Edgar Wright,
Scott Pilgrim vs. The World, 2010,
kaynak: SideFX
Wax
Scott Pilgrim
vs. The World

Boom! Pow! Splash! Çizgi romanın okunsal akustiği ya da onomatopoeia. Hâlâ çizgi roman dediğimiz şeyin salt görsel olmadığının tipik olsa da en temel göstergesi. Çizgi romanlar her zaman, biraz da farklı duyularla ve giderek tüm bu duyuları kuşatan, hareketi algılayan ve işleyen ve tabii ki kendisi de sürekli hareket hâlindeki sinir sistemiyle ilgili olmuştur. Ve kuşkusuz zihinle de, devridaim hâlindeki bir evren olarak. Onomatopoeia’yı (umarsız bir cehaletten) sıklıkla yadırganan süper kahraman çizgi romanlarıyla ilişkilendirmek ne denli bayağıysa, bir o kadar bayağı olan comics’in salt güldürüye, “eğlence”ye dayalı olduğu düşüncesidir. Çizgi romanları bir “çocuk eğlencesi” olarak görenler yeni okuma yazma becerilerine sahip olmayanlardı her daim (Marshall McLuhan’ın “büyük ifşa”sı). Çizgi romanda çocuksu bir şeyler oldu hep, ama mümkün en süperlatif anlamda: Çocuksu bir görü yaratmak. Sinir sisteminin dolaylı olduğu kadar yeğin bir kullanımı budur işte: Tüm renklere, tüm seslere, iki katlı bir bütünlüğe, “tüm her şey”e açık olmak. Ve tabii “uyarlanabilir” de, panel panel. Bryan Lee O’Malley’in Scott Pilgrim’inin Scott Pilgrim vs. The World’e dönüşmesi bir rastlantı değildi. Çizgi romanın hâlihazırda bir film gibi yapılanmış olması gerçeği bir kenara (hareketsiz görüntülerden oluşan ama hareketli “gibi gelen” bir diğer şey!), hiçbir mecra çizgi romanda gömülü potansiyel duyusal imleri film kadar edimselleştirmeye muktedir değildir ve bu eğer ki bir kuralsa bu, ki öyledir, Scott Pilgrim de bu kuraldan azade olmayacaktır: Bir coming of age filmi çekmek, ama bir ergenin beyninin kıvrımlarından ilhamla. Edgar Wright, 2010 yapımı filminde bunu yapar; ergenliğini yaşayabilmiş bir erginin “ergen filmi”dir bu. Ergenliği bir ergenin zihninden kayda alan bir film ya da türü (sanıldığı gibi) aksiyon-komedi değil, salt fantastik olan bir flick. Roberto Rossellini’nin de Robert Bresson’un da asla hayal edemeyeceği türden bir sinema eseri (“Gençliği düşünmek için fazla yaşlısın”). Ta-da! Hocus pocus: İki çizgi roman bağımlısının yürütücülüğündeki Wax’in bir diğer yazgısı. Bu alın yazısının deşifresi ya da konuşulanlar “kurşun”lar hâlinde şöyle efendim (Peter Parker: “Tabii efendim”):

  • Bir fantazma olarak ergenlik.
  • Sarkastik özdüşünümsellik ve kripto-nümeroloji.
  • Çizgi roman imgelemi ve film biçimi.
  • Çizgi roman uyarlaması: Non-diegetic elementler.
  • Çizgi roman uyarlaması: Kompozisyonlar, geçişler ve tempo.
  • Saç renginin anlamı: Pembe ve mavi.
  • Aşırı arınma olarak akatarsi.

Podcast Türkçe ve süresi 35:44

bölüm kapak tasarımı: Berk Özalp

Berk Özalp, Bryan Lee O’Malley, çizgi roman, çocukluk, Edgar Wright, film, Hasan Cem Çal, podcast, Scott Pilgrim vs. The World, sinema, Wax