlanmamıştım. Bu durumu dert edindiğimi gören teyzem Çiço beni “Merak etme, ben sana mutlaka bir çözüm bulacağım” diye teselli ettiğinde ise bunun olabilirliğine çok inanmasam da mutlu olmuştum. Çiço sözünü tuttu ve çok kısa bir sürede bir öneriyle geldi: “Sana bir sütyen örebilirim” dedi. Evet, doğru okudunuz, “Dikebilirim” demedi. Çiço’nun fikrine biraz eğlence katmak için kap dışındaki kısımda renkli kalın lastikler kullanmak istedim. Daha önce örme bir sütyen kullanmadığım için başlangıçta şüpheyle yaklaşsam da sonuç beklediğimden çok daha iyi oldu. Hatta mevcut konvansiyonel sütyenlerimi dönüştürmenin de önünü açtı bu üretim. Gayet pratik, ucuz, eline önceden tığ ve iğne almış herkesin örebileceği bir sütyen olduğundan yapılışını anlatmak istiyorum, olur da benim gibi birisi ihtiyaç duyarsa diye.

Malzeme miktarları örgünün modeline ve kullanıcının beden ölçülerine göre değişiklik gösterecektir. Ancak ortalama bir fikir vermesi açısından kullandığımız ölçüleri de yazıyorum. Her şeyden önce, kullanıcı üzerinde prova yaparak üretmenin en sağlıklı yöntem olduğunu belirtmeliyim.

Malzemeler:

• 50 g pamuk iplik

• 100 cm uzunluğunda 3 cm kalığında renkli lastik (göğüs altı için)

• 110 cm uzunluğunda 2 cm kalınlığında renkli lastik (omuz askısı için)

• 12 cm uzunluğunda cırt cırt bant

• 1 tane agraf (omuz askı bağlantısı için)

• 2 mm tığ

Yapılışı:

Önce, göğüs altına gelecek lastiğin yaklaşık 40 santimetre solundan başlayarak kap kısmını tığla örmek gerekiyor. Çiço daha sağlam olması ve sonradan ek dikiş işi çıkmaması için örgüyü lastiğin üzerinden başlattı. Kap modeli ve büyüklükleriyle ilgili de çevrimiçi video ve kendin yap tariflerinden yararlandı. Bir yerden sonra da doğaçlama devam etti. Burada kritik olan nokta, kap kısmın karşısında başka bir kap olmayacağı için bir üçgen boşluk yaratarak örgüyü tekrar lastiğin üzerinde bitirmek; yani kabı lastiğe taşıtmak. Bir sonraki adım, göğüs altı lastiğinin 20 santimetre soluna cırt cırt bantı dikmek. Cırt cırt bant daha kısa da olabilir ama ne kadar uzun tutulursa o kadar esnek olacaktır. Göğüs altı lastiğinin üzerinden başlayarak kap kısmının yüksekliği boyunca devam eden 2 santimetrelik omuz askısını göğüs altı lastiğinin altından geçirerek kap kısmının üst noktasına döndürdük. Kap kısmının üst bitimine diktiğimiz agrafla da omuz askısını bağladık. Omuz askısının önden takılması, hareket kısıtlılığı olan dönemde ciddi bir kullanım kolaylığı sağlıyor. Burada yapılması gereken, iki kat olan omuz askının yerini göğüs altı lastiğinin sırt kısmına sabitlemek. Aksi halde her kullanımda yeri değişir ve toparlamak güç olabilir. Bu noktada da kabın yükünü daha iyi taşıtmak için omuz lastiğini göğüs altı lastiğine dik değil, verevine bağladık. Bitiş ve birleşme noktaları örgü ya da başka bir malzemeyle kapatıldıktan sütyen kullanıma hazır.

Bu sütyen, benim gibi etiketlerden ya da bazı kazaklardan gıdıklanan birisi için bile son derece rahat. Tişörtle kullanıldığında dışarıya pürüzsüz bir yüzey görüntüsü vermese bile pamuk örgü ipliğinin sağlıklı olduğu bir gerçek ve kesinlikle iş görüyor; özellikle de radyoterapi sürecinde. Benim için hikâye elbette ki burada bitmedi. Bu bilgiden yola çıkarak annemle birlikte mevcut sütyenlerimi dönüştürmeyi denedik.

Bu süreçte annemin el becerilerinin yanı sıra mimar olmamın avantajını kullandığımı rahatlıkla söyleyebilirim. Sanırım her şeyden çok, strüktür, bağlantı detayları ve koruma konularındaki mimari reflekslerimle hareket ettim. Bağlantı yerleri hem sağlam olmalı hem de temiz görünmeliydi. Farklı malzemelerin bir araya gelişini ya biri diğerinin net bir şekilde üzerine gelecek şekilde, ya bir ara elemanla ya da üzerleri üçüncü bir ekle kaplanacak şekilde sağladık. Dönüştürdüğümüz sütyenlerde nereye dokunduğumuzun açıkça anlaşılabilir olması ve malzemelerin farklılaşması da yine bu refleksin bir sonucu.

İlk denemeden sonra, ayarlı askının sırttaki kullanımını çok pratik bulmadığım için onu öne almaya karar verdik. Sonraki denemelerde de farklı malzeme ve renklerle durumu daha keyifli hâle getirmeye başladık. Ardından Çiço da bu maceranın başlatıcısı olan tasarımına dönüp örgü sütyenini yeniden ele aldı. Kısacası, biz maaile üretmeye, düşünmeye ve mevcut olanı dönüştürerek yeni sorular sormaya, bunları yaparken de keyif almaya devam ediyoruz. Dahil olmak ya da denemek isteyenler için de dönüşüm esnasında uyguladığımız adımları buraya bırakıyorum; çünkü eğlenmek, renklenmek ve belki hepsinden çok olduğu gibi görünmek herkesin hakkı.

{tüm fotoğraflar: Melis Cankara}

ameliyat, beden, el işi, giyim kuşam, kadın, kanser, kendin yap, Melis Cankara, Me Projesi, sütyen, tasarım, toplumsal cinsiyet