The Icardi Effect

Mauro Icardi’nin 3 Ekim 2023 tarihli maçta saat tam 22:57’de Manchester United’a atmış olduğu golün –kendisinin ilk, Galasaray’ın üçüncü golü– yarattığı etki, medyatik bağlam ve düzlemde ancak tek kaçışlıdan ziyade çok kaçışlı perspektifin düzenlenme şekliyle olan ilişkisine göre, bu ilişkiye binaen, bu ilişkinin soyutluğunda anlaşılabilir gözükür. Öyle bir gol ki bu, tek kaçışlı perspektifle kurgulanan, tek bir hareket noktasının onlarca hareketi var ettiği bir görselliğin içinden ve üzerinden anlaşılması imkânsız; pek çok hareket noktasının tek bir nitelikli (yani özel, diğerlerinden ayırt edilmiş) hareketi kurguladığı bir görselliğin ifadesi olabilir olsa olsa. Bahsedilen, basit bir gol değil, kendinden menkul değil yani; ona coşan tüm zihinlerin yardımıyla sayısız hareketle bağlanan, fraktal olarak bölünüp sürekli zevk alınan, tribünlere ve tele-tribünlere kesintisiz bir jouissance sağlayan, bahşeden bir “son hareket” daha ziyade. Belki de bu golün ardından, bu golün yarattığı sevincin ifadesi üzerinden ulaşılan şey çoklu doyumun androlojik bir tanımıdır: Görülmeye doyulamayan bir gol. Icardi’nin golü, dünyadaki olası bütün hareketlerin utkulu sonunu, finalini bulduğu muazzam bir an yarattı: Tüm kinetik mevcudiyetin gol sonrası sevincin ekstatik ifadesinde yitip gittiği, eridiği bir an. Futbolun vecd dolu olay ufku.

Icardi Etkisi ya da namı diğer Icardi Effect, yalnızca bir sosyal medya cut’ı, supercut’ı veya hypercut’ı değil, ayrıca ve daha önemlisi, tüm viralliğinde gol sevincini tinsel bir boyuta yükselten, zihinler arası kılan bir çeşitleme.* Öyle bir etki ki söz konusu olan, gözler önüne serdiği şey bir yandan da –Icardi’ye bağlanacak hareketlerin öngörülemezliğinin absürtlüğünden ileri gelen komiklikten ayrı olarak tabii– her şeyin nitelikli bir harekete doğru değiştiği [transition], dönüştüğü [morphing] ya da kesildiği [cut] bir hareketli konfigürasyon ki bu da gol sevincinin niteliğindeki bir farklılaşmayı imliyor başlı başına. Artık gol sevincinin uyandırdığı hareketin ifadesi fiziksel değil; onlarca bedenin tribünde eşzamanlı, blok hâlinde ve bir kereliğine dalgalanmasından oluşmuyor; daha ziyade telematik bir ifadeyi haiz, görülen golün sevinci elektrik dalgaları hâlinde, uzaktan, real-time ve her şeyden önemlisi tekrar tekrar deneyimlenebilir bir biçimde oluşuyor, uyandırdığı hareket de (tıpkı bu sevinci yansıtan şebeke gibi) dağıtık dolayısıyla (teatral değil telematik bir akım devresi): Ekranlar aracılığıyla yayıldığı tüm hareket alanlarını kendine bağlayan, odaklayan muzaffer bir anın, o anın coşkusuyla hareketlenen tüm zihinlerin belleğinde bulunan dolayımlı hareketlerle birleşmesi, bütünleşmesi ya da bu iki kutup arasındaki özdeşlik. Hareketli görüntülerin final cut’ı olarak kendini sevinçten yere atan ve yerde kayan Icardi.**

Icardi etkisi bu anlamda golün coşkusundan, onun elektriklendirici kuvvetinden ayrılamaz. Onu biçimlendiren, içeriğin kendisi ya da daha doğrusu içeriğin kusursuz uygulanımı, örneklenimidir. Gol öyle utkulu bir sondur ki mükemmel katartik modeldir ve Icardi’nin büyüklüğü, mükemmel golü atmış olmasıdır. Golün sevinci, golün yaratmış olduğu fiziksel ve duygusal hareket (moving olma anlamında) bir girdaptır artık, vortekstir: Gördüğü her şeyi sevincinin nesnesine doğru çeker ve yitip gitmesini sağlar (Buna psödo-queer’leşen Icardi fan’ları da dahil). Öyle eksiksiz bir gol ki, stresi öyle bir boşaltan bir skor ki ona doğru başkalaşmayan hiçbir ground movement, hiçbir yatay hareket düşünülemez. (Icardi’nin çim seferi ise ground zero’dur: Zevk alınan gol değil golün sevincidir bundan böyle; golün libidinal ekonomisi.) Tüm düşey hareketleri bile kendine bağlar o: Gol sevincinin her şeyi çimle öpüştüren mezolitik kinetizmi. Icardi etkisinin mükemmel tanımı ve yegâne işlevi budur işte: Tüm hareketlerin ideal ereği olmak. The goal as the goal.***

{fold içindeki imge: Icardi’nin gol sevincinden, ekran görüntüsünden detay}

* Burada gönderme kuşkusuz ki Lev Kuleshov’un efektine, Kuleshov Effect olarak. Ama bir yandan da Kuleshov’unkinin iptalidir söz konusu ettiğimiz efekt: Artık bir görüntü diğerleriyle kesişerek farklı anlamlar yaratmaz; anlamı o denli yüklü, tesir gücü o denli yüksek ve derindir ki tüm hareketler onda erimek için ona kesilir. Her şeyin anlamı odur. “Canlı ve dolayısıyla hareket eden her şeyin sonunu Icardi olarak görüyorum.”

** Icardi’nin gol sevinciyle yarattığı ve yaratılan “kayma akımı” tabii ki yalnızca TikTok’ta yayılmadı, YouTube’u da ele geçirdi, fethetti. Bir derleme dizisi için bkz. Icardi Kayma Akımı Derleme: Part 1, Icardi Kayma Akımı Derleme: Part 2 ve Icardi Kayma Akımı Derleme: Part 3.

*** Bu metnin yazılması hususunda akıl almaz bir ısrarcılık sergileyen Berk Özalp’e ve farkında olmaksızın metnin yazılmasında nihai tetikleyici olan Icardi spam’ine beni maruz bırakan Burak Öztürk’e teşekkürlerimle.

futbol, Galatasaray (okul/kulüp), gol, hareket, Hasan Cem Çal, Mauro Icardi, medya (mecra), montaj, perspektif, televizyon, video