Ben ve Güç:
Taksim Meydan
Muharebesi

Korkulmak sevilmekten daha güvenlidir.
—Niccolò Machiavelli (1469–1521)

Otoritenin olduğu yerde özgürlük olmaz.
—Pyotr Kropotkin (1842–1927)

Taksim, nereden baksak politik bir meydan. Birey ile otorite arasındaki bitmeyen savaş da bir miktar Taksim Meydan Muharebesi. Bu durum, birey ve otorite ekseni gibi, sivil ve resmi, vatandaş ve devlet/hükümet/ordu/din, ben ve güç eksenleri üzerinden de okunabilir.

Bir güçler dengesini ifade eden politika kavramı için, Türkçede Arapçadan gelen siyaset kelimesi de kullanılır. Şu işe bakın ki siyaset, “seyis” ile aynı kökten olan ve “at bakımı, terbiyesi, idaresi”ne karşılık gelen bir kelime. Politikada devlet ile otoriteyi, otoriter yönetimle tahakkümü bağdaştırmamız boşuna değil. Hannah Arendt ise otorite ile tahakkümü birbirinden kesinlikle ayırmakla kalmıyor, birlikte var olamayacaklarını savunuyor. Ama her durumda devlet otoriteyi, otorite hiyerarşiyi getiriyor. Bu hiyerarşide devlet, bireyin varlığına alan açtığı oranda, kendi görünürlüğünü azalttıkça aslında gücünü artırıyor.

Taksim Meydanı yarışmasına çalışırken bir zaman çizelgesi hazırlamıştık.1 Meydanın politik geçmişini kavramak için birey-otorite ilişkisine odaklanan bu çizelge, meydanda geçen olaylarla ibrenin hangi dönem hangi tarafa kaydığını göstermek açısından çarpıcı oldu. Çizelgeyi, senelerdir meydanda yaşanan sayısız olaydan seçilmiş olanları daha da azaltarak, bireyin kendisini ifade edebilmesi için önemli bulduğum beş konuya ayırdım: 1) eğitim, bilim, 2) müzik, dans, tiyatro, eğlence, sahne sanatları, heykel, 3) spor gibi faaliyetlerin 4) cinsiyet özgürlüğü gibi son derece bireysel bir ifadenin 5) bireyin politik güce dönüşebilmesi için aracı olan örgütlenmelerin ve özellikle de hiyerarşiyi tersyüz ederek otoriteyi denetleme imkânını yaratan sivil inisiyatiflerin meydandaki varlığını görmeye çalıştım. Umutlu başlangıçlar ile “yerine otel yapılması” için yıkılmalar, “hoşa gitmediği” için yakılmalar bir arada.

Bugün tamamen otoriteye teslim olmuş, bir anlamda bireylere, aslında hepten kendine küsmüş Taksim’in şehre göre hayli kısa olan geçmişi çok hareketli. Beyoğlu, bireyin gelişimine katkı sağlayan kitapçı, kütüphane, sinema, tiyatro, konser salonu, sanat galerisi, kültür merkezi gibi yerlerin çoğunu son senelerde hızla kaybetse de halen yerinde kalanlarla direniyor. “Toplumsal hiyerarşiyi ortadan kaldırarak özerk bir bölge görevini sürdüren, ‘marjinal’ olanın dahi normal sayıldığı bir semt”2 olarak tanımlanan Beyoğlu’nda “herkes bir şekilde kendi bireysel alanını yaratmaya çalışıyor.”3 Semtin sayısız gösteriye zemin olmuş ana meydanının da topluma sunduğu en büyük değer, şüphesiz ki farklı seslere açtığı alan. Tek başına sesini duyuramayanlara aracı olan bir araya gelişler, burada görünmez olanı görünür kılmaya ya da tam tersi parmakla gösterilen “öteki”yi normalleştirip görünmez kılmaya çalışmış. Sadece düzenlenen etkinlikler değil, İKSV’den Mor Çatı’ya, İHD’den Greenpeace’e, Lambda’dan Çorbada Tuzun Olsun’a farklı konulara yoğunlaşan, gönüllülüğe dayalı çoğu sivil inisiyatifin ofisinin de en azından bir dönem Taksim ve civarında olması tesadüf değil elbette. Taksim senelerdir gönüllü bireylerin öne çıkışıyla özgürlük ile baskının, ilericilik ile tutuculuğun savaşına sahne oluyor.

Haklı sebeplerle meydanları hiç sevmeyen Fatih Özgüven’in dediği gibi “Ama meydanların ve bu Meydan’ın da bir olasılık olduğunu, orada birlikte durulabilmesi için de var olduklarını kabul etmek gerek.” Evet, meydan bir olasılık; “birlikte durabilmek” için. Ama birey olmadan birlikte durulamıyor. Meydan birey olabilmek için de bir olasılık. Taksim, bütün çirkinliğine rağmen, belki de tam da o sayede bunun karşılığını verebilmiş bir yer aslında.

Bir cumartesi akşamüstü,
Çok yaşamış kişiler gibi
Seviyor umut taşıyanları
Seviniyor, biliyor geleceği
Taksim Meydanı
İnsanlarıyla
PTT’nin önünde Taksim’de
PTT'nin önünde Taksim’de
—Nejat Yavaşoğulları, Bulutsuzluk Özlemi, 1986

Meet me in the evening
For a kiss in Taksim Square
One idiot is all that it takes to put life to waste
One idiot ruins one thousand fates
Meet me in Taksim tonight
A drink and a kiss
What in the world could be more civilized
It was the worst of times
It was paradise
—Michelle Gurevich, 2013

1. Eğitim, Bilim

1575 İstanbul Rasathanesi’nin Taksim yakınlarında, Ayaspaşa’da veya Tophane sırtlarında kuruluşu.

1580 İstanbul Rasathanesi’nin yıkılışı. Rasathane “semaları rasat etmek uğursuz olduğu”, “feleklerin esrar perdesini küstahça öğrenmeye cüret edenin akıbeti mahrum olduğu” ve “meleklerin bacaklarını alttan delikli borularla gözledikleri ihbar edildiği” için yakılıyor.

1848 Zoğrafyon Rum Okulu’nun açılması.

1895 Esayan Ermeni Okulu’nun açılması.

1909 Taksim’de balon uçurma denemeleri yapılması. Almanya’dan alınan “Osmanlı” isimli balon Taksim’den havalanıp, Çamlıca civarında yere iniyor.

1910 Dünyada uçuş denemeleri yapan Fransız mühendis-pilot Louis Blériot’nun uçağıyla Taksim’den havalanması. Rüzgârlı bir havada kalkan uçak yakınlardaki bir evin çatısına düşüyor.

1920 Mühendis Mekteb-i Ali’si / İstanbul Teknik Üniversitesi’nin Gümüşsuyu Kışlası’nı kullanmaya başlaması.

1932 Sıraselviler Caddesi’nde Beyoğlu Halkevi’nin kurulması.

Halkevi orkestrasının stadyumda
konser hazırlığı, 1937

1950 İstanbul Teknik Üniversitesi’nin Taşkışla’yı kullanmaya başlaması.

1951 Halkevlerinin kapatılması.

1981 Atatürk Kütüphanesi’nin açılışı; mimarı Sedad Hakkı Eldem.

2010’lar Taksim’de Bilim Şenliği düzenlenmesi.

Beyoğlu’nda gençlerin bilime karşı merakını uyandırmak amacıyla düzenlenen 4’üncü Meraklı Zihinler Bilim Şenliği’nde dans eden robotlar dikkat çekti.

Bu iş çok tutulunca robotlar bilimi sevdirelim diye o sahne senin bu sahne benim dans edip göbek atmaya devam ediyor. Tabii bu kadar mükemmelliğe nazar değdiğinden, robotların biri Antalya Bilişim Zirvesi’nde Konyalı olduğunu, etli ekmek sevdiğini falan açıklarken, “Bilimle etli ekmeğin ne alakası vardı yaa” diye kendi kafasını karıştırıp sahneden düşüyor. Bu memlekette düşenin dostu olmaz. Televizyonda haber şu başlıkla verilmiş; “Sakar robot sahneden düştü.

2.1. Müzik, Dans, Eğlence

1865 Taksim Belediye Bahçesi’nin açılışı.

1914 Majik Sineması’nın açılışı; mimarı Giulio Mongeri. Sinema 1944’te Türk, 1946’da Yeni Taksim ve 1964’te Venüs ismini alıyor.

1921 Maxim Gece Kulübü’nün açılışı. Amerikan asıllı Siyahi Rus Frederick Thomas tarafından açılan kulüp caz müziğini Türkiye’ye getiriyor.

Çalsın Maksimbarın cazbant kolu
çal bre kara köpoğlu
anlatayım Konstantinopl’u
—Nâzım Hikmet, “835 Satır”, 1929

1934 Alaturka müziğin radyolarda yasaklanması, sadece gazino ve meyhanelerde dinlenir hâle gelmesi. Alaturka müziğin Bizans kökenli olması sebebiyle benimsenmemesi gerektiği savunuluyor. 1936’da yasak kalkıyor.

Doğu musikisinin hem hasta
hem de gayri millî olduğunu gördük.
—Ziya Gökalp, 1923

1938 Kristal Gazinosu’nun açılışı. 1957’de yıkılıyor.

1939 Gezi Parkı’nda Taksim Belediye Gazinosu’nun açılışı; mimarı Rüknettin Güney. 1968’de yıkılıp yerine otel yapılıyor.

Belediye Gazinosu’nda
1940 Yılbaşı Balosu kutlaması,
daha ne kadar batılı olabiliriz

1953 Elmadağ’da Şan Sineması’nın açılışı.

1959 Maxim’in Maksim Gazinosu’na dönüşmesi.

Maksim Gazinosu’nda
Zeki Müren’li Kadınlar Matinesi, 1960’lar,
daha ne kadar alaturka olabiliriz

1969 İstanbul Kültür Sarayı / AKM’nin açılışı; mimarı Hayati Tabanlıoğlu.

1970 İstanbul Kültür Sarayı / AKM’nin yanması. Yeniden inşaat başlıyor.

1970 Majik Sineması binasının Devlet Tiyatroları ve Balesi tarafından kullanılmak üzere tiyatroya dönüştürülmesi, Taksim Sahnesi adını alması. Sahne 2008 yılına kadar aralıklı olarak kullanılıyor, alışveriş merkezi yapılmak üzere yanındaki Maksim Gazinosu ile birlikte yıkılıyor, yerine otel yapılıyor.

1978 AKM’nin yeniden açılışı.

AKM bir salon ya da salonlar topluluğu değil, biricik kültür merkezimizdi. Sahne sanatları ve müziğe dair gayriresmi öğrenim gördüğümüz bir okuldu.
—Alin Taşçıyan

1978 İKSV’nin beş yıldır düzenlediği İstanbul Festivali’nde AKM’yi kullanmaya başlaması ve AKM gişelerinden bilet satışı yapılmaya başlanması.

1980’ler AKM önünde bilet için kuyruk yapılan, Açıkhava’ya kaçak girmek için tel örgü nöbetçilerine dil dökülen yıllar. Gazeteler muhakkak birinci sayfadan yayınlardı kuyrukta pinekleyen gençlerin fotoğrafını, yani bizleri.
Kanat Atkaya

Stadyum kapısı günlerce önce sahne önündeki pit alanından yer kapmak için çadır kurmuş hayranlarla dolu. Ben Türkiye’de böyle bir manzarayı en son 80’lerin sonunda İstanbul Müzik Festivali zamanında AKM’nin önünde görmüştüm. Gişe açılacak da ilk biletleri tükenmeden alacağız! Ama biz etkinliğe ve konsere aç, 18 yaşında Türk ergenlerdik.
Mehmet Tez

1980 Şan Sineması’nın Şan Tiyatrosu’na / Müzikholü’ne dönüşmesi. İstanbul eğlence hayatında danslı, müzikli ve hatta politik müzikaller dönemi başlıyor.

1985 Şan Tiyatrosu’nun yakılışı, sahnede oynanan oyunun “inançları eleştirdiği ve hakaret ettiği” gerekçesiyle tehditler alması sonrasında.

1990 İstiklal Caddesi’nde bir kamyonetin üzerinde gerçekleştirilen Sun Ra Arkestra konseri.

Mümkün olan denendi ve başarısız oldu,
şimdi mümkün olmayanı deneme vakti.
—Sun Ra

Satürn’den gelmiş bir melek” olan Sun Ra’nın yolu Beyoğlu’na da düşüyor. Konseri düzenleyen, 1989’da kurulduğundan beri, özellikle 90’lar ve 2000’lerde İstanbul müzik, konser ve festival dünyasını yeni baştan yaratan Pozitif.

kaynak: Pozitif

1992 Kemancı’nın Taksim’e taşınması, genç yerli grupların önünü açması ve 90’ların Taksim’inin rock müzik merkezi hâline gelişi. 2006’da kapanıyor.

O zamanların ve bence tüm zamanların efsane rock barı Kemancı.
Aylin Aslım

Kemancı’da çıkan gruplardan biri Volvox, Laneth kapağında, 1992

1999 Tünel’de Babylon’un açılması. 1992’de Galatasaray’a doğru açılan Hayal Kahvesi ile birlikte tetikleyici oluyorlar, alternatif ve rock müzik Taksim’den Tünel’e doğru yayılıyor. Babylon 2014’te, Hayal Kahvesi 2017’de kapanıyor.

2008 AKM’nin kapanması. 2018’de bina yıkılıyor ve yeni inşaat başlıyor.

2010 İstanbul’un Avrupa Kültür Başkenti olması etkinlikleri arasında yapılan Tarkan konseri.

2010’lar Ramazan şenlikleri.

2.2. “Heykel”ler

1870 Padişah Abdülaziz4 tarafından Fransız heykeltıraş Jules Isidore Bonheur’e hayvan heykelleri yaptırılması. Bu heykellerden bazıları yüzyıl başında Enver Paşa tarafından oraya buraya taşınıyor. Bir şekilde yolu Gezi Parkı’na düşenlerden en çok hatırlananı ve hatıra fotoğrafı çekileni “Kaktüs Üzerinden Atlayan Aslan” heykeli 1960’da Saraçhane’deki belediye binasının önüne taşınıyor.

Nubar Terziyan ve Hüseyin Baradan ve “Kaktüs Üzerinden Atlayan Aslan”, 1950’ler

1928 Cumhuriyet Anıtı açılışı; heykel Pietro Canonica, çevre düzenleme Giulio Mongeri.

Bil ki ben Taksim meydanında, abidenin önündeki çayırın kısa parmaklıklı demirlerine oturmuş seni düşünüyorum, Yanaki.
—Sait Faik, “Kalinikhta”, Az Şekerli, 1954

1944 Olmayan İnönü Anıtı’nın kaidesinin yapılması. Güçler savaşı altında heykelsiz kalan kaide, 1982’de Taşlık Parkı’na taşınıp heykeliyle buluşuyor.

1960 27 Mayıs darbesi sonrası meydanın ortasına Süngü Heykeli’nin dikilmesi. 1981’de kaldırılıyor.

1976 Barış heykeli. Heykeltıraş Lerzan Bengisu’nun Taksim gezisinde düzenlediği bireysel serginin parçası olarak kalıcı olmak üzere yerine yerleştiriliyor. Cumhuriyet gazetesinde çıkan haber, Bengisu’nun “yağmura rağmen sergisini hazırlamak için yoğun bir şekilde çalıştığını” aktarıyor. Gezi Parkı’ndan kimler geldi kimler geçti, Barış hâlâ yerli yerinde.

Barış heykeli, 1976 ve
2020 (fotoğraf: İpek Yürekli)

1976 Intercontinental / The Marmara Oteli’nin açılışı; mimarı Fatin Uran, Rüknettin Güney. Otelin farklı yerlerinde sergilenen sanat eserleri arasında binanın önüne koyulan soyut heykel İsmail Hakkı Öcal’a ait. Heykel konumu sebebiyle 1 Mayıs 1977 faciasını hatırlattığı için buruk bir hatırası var.

1993 İBB’nin meydanları çağdaş sanatla zenginleştirme projesi kapsamında Gezi Parkı’nın meydan çıkışına heykel koyulması. Adem Yılmaz’ın heykelinin sonu üzücü oluyor. 2000’li yılların başına gelindiğinde, camları kırık, içi çöp dolu hâldeyken ortadan kaldırılıyor. Heykelin bulunduğu parkın meydana açılan yeri şu anda polis otoparkı olarak işgal edilmiş durumda.

2013 Duran Adam eylemi; Erdem Gündüz’ün bedenini heykelleştirerek durduğu, günlerce süren, kitlelere yayılan bireysel pasif direnişi.

Duran adamlara müdahale edilmeyecek.
—İçişleri Bakanı Muammer Güler

Sabit duranları alın!
—Taksim Meydanı’nda polis amiri

2020 Borders & Boundaries, Hakan Yılmaz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Contemporary Istanbul Foundation’ın işbirliğiyle düzenlenen Istanbul the Lights etkinliği kapsamında şehre yayılan elli küsur işten biri.

fotoğraf: İpek Yürekli

3. Spor

1921 Taksim Stadyumu’nun açılışı.

1923 Taksim Stadyumu’nda ilk milli futbol maçı.

2-2 berabere biten Türkiye-Romanya maçı, resmi maç, sivil seyirciler

1920-30’lar Stadyumda 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları düzenlenmesi.

1933 Türkiye’nin ilk tenis kulübünün açılışı.

Hanımlardan biri eski mezarlığın toprağında tenis oynamanın uygunsuz olacağını söyleyince birdenbire sessizlik oldu.
Orhan Pamuk, Cevdet Bey ve Oğulları, 1982

İlk olarak Taksim Gezisi’nin bir köşesinde Dağcılık, Yürüyücülük ve Kış Sporları adı altında açılan kulüp, 1940’ta Tenis Eskrim Dağcılık ismini alıyor ve bugünkü Hyatt Otel’in bulunduğu yere taşınıyor.

1943 Gezi Parkı projesi kapsamında stadyumun yıkılması.

1982 Elmadağ’da Türkiye’nin ilk kapalı buz pateni sahasının açılışı. 1985’te kapanıyor.

1988 Tenis kulübünün, yerine otel yapılması için yıkılması.

2000 Galatasaray UEFA Kupası şampiyonluk kutlamaları.

2002 Futbol Dünya Kupası üçüncülük kutlamaları.

2017 5. Geleneksel Okçuluk Fetih Kupası tanıtımı.

İstanbul'un fethinin mutlaka kutlanması gerektiği konusundaki irademizden vazgeçmedik. Ne olursa olsun, bize emanet edilen şehrin fethinin kutlanması gerektiği konusunda görüş birliğine vardık.
Haydar Ali Yıldız, Okçular Vakfı Başkanı

İstanbul’un fethi kutlamaları kapsamında düzenlenen bu okçuluk kupası o kadar önemli ki, 2019’da pandemiye rağmen iptal edilmiyor. Şehirle ilgili en büyük gurur kaynağımızın beş yüz küsur sene önceki fetih olması üzücü tabii biraz.

Taksim’de dev Osmanlı okçuları,
fotoğraf: İpek Yürekli

4. Cinsiyet

1934 Türk Kadınlar Birliği’nin, kadınların seçme ve seçilme hakkı kazanması sebebiyle düzenlediği Beyazıt mitingi sonrası Taksim’e yürüyüşü.

1943 Gezi Parkı’nın açılışı; plancı Henri Prost. Gezi Parkı’nın açılışıyla Taksim Meydanı’nın sivilleşmesi, sekülerleşmesi, kadınların kamusal alanları kullanmasının teşvik edilmesi amaçlanıyor.

1975-79 İlerici Kadınlar Derneği’nin eylemleri, yayınları, etkinlikleri, kampanyalarıyla etkili olması. Türkiye’de ilk kez 8 Mart’ın kutlanmasını sağlayan dernek üyeleri Taksim’deki 1 Mayıs gösterilerinde ve diğer eylemlerde taktıkları kırmızı eşarplarla hatırlanıyor.

1986 Talimhane’de İstanbul’un ilk popüler gey barı, basının alınmadığı, herkesin özgürce rahatça eğlendiği efsane Club 14’ün açılması.

Bizim için kurtarılmış bölgeydi.
İstanbul LGBTİ Dayanışma Derneği gönüllüsü

1987 Gezi Parkı merdivenlerinde LGBTİ+ bireylerin açlık grevi ve polis tarafından dağıtılması.

1993 Yasaklanan ilk Onur Yürüyüşü denemesi.

Kulübe geri döndüğümüze bir anda bir grup askerin ellerinde silahlarla uygun adım yürüyerek içeri girdiklerini gördük. Kostümlü şovlardan biri sandık önce, kimse ciddiye almadı. Askerlerden biri DJ kabinine çıkıp DJ’i tokatladı, sonra da pikaba vurarak müziği durdurdu. O zaman herkes işin ciddiyetini anladı. Askerler caddenin karşısındaki orduevinden gelmişlerdi. Müşterileri yakalarından havaya kaldırıyor, isimlerini soruyor, sonra da fırlatıp yere atıyorlardı.
—İstanbul LGBTİ Dayanışma Derneği gönüllüsü

2003 İstiklal Caddesi’nde ilk Feminist Gece Yürüyüşü.

2003 İstiklal Caddesi’nde ilk LGBTİ+ Onur Yürüyüşü.

2013 Can Candan’ın LGBTİ+ bireylerin ailelerini konu alan Benim Çocuğum belgeselinin Beyoğlu’nda gösterime girmesi.

Koskoca dünyaya benim çocuğumu sığdıramadılar.
—2010 yılında trans kızını nefret cinayetinde kaybeden bir anne

2015 LGBTİ+ Onur Yürüyüşü’nün İstanbul Valiliği’nce yasaklanması, “toplumsal hassasiyetleri inciteceği” ve “halkı tahrik edeceği” bahanesiyle.

2020 Bir önceki sene olduğu gibi Taksim’de engellenen Feminist Gece Yürüyüşü’nün dağılmayıp sadece rotasını değiştirmesi.

2020 Feminist Gece Yürüyüşü’nden
en çok akılda kalan pankartlardan biri: “UMUTSUZLUĞA KAPILIRSAN BU KALABALIĞI HATIRLA.”

2020 Yasak olan LGBTİ+ Onur Yürüyüşü’nün sanal Taksim haritası üzerinde interaktif olarak yapılması.

Sanal Taksim haritası üzerinde
“Ben Neredeyim” temalı interaktif
LGBTİ+ Onur Yürüyüşü 2020

2021 Taksim Camisi’nin açılışı. Bu on beş kubbeli cami, şehrin ender seküler meydanlarından birinin bu karakterinin artık unutulması, meydanda artık dinin ön gördüğü cinsiyet rollerinin hatırlanması anlamına da geliyor.

5. Sivil İnisiyatifler, Politik Gelişmelere Bireysel ve Örgütlü Tepkiler

1924 Türk Kadınlar Birliği’nin kurulması.

Amacımız Türkiye’de kadın ve erkeğin toplumsal, ekonomik ve siyasal eşitliğidir.
—Nezihe Muhittin, 1924

1930 Türk Kadınlar Birliği’nin ilk mitingi, kadınların belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı kazanması sebebiyle Cumhuriyet Anıtı’na çelenk koyuşu.

Saat bir olmuştu. Kalabalık sabit duruyordu. Halbuki tahta perde içinde nutuklar ve miting bitmişti. Halk gene olduğu gibi duruyordu. Nihayet polis memurları “Paydos paydos!” diye bağırdılar ve halk dağıldı.

1931 Yerli malı kullanmalı mitingi.

Yerli malları koruma kanunu üzerine zenginler muhitinin çerez sofrası epey züğürtledi.
—Safiye Erol, Ülker Fırtınası, 1944

1933 Wagon-Li olayı ve sonrasında başlayan “Vatandaş Türkçe Konuş!” kampanyası.

1950 Milli Türk Talebe Birliği’nin Kıbrıs protestosu.

1955 6-7 Eylül faciası.

1966 Üniversite öğrencilerinin Beyazıt’tan Taksim’e yürüyüşü ve öğrencilerin günlerce süren “demokrasiye, devrimlere bağlılık” nöbetleri.

1968 6. Filo olayları ve meydanda “Amerikan sömürgeciliğine karşı” yapılan öğrenci gösterileri.

1969 Kanlı pazar faciası. Toplu namaz sonrası Taksim’e gelen bir grup, “Müslüman Türkiye” sloganlarıyla protestocu öğrenci ve işçilere saldırıyor, iki kişi ölüyor, 200 kişi yaralanıyor.

1973 İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı’nın kurulması.

1975 İlerici Kadınlar Derneği’nin kurulması. Dernek, çalışan kadınların sosyal, ekonomik, kanuni hakları için mücadele ediyor. 1979’da kapatılıyor.

1976 Taksim Meydanı’nda ilk geniş kapsamlı 1 Mayıs kutlaması.

1977 Taksim Meydanı’nda kanlı 1 Mayıs faciası; 37 kişi ölüyor, yüzlerce kişi yaralanıyor.

Ama o mayıs günü Meydan’la aramdaki –zaten olmayan şey– tamamıyla bitti. Meydan’ı hiç sevmem, sağdaki çiçekçilerin neşesi olmasa oradan geçmem bile. Meydan sinsi ve baskıcıdır. Tuzak ve gözpınarlarının dolması.
—Fatih Özgüven

Taksim’de 1 Mayıs 1976 ve 1977

1980 12 Eylül darbesi sonrası Taksim’de gösterilerin yasaklanması.

1982 Anayasa referandumu öncesi Kenan Evren’in son mitingi, Taksim konuşması. Meydan herkese de yasak değil tabii.

12 Eylül olmasaydı, Taksim Kızıl Meydan olacaktı.
Kenan Evren

1986 İnsan Hakları Derneği’nin kurulması. Dernek, insan hak ve özgürlükleri için sayısız eylem, rapor, kampanya düzenlerken yirmi üç üyesi öldürülüyor, yüzlercesi yaralanıyor, tutuklanıyor ve yargılanıyor.

1986 Liberal ekonomiye geçiş sonrası Taksim’de Mc Donald’s’ın açılışının coşkuyla karşılanmasıyla kapısında kuyruklar oluşması.

1988 İstanbul Film Festivali’nde gösterilen filmlere uygulanan sansür sebebiyle düzenlenen sansür protestosu.

1993 Lambda-İstanbul’un kurulması.

1995 Türkiye insan hakları hareketinin en uzun soluklu eylemi5 olarak görülen Cumartesi Anneleri inisiyatifinin ortaya çıkması. Gözaltına alındıktan sonra kaybolan evlatlarını arayan annelerin Galatasaray’da oturmalarından ibaret olan bu eylem 2018 yılında, 700. haftasındayken yasaklanıyor.

1996 Habitat ll İstanbul toplantısının düzenlenmesi. Birleşmiş Milletler’in düzenlediği bu toplantı, yerleşim ve çevre konularında sivil toplum kuruluşlarının da hükümet ve yerel yönetimler kadar söz sahibi olması gerektiğini gösterdiği için önem taşıyor. Taşkışla toplantı süresince STK merkezi olarak çalışıyor. Yabancı STK temsilcileri polisin gösteri yapanları tutuklamasını protesto etmek için eylem yapıyor.

1996 Türkiye Sokak Çocukları Derneği’nin kurulması.

Beyoğlu’nda evsizlerin fark edilmeme sebebi hiyerarşinin tüm katmanları için ateşkes ilan edilmiş bir bölge oluşudur.6

2002 Anadolu Kültür’ün kurulması. Anadolu’daki kültürel farklılıkların zenginlik olarak görülmesi için uğraşan derneğin kurucusu Osman Kavala 2021 yılbaşı itibarıyla 1.158 gündür cezaevinde tutuluyor.

2012 Taksim Dayanışması’nın ortaya çıkışı. Bu platform altında yüzden fazla dernek, meslek odası, sivil toplum kuruluşu ve öğrenci kolektifi bir araya geliyor.

2013 Gezi olayları. Yukarıdaki, bireysel inisiyatifin öne çıktığı bütün başlıkların altına girebilecek bir olaylar silsilesi.

Bu şimdiye kadar gerçekleştirilmiş en büyük enstalasyon, en büyük bienal.
—Kendell Geers

2015 Taksim’de bütün gösterilerin yasaklanması. Meydan artık bir polis merkezi hâline dönüşüyor.

fotoğraflar: İpek Yürekli

2020 TBMM’de İçişleri Bakanlığı ve valiliklere sivil toplum kuruluşları, vakıf ve dernek yönetimlerini görevden alıp yerine kayyum atama yetkisi veren kanun teklifinin kabul edilmesi. Böylece zaten baskı altında olan sivil inisiyatiflerin bağımsız kalma ve iktidarı denetleme şansı iyice azalıyor.

***

Bir mutlu yıllar olasılığı olarak herkese “utlu ııllaı”!

Taksim’de bayraklı yılbaşı takı, “utlu ııllaı”, 2017, fotoğraf: İpek Yürekli

1. İpek Yürekli, Cansu Gösterişli, Arda İnceoğlu, Sümeyye Nur Öztürk, Yusuf Aras Kalkan’dan oluşan bir ekip olarak hazırladığımız proje ilk aşamanın henüz ikinci turunda elendi.

2. Anıl Yurdakul, “Beyoğlu Tanrıları”, beyond.istanbul: Mekânda Adalet ve Beyoğlu, 09-2020.

3. Begüm Başdaş, “Ne Ayrıldık Ne Kavuştuk: Biter mi Hiç Beyoğlu”, beyond.istanbul: Mekânda Adalet ve Beyoğlu, 09-2020.

4. 1861–1876 yılları arasında hüküm süren Abdülaziz zamanında eğitim ve hukuk alanında büyük gelişmeler yaşanıyor; İstanbul Üniversitesi, Galatasaray Lisesi, Darüşşafaka, Kız Öğretmen Okulu, Sanayi Okulu, Madencilik Okulu, Yargıtay, Danıştay vs kuruluyor.

5. Zeynep Gülru Göker, “Galatasaray Meydanı’nda Vücut Bulan Vicdan ve Adalet: Cumartesi Anneleri / İnsanları”, beyond.istanbul: Mekânda Adalet ve Beyoğlu, 09-2020.

6. Anıl Yurdakul, “Beyoğlu Tanrıları”, beyond.istanbul: Mekânda Adalet ve Beyoğlu, 09-2020.

Gezi, İpek Yürekli, İstanbul, kent, meydan, şehir, Taksim, zaman çizelgesi