fotoğraf: Kadir İncesu
Gözlerini Kapat,
Hayal Et,
Şimdi Bizi Duyabilirsin

Hüsnükabul, insanların “öteki”yle bir aradalık ilişkilerini tartışan bir radyo programı. Kalıcılık ve geçicilik, içerme ve dışlama, kamusal ve özel, misafir ve ev sahibi kavramlarına mültecilik perspektifinden hak temelli olarak yaklaşıyor. 59. yayın dönemi boyunca her çarşamba Açık Radyo’da duyduğumuz Hüsnükabul bu hafta olamadı –Açık Radyo’nun yayını yok malum– fakat Hüsnükabul’ü hazırlayıp sunanlardan Waseem Ahmad Siddiqui’nin mesajına yine de kulak verebilirsiniz.

Yer İstanbul. Yıl 2005. Yaşım on üç.

Dışarıdan gök gürültüsü, şimşek ve sağanak yağmur sesleri geliyor. Başımı sallıyor, bir çekmeceye uzanıyor, fikrimi değiştiriyorum, sonra tekrar uzanıyor, bir muz çıkarıyor, yiyorum. Aynı sayfaya bakmaya devam ediyorum. Bir muz daha çıkarıyorum ve onu da yiyorum.

İlk akşam yatağıma uzandım. Göğsümde garip bir ağırlık hissettim. Sonra hüngür hüngür ağladım. Annemi ve evimi bir daha asla göremeyecekmişim gibi hissetim.

Bir yatılı okulda okuyordum. Benim gibi başka ülkelerden gelen birçok arkadaşım da aynı okuldaydı; seksen beş ülkeden gelen öğrenciler.

Libyalı bir oda arkadaşım vardı. İlk gün yanıma geldi. Bana kendi cep telefonunu uzattı. Şöyle dedi: “İstersen anneni buradan arayabilirsin. Sen de bizim gibi uzaklardan geliyorsun. Annen seni merak etmiştir.”

Yaklaşık üç ay sonra annemin sesini duyacaktım. O anda küçük kardeşimin ezberlediğim telefon numarasını aradım.

Telefon çaldı, diğer uçta annem hemen cevap verdi. Sesi yorgun geliyordu.

“Anne, ben Waseem” dedim.

Tabii uzun bir aradan sonra birbirimizin sesini duymamız göğsümdeki ağırlığı hafifletmişti. Fakat özlem bakiydi.

“Oğlum, kendini asla yalnız hissetme. Her zaman seninle olduğumu bil. Tek yapman gereken şey hayal kurmak. Beni her zaman yanında bulacaksın. Hayal kurmak bizi özgür kılar.”

Annem telefonda hiç unutamadığım bir şey söyledi: “Hayal kurmak bizi özgür kılar.”

***

“Herkese merhaba, günaydın. Burası Açık Radyo 95.0 frekansı. Ferhat Kentel ve ben, Waseem Ahmad Siddiqui’yle birliktesiniz.”

Biliyorsunuz, bu girişten sonra Ferhat Kentel “Merhaba ve günaydın” diyor. Ardından Ömer Madra ve Özdeş Özbay bizi kapıda “Hoş geldiniz” diye karşılıyor.

Açık Radyo’nun bu hafta sessiz kalacağını duymuş olabilirsiniz. Ama öyle değil.

***

Sizleri bugün hayal kurmaya davet ediyoruz. Böyle bir zamanda hayal kurmak, özgürce hayal kurmak: Bu bizi özgürleştiriyor.

Bunun için yapmanız gereken ilk şey: Gözlerinizi kapatmak, hayal etmek, sonra bize eşlik etmek. Şimdi bizi –hepimizi– duyabilirsiniz.

Buradaki tek “frekans” hayal gücümüzle ilgili. Herhangi bir karasal yayın lisansına ihtiyaç duymaksızın hayal kurmak hepimizi doğrudan birbirimize bağlıyor.

Tıpkı Ömer Madra’nın Açık Radyo için söylediği gibi: “Burası hepimizi doğrudan bağlıyor.”

Biz inatla, bu hayalin gerçekleşeceğini düşlüyoruz çünkü Açık Radyo hayal gücümüze açık!

Çok yakında yeniden, Açık Radyo’da görüşmek üzere.

{22.10.2024}

Açık Radyo, mülteci, öteki, radyo, Waseem Ahmad Siddiqui