Sarmal

Hayatımın önemli bir bölümü çizgi roman tüketmek üzerine kurulmuş olmasına rağmen Manifold’da bu konudan çok da bahsetmemiş olduğumu fark ettim. Yine bir ‘tür çukuru’nun içindeyim hazır, durumu birazcık telafi edeyim… Tür çukuru diye adlandırdığım olay, belirli dönemlerde bir türe takmam ve bağnazca sürekli o türdeki anlatıları tüketme hâlim. Uzunca bir süredir korku çukurunda bulunuyorum. Bir süredir film, kitap, oyun ve çizgi roman tercihlerim bıkkınlık verecek seviyede korkuyla sınırlı kaldı. Tür yeterince dar değilmiş gibi, korkunun da bir alt türünde takılı kaldım: kozmik korku.

Kimi araştırmacı bu türü Lovecraft korkusu olarak adlandırıyor, üne kavuşturan yazar H.P. Lovecraft olduğu için. Bende de kendisi guilty pleasure olarak kodludur. Harika bir yazar olmasının yanı sıra azılı bir ırkçı olduğu için. Şu sıralar iki özelliği de mercek altında zaten; HBO’da yayımlanan Lovecraft Country (2020– ) dizisi yazara saygısını sunarken eleştirilerini de sıralıyor. Bir de Victor LaValle’ın 2016’da yazdığı The Ballad of Black Tom adlı harika bir roman var: Lovecaft’ın en ırkçı öyküsü “The Horror at Red Hook” (1927) Siyah bir adamın perspektifinden anlatılıyor. Neyse, şimdilik guilt kısmını bir kenara bırakıp pleasure’dan bahsedelim. LaValle’in de uyarladığı öykü aslında Lovecraft eserleri arasında tematik bir dönüşümün başladığı döneme denk geliyor. Sonraki işlerinde yazar son derece detaylı ve günümüzde de devam eden, pek çok kaynakta Cthulhu mitolojisi olarak tanımlanan sistemi yarattı. İnsanoğlunun tahayyül kabiliyetinin çok ötesinde, kadim ve kozmik güce sahip, farklı yerlerden gelen tehditlere karşı yaşanan korku bu mitolojinin ve kozmik korku türünün temelini oluşturuyor. Lovecraft da bu varlıkları ve inşa ettikleri fizik kurallarına aykırı ortamları sayfalarca betimleyerek harika öyküler sunuyor bizlere. Irkçılık hariç.

Aslında bu temalara ilk el atan insan Lovecraft değil. Algernon Blackwood, Arthur Machen hatta Edgar Allan Poe gibi yazarlar da tam anlaşılamayan, insanlıktan önce de var olmuş tehditler hakkında ve etrafında yazıp çizdiler ama bunu kariyeri hâline getiren ilk insan Lovecraft. Yarattığı mitoloji de Stephen King’den William S. Burroughs’a kadar geniş bir yelpazede yazarı etkiledi, herkes kendi kulvarında bu mitolojiye bir katkıda bulundu. Çizgi romancılar arasında da önemli bir ilham kaynağı kendisi. Mike Mignola ve Alan Moore sıklıkla kendisine hayranlıklarını dillendiriyor. Japonya’da da önemli miktarlarda Lovecraft-vari diye etiketlenebilecek işler üretiliyor. Senarist Chiaki J. Konaka’nın doğrudan Ctulhu mitolojisi içinde ürettiği seriler bunlara örnek olabilir veya Kathe Koja’nın muhteşem romanı The Cipher (1991). İş mangalara (Japon çizgi romanları) geldiğinde, yakın zamanda keşfedip anında hayranı hâline geldiğim Junji İto hemen göze çarpıyor.

Kozmik korkuyla ilgili hangi listeye bakarsam bakayım, Junji İto’nun Uzumaki [sarmal] (1998–1999) adlı mangası hepsinde vardı. Bu listelerde bulunan tek çizgi romandı ayrıca. Yani Alan Moore’un doğrudan Ctulhu mitolojisini temel alarak yazdığı Neonomicon (2010–2011) bu listelere giremezken, Japonya’dan alakasız bir çizgi romanın listelerde ilk sıralarda yer alması da ayrıca enteresan gelmişti; ama okuyunca bütün bu sıralamalara hak verdim. Yazarın diğer işlerini ayrı tutarsak, okuduğum en tekinsiz ve en mesafeli çizgi romandı.

Uzumaki, Japonya’da Kurouzu-cho adlı küçük bir kasabada meydana gelen doğaüstü olayları Kirie Goshima adlı bir genç kızın gözünden anlatıyor. Küçük hortumlarla başlayan hikâyede, kısa sürede her şey çığırından çıkıyor: Kirie’nin sevgilisinin (Shuichi Saito) sarmal takıntılı babası en sonunda kendisini de bir sarmala dönüştürerek ölüyor. Shuichi etraflarında olanları sarmalın laneti olarak adlandırıyor ve bu lanetle bağlantılı olarak ölen insanlar yakılınca krematoryumdan çıkan duman sarmal şeklini alıp kasabanın ortasındaki Dragonfly [Yusufçuk] Göleti’ne iniyor. Geri kalan her şey yokuş aşağı. İç kulağındaki sarmalı sökenler, salyangoza dönüşenler, onları yiyenler… Bir aşamada her yönden değişik sarmallar (hortum, girdap vs.) kasabadan çıkışları kapatıyor ve işçi evlerine sığınmış insanların vücutları birleşiyor. İto’nun verdiği rahatsızlık ciddi seviyelerde… Bütün bu sarmal da kozmik korkunun sevdiği temalardan zamansızlık ve geometriye meydan okuyan kadim yapılar gibi meseleler üzerinden kapanıyor. Bildik bir kozmik korku mitolojisi değil ama muhteşem bir anlatı.*

Junji İto, Uzumaki, Bölüm 1'den sayfalar, kaynak: Uzumaki Manga Online

Junji İto, Uzumaki, Bölüm 20'den sayfalar, kaynak: Uzumaki Manga Online

Junji İto’dan şu ana kadar kozmik korku bağlamında bahsettim ama –salyangoza veya sarmala dönüşen karakterlerin de net bir şekilde gösterdiği gibi– vücut dehşeti [body horror] yazarın bence en dikkat çekici özelliği. İnsan vücudunun grafik olarak yok edilmesini veya dejenerasyonu sadece Uzumaki’de değil, tüm işlerinde görülen bir motif; karısı ve kedileriyle yaşadıklarını eğlenceli bir şekilde betimlediği Junji Ito's Cat Diary: Yon & Mu (2008–2009) serisinde bile abartılı korku anlatı teknikleri ve değişen vücutlar görülüyor. Zombi balıklar, sık sık parçalanışını gördüğümüz güzel yamyam kızlar, ailesinin gözü önünde dejenere oyuncak bebeklere dönüşen çocuklar ve daha ne olduklarını tam olarak çözemediğim bilumum grotesk malzeme tekinsiz bir mesafeden sunuluyor yazarın tüm işlerinde. Susan Napier anime ve mangada genç bedenlerde yaşanan değişimin teknofobi veya kuşaklar arasındaki uçurumdan kaynaklı endişe olduğunu belirtiyor ama İto’nun işlerini açıklamak için yetersiz geliyor bana bu tez. Bu işlerde olan biten daha temelsiz gibi, dolayısıyla daha büyük bir tekinsizliğe yol açıyor bence. Bu durumun belki de yazarın önceki işi olan diş hekimliğiyle bağlantısı vardır!

Bütün bu sıcakların, virüslerin ve daha pek çok yorucu meselenin arasında hâlâ kaşınız gözünüz seğirmeden durabiliyorsanız, bir de kozmik korkulu ve Junji İto’lu zaman geçirmeyi deneyin. Kesin pişman olacaksınız ama eğlenceli bir pişmanlık en azından.

* Gökhan Kodalak’ın Uzumaki’yi platonik bir korku olarak okuyan Manifold metni: “İdeal Hayatlar, Platonik Korku ve Uzumaki

Çağıl Ömerbaş, çizgi roman, Ctulhu, H.P. Lovecraft, Junji İto, kitap, korku, manga, Uzumaki