Çifte Sarmal
Kimi filmlerin zamanla ilişkisi capcanlı değil, daha ziyade ölüdür. Öyle filmler görürüz ki yalnızca ölü zamanları görünür kılar ve reddeder başka türlüsünü. Örneğin Albert Serra’nın filmlerinin, Honor of the Knights, Liberté ve Birdsong’un tamamıyla böyle filmler olduğunu söylemek mümkün. Zira her birinde zaman, nitelikli olayların değil alelade, gündelik olayların tekelinde akıp eder, başka bir şeyin değil. Bu ise “ölü zaman”dır: Beklemenin zamanı. Ölü zamanın sınırlarında ise boş zaman yer alır: Hiçbir şeyin olmadığı değil, her şeyin çok hızlı olup bittiği, bir “kaçış zamanı”. Bu tip bir zamanda olan, diğer taraftan, zamanın “öylece” geçişidir ve ölü zamandan farkı, zamanın geçtiğini hissettirmemesi, ama aynı oranda da “olaysız” olmasıdır. Ölü zaman sıkar, boş zaman ise sıkamayacak denli hızlı ve yoğun akıp gider. Tam da bu nedenle boş zaman faaliyetleri eğlencelidir, ölü zaman faaliyetleri ise boğucu. Wong Kar-wai’nin Fallen Angels’ı, ilk tipteki zamanla, boş zamanla ilgili bir film. Zamanı, rutinden kaçmaya çalışan, kendinden kaçmaya çalışan, polisten kaçmaya çalışan, özetle bir şeylerden kaçar vaziyette olan, sürekli hareket hâlindeki figürleri kapsıyor. Wax’te bu filmi konuşma nedenimiz de biraz bu, yani ölü zamana alternatif bir “olaysız zaman” mantığı geliştirmiş olması. Bu filmde zamanlar çoklu (filmdeki “olay hatları”), olaylar da hızlı (“kaçışlar”), ama zaman hep bir “arada”, interim’de: Ne bir şey oluyor ne de olmuyor, dolayısıyla da boş. Ama tabii film dolu dolu, en azından üzerine konuşmak söz konusu olduğunda. Öyleyse bullet’lar:
- Kaybolmuşluk, hareketlilik.
- Hız ve sembolizm.
- Ölü zamandan boş zamana.
- Alan derinliği: Taklit ve kayıtsızlık.
- Modülasyonlar: Renk ve hız.
- Boy plan: Bacakların işlevi.
- Aksiyonun yayılımı.
Podcast Türkçe ve süresi 22:37
