Abel Ferrara,
King of New York, 1990,
kaynak: Arrow Films
Wax
King of New York

New York’u, özellikle de 90’lar New York’unu tanımlayan şey, rumuzu Büyük Elma olan bir metropol olarak New York’u damgalayan etmen, Yeni Hollywood ve sonrasının sinemasına da yansıdığı kadarıyla, her zaman suç olageldi. Bu bir yandan mantıklıydı, zira hiçbir şehir yoktu ve (hâlâ) yoktur ki New York denli artıklarını geri dönüşüme sokmayı ve ihya etmeyi bilmesin. Gerçekten, evsiz, işsiz ve aklını yitirmiş Amerikalı figürü tastamam bir new yorker’dır. Ve yine, bu figürleri “temizleyecek” figürler de, adalet odakları ve neferleri de bir o kadar New York’un dokusuna sinmiş ve bu doku tarafından örülmüştür: aynasızlar ve azılılar. Bunlar, birlikte ve birbirlerine karşı olarak New York’u arıtmayı kendine görev bilen, bu “görev bilinci”yle de savaş hâlinde oldukları şeyin, “düzensiz”liğin ta kendisini harlayan gruplardır ve New York’un umarsız gözüken “suç sorunu”nu daha da içinden çıkılmaz bir hâle getirir. Bu açıdan New York’ta suçun katmanı ikilidir: çaresizlikten suç batağına düşenler ve bu batağın kökünü kazıyacağı inancıyla, farkında olmaksızın suçluya dönüşüverenler. Herkesin “bildiğini okuduğu” bir yer olarak, yasal ve yasadışı yollarla çözülmeye çalışılan bir suç batağı olarak New York, işte böyle bir yerdir: Bir çokboyutlu suç jeneratörü. Abel Ferrara’nın King of New York’u tam da böyle yansıtıyor bu yeri: Suçla dolu, karanlık, orman kanunlarıyla yönetilen. Ve tabii geceleyin, yalnızca geceleyin gerçek yüzünü gösteren, karanlıklarda. Biz de Wax’te bu neredeyse “natüralist” (ya da “brütalist”) denebilecek New York tasvirini ele alalım istedik, zira daha noktürnal ve niktofil bir New York görmedik (Belki The Addiction hariç, belki). Belki de Soğuk Savaş sonrası dönemin prototipik suç filmidir bu, kim bilir. Üstüne konuşulmaması (bugün dahi) düşünülemezdi. Gece gece aldığımız notlardan damıtarak konuştuklarımız da madde madde şu şekilde:

  • Kirli sinematografi.
  • Bir karakter olarak şehir: New York.
  • Suçlu ile suçsuz arasındaki bulanıklık.
  • Şiddetin natüralist temsili.
  • Heat, yin yang ve Amerika.

Podcast Türkçe ve süresi 22:27

bölüm kapak tasarımı: Berk Özalp

Abel Ferrara, Amerikan sineması, Berk Özalp, film, Hasan Cem Çal, podcast, sinema, suç filmi, Wax