Janicza Bravo,
Zola, 2020,
kaynak: The New Yorker
Wax
Zola

Janicza Bravo’nun Zola’sı, her şeyden evvel bir siber-film. Bir flood’dan, Twitter flood’ından uyarlama. Bu vasıfla da hâlihazırda hype’lanmış bir tarafı var. Tweet’lendiği sırada da sonra da çok konuşulmuş bir “hayat hikâyesi”nin en az yazılmış olduğu kadar “hiper” bir “uyarlama”sı bu. Bir uyarlama diyoruz, zira söz konusu olan gerçekten de bir uyarlama, ama uyarlanmış olduğu mecrayı da, filmi de kendisine “uyduran” bir içerik de. Saatin cep telefonu saatiyle gösterilişi, mesajlaşmaların ekranı kaplayışı, drone’larla çekilen geniş planlar, vlog estetiğinde kayda alınan sekanslar ve dahası, Zola’da bunun bir göstergesi. Ama aynı zamanda iş, Bravo’nun işi, bir freak show da. Hiç kimsenin istediği şey olamadığı ve istediği şeyi alamadığı, dolayısıyla garipliğin atmosferik bir hâl aldığı bir film. Ezcümle: Tam bir 21. yüzyıl filmi. Sinematografisi, oyunculukları ya da senaryosuyla değil, enerjisiyle, yarattığı hâletiruhiyeyle ayrışıyor, ayrıksılaşıyor. Vibe, swag ve lore’dan oluşan bir filmcik. Dolayısıyla da Wax’lik, fazla söze hacet bırakmaksızın. Bullet’lar:

  • Dijital estetik ve taklit.
  • Twitter ve uyarlama.
  • “Yaşanmış hikâye” anlatısı.
  • Zola’nın fonksiyonu.
  • Pazarlamak, pazarlanmak ve pazar.
  • Basmakalıpların aşırılığı.

Podcast Türkçe ve süresi 29:23

bölüm kapak tasarımı: Berk Özalp

Berk Özalp, dijital kültür, film, Hasan Cem Çal, Janicza Bravo, podcast, sinema, sosyal medya, Twitter, Wax, Zola